Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde 15 Ocak’ta başlattığı açlık grevi eylemini, tahliye edildiği 8 Mart’tan bu yana Derik’teki evinde sürdüren Gurbet Ektiren’in eylemi 101. gününe girdi.

Ektiren, birlikte tutuklandığı ağabeyi ve dayısının da açlık grevinde olduğunu belirterek, tahliye edildiği halde neden eylemine devam ettiğini şöyle izah etti:

Zindanlarından korkmuyoruz. Dışarıda olmakla içeride olmak aynı. Kürtçe eğitimin olmadığı ve çocuklarımızla dilimizi konuşamadığımız, siyasetçilerimizin rehin tutulduğu bir ortam.

Bunun zindanlardan bir farkı yoktur. Şu an Kürdistan’ın her yerinde hapishanedeyiz. Sadece bizim olanı; hakkımızı, topraklarımızı, dilimizi istiyoruz ve bunu alacağız.

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in cezaevinde 79. günden sonra Amed’deki evinde sürdürdüğü ve 169. gününde olan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan ve 36 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 131, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 130, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 121. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 114, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağın eylemi 111. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 100. gününe girdi. 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak; 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak; 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak; 29 Ocak’ta, bir cezaevinde 3 tutsak; 15 Şubat’ta da 8 tutsak daha eyleme katıldı. 1 Mart’tan itibaren ise tüm cezaevleri eyleme dahil oldu. HDP Milletvekilleri Dersim Dağ (3 Mart), Tayip Temel ve Murat Sarısaç (8 Mart) da Amed’de eylemdeler. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde HDP’li Nasır Yağız, 156; Mexmûr’da İştar Kadın Meclisi Üyesi Fadile Tok, 106; Germiyan’da Herêm Mehmûd, 61 gündür eylemde. Açlık grevi eylemcilerinin tek talebi var; Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması.

100 günü geçti

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde 15 Ocak’ta başlattığı açlık grevi eylemini, tahliye edildiği 8 Mart’tan bu yana Mardin’in Derik ilçesine bağlı Cevizpınar Mahallesi’ndeki evinde sürdüren Gurbet Ektiren’in eylemi 101. gününe girdi. Aynı zamanda tutuklu kardeşi Mehmet Ektiren ve dayısı Abdurrahman Şimşek de açlık grevinde.

Mardin Tabip Odası’na (MTO) bağlı doktorlar tarafından sağlık kontrolleri düzenli bir şekilde yapılan Ektiren, son günlerde daha az hareket edebiliyor. Açlık grevi için hazırlanan liste kapsamında sıvı alımını gerçekleştiren Ektiren’in kaldığı oda düzenli olarak dezenfekte edilirken, özellikle ziyaretçileriyle olan temasına özen gösteriliyor.

Dışarının cezaevinden farkı yok

Eyleminin başarıya ulaşacağından emin olan Ektiren, sonuç alıncaya dek eylemini sürdüreceği mesajını verdi. “Kürtçenin rahatlıkla konuşulamadığı, Kürtçe eğitimin olmadığı ve Kürt siyasetçilerinin tutuklu olduğu bir ortamda dışarının cezaevinden bir farkı yok” diyen Ektiren, “hepimiz üzerinde uygulanıyor” dediği tecride karşı başlattığı eyleminden dolayı vicdani olarak rahat olduğunu vurguladı.

Sessizlik esir almamalı

 Tüm Kürt halkının açlık grevi eylemlerini sahiplenmesi gerektiğinin altını çizen Ektiren, şöyle devam etti: “Sessizlik esir almamalı. İsterlerse bizi hapislere atsınlar. Bize bir şey olmaz. Birimizi alsalar bin çıkarız. Birimizi kesseler bin filizleniriz. Bizler ne zindanlardan ne de ölümden korkmalıyız. Eğer halk kendini tanırsa kimse bir şey yapamaz. Bugün tecrit sadece Başkan’ın (Öcalan) üzerinde uygulanmıyor; benim, senin, annemizin ve kardeşlerimizin üzerinde uygulanıyor. Bu yüzden sessiz kalınmamalı.”

Evimde rahat oturamazdım

Eylemde olmaktan mutluluk duyduğunu kaydeden Ektiren, farklı cezaevleri ve dışarıda sürdürülen eylemlere işaret ederek, “Amacımıza ulaşacağız. Benimle birlikte tutuklanan ağabeyim ve dayım da açlık grevinde. Arkadaşlarım açlık grevindeyken ben evimde rahat oturamazdım. Bugün Derik’te Mahsun Şen ve Murat Aksin de açlık grevinde. Bu çok güzel bir şeyi ortaya çıkarıyor. Moral veriyor. Bir ilçede üç kişinin eylemi yürütmesi mutluluk ve umut oluşturuyor” şeklinde konuştu.

Bizim olanı istiyoruz

 “Nerede olursa olsun irademiz güçlüyse kimse yenemez” diyen Ektiren, şöyle devam etti: “Onların zindanlarından korkmuyoruz. Dışarıda olmakla içeride olmak aynı. Bugün biz kendi dilimizi bile konuşamıyoruz. Bunun zindanlardan bir farkı yoktur. Şu an Kürdistan’ın her yerinde hapishanedeyiz. Dışarı bile çıkamıyorsak ve kendi çocuklarımızla dilimizi konuşamıyorsak bu bir esarettir. Sadece bizim olanı, hakkımızı istiyoruz. Topraklarımızı, dilimizi istiyoruz ve bunu alacağız.”

 

MARDİN