AKP Hükümeti’nin Kürtlere yönelik soykırım politikalarının sonucu 34 insanını toprağa veren dağların arasındaki o köylerde yas devam ediyor. Uzunca bir süre de devam edeceğe benziyor. Devlet cephesinden gelen her açıklama geride kalanların canlarını yakıyor; en çok da insan canına biçilen para. Çok yoksullar ama onurlarına sahip çıkıp hükümetin tazminatını almayacaklarını söylüyor. Yanıtları net: Bizim satılık canımız yok!

Yas devam ediyor
34 insanını toprağa veren dağların arasındaki o köylerde yas devam ediyor. Kadınlar siyah yas elbiselerini çıkarmış değil. Elbiselerin üzerinde bir onur gibi katliamda kaybettikleri evlatlarının fotoğraflarını taşıyorlar. Kimi zaman anadillerinde, kimi zaman birkaç kelime Türkçe ile acılarını, öfkelerini anlatmaya çalışıyorlar. Günlerinin büyük çoğunluğunu mezarlıklarda geçiriyorlar. Köyün tepesindeki mezarlıkta sırt sırta vermiş yatıyor bombaların hayattan kopardığı cansız bedenler. Baş uçlarına çakılan tahtalarda isimler. Sömürgeci bir savaşın sureti olarak uzanmışlar öylece. Kesk û sor û zer’ler dalgalanıyor üzerlerinde. Roboski ve Gülyazı köylerinde matemin dışında göze çarpan başka bir çıplak gerçek ise, yoksulluk. Bu yoksulluk nedeniyle bütün erkekler, canlarını hiçe sayarak sınırın öte yakasına geçiyorlar. Köylüler, hükümet cephesinden gelen açıklamalara tepkili köylüler. En çok da, tazminat ile bu katliamın üzerinin kapatılmak istenmesine öfkeliler, “Bizim canımız satılık değil” diyorlar.

34 fidan bir Denktaş etmedi

Roboski’de TSK’ye ait savaş uçaklarının bombalaması sonucu 34 yurttaş katledildiğinde „Ulusal Yas“ ilan etmeyen AKP Hükümeti, Rauf Denktaş’ın ölümü için „Ulusal Yas“ ilan etti. Devlet erkanı Salı günü Kıbrıs’ta yapılacak törene tam kadro katılacak. Oysa Başbakan Erdoğan ile Gül ve bakanlar 34 kişinin ne cenaze törenine ne de taziyesi gitmişti.

Ölmeyenleri de polis arıyor!
Roboski köyünde 34 Kürt’ün TSK bombardımayıyla katledilmesinin ardından katliamı yapanlardan ne bir kişi tutuklandı ne de gözaltına alındı. Katliamın sorumluları olarak gösterilen Başbakan Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, İçişleri Bakanı Naim Şahin hakkında da hiçbir işlem yapılmadı. Fakat Katliamın ardından Roboski’ye giden Uludere Kaymakamı Naif Yavuz’ı protesto eden 5 kişi tutuklanırken, 70 kişinin de arandığı belirtildi.
Katliam mağduru 70 Roboskili hakkında daha arama kararının çıkarılmasına köylüler tepkili. Köylüler, “arananların listesinin kontrol noktalarındaki askerlere verildiğini” belirtti. Arananlar listesinde adı bulunan Ferhat Encü, katliam ile ilgili gerçekleri basına aktardığı ve taziye ziyaretine gelen demokratik kitle örgütlerine yardımcı olduğu için hakkında da arama kararı çıkartıldığını söyledi. Yavuz’un protesto edilmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında, bombardımanda yakınlarını kaybeden kişilerden Faruk Encü, Özcan Encü, Mehmet Altürk, Faris Kaya, Ferdi Alma, “kasten adam öldürmeye teşebbüs” iddiasıyla tutuklanmıştı.

Bağımsız soruşturma istiyoruz
Öte yandan İçişleri Bakanlığı müfettişleri de Uludere’ye gitti ve 12 gün inceleme yaptı. Heyet önceki gün incelemelerini tamamlayarak Ankara’ya döndü. Ancak Kürtler ile acılı aileler, devletin olayı örtbas etmek istediğini belirterek, uluslararası bağımsız heyetlerin bölgede inceleme yapmasını istiyor. BDP, Türk devletinin savaş suçundan yargılanması için Uluslarararası Ceza Mahkemesi, Cenevre Savaş Mahkemesi, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler olmak üzere bir çok uluslararası kuruma başvurmaya hazırlanıyor.


 HABER MERKEZİ