
3 ay boyunca Sur direnişine öncülük eden isimlerden Mahsum Gürkan, direnişin 104. gününde 6 arkadaşıyla birlikte bulunduğu bodrumda katledildi. Arkadaşlarının cenazesi tanınmaz hale getirilirken, Mahsum’un cenazesi paletli panzerlerle ezildi.
Amed’in Sur ilçesine bağlı Fatihpaşa Mahallesi’nde 1995 yılında doğan Mahsum Gürkan’ın Dicle Üniversitesi öğrencisiyken katıldığı Sur direnişindeki destansı mücadelesini anlatan anne Şenî Gürkan, oğlunun sessiz, sakin, az konuşan ama çok düşünen, hep gülen bir genç olduğunu belirterek, “Oğlum insanların kalbini kırmayan, onlara şefkatle yaklaşan, fedakâr, saygılı, yardımsever; kardeşlerine, ailesine en çok da arkadaşlarına ve yoldaşlarına düşkün bir gençti.
Haksızlıktan nefret ederdi
Okumayı çok severdi. Sürekli okur ve bilgisini başkaları ile paylaşırdı. Dedikodudan, hakaretten ve haksızlıktan nefret ederdi. Yaşamı insanları kazanmak üzerine kuruluydu. Sık sık ‘anne başkaları size kötülük yapsa bile siz onlara iyilikle yaklaşın’ derdi. Kendi yaşamında da bunu uygulardı” diye konuştu.
Ölümüne bağlı 4 yoldaş
Mahsum’un 3 yoldaşı ile birlikte direnişe katıldığını aktaran Anne Gürkan, “Azad, Mahsum, Uğur ve Sinan… Mahsum ve Uğur yaşanan olaydan sonra Sur’dan çıkamadı. Gidip onları görmüştüm. Mahsum ve Uğur’un çıkamayacağını biliyordum, dönüp Sinan’a ‘oğlum bari sen çık’ demiştim. Sinan’ın cevabı çok net olmuştu, anne ben Mahsum’u bırakıp hiçbir yere gitmem, dedi” ifadelerini kullandı.
Son konuşma
Oğluyla katledilmeden bir gün önce konuştuklarını belirten Anne Gürkan son konuşmayı şöyle aktardı: “Cumartesi akşamı Mahsum beni arayıp şunları söyledi: Anne biz hala içerideyiz. Sinan, Uğur ve diğer arkadaşlar şehit düştü, sadece 7 kişi kaldık. 6 kurşunumuz var, düşmanın eline geçmemek için onları kendimiz için sakladık. Tek kişi kalsak bile teslim olmayacağız, dedi. Son konuşmamızda iş makineleri çalışıyordu. Saat 18.00’den sonra iletişimimiz tamamen kesildi. Sonrasında ise şehit haberleri geldi.”
Mahsum ve Sinan’ın cenazesine yapılan insanlık dışı uygulamaları da hatırlatan anne Gürkan, mücadele kararlılığını ise şu sözlerle vurguluyor: “Erdoğan yaptıklarıyla bizi korkuttuğunu düşünüyor. Biz Kürtlerin Allah’tan başka kimseden korkusu yoktur. Kanımızın son damlasına kadar çocuklarımızın izinde yürüyüp mücadele edeceğiz. Oğlum halkı için şehit düştü, bu bizim için şereftir. Onunla gurur duyuyorum.”
ELİF DOÐAN/MELEK YÜKSEK/ANF/AMED