Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısında savaş suçları işlediğini ama taraf olmadığı Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanabilmesinin tek yolu olduğunu belirten Avukat Ercan Kanar, ”BM Güvenlik Konseyi oy birliği ile karar alırsa Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin önüne çıkartabilir” dedi.

MEHMET HALİT ÇETİNBAŞ / MA/İSTANBUL

Türkiye’nin Cizre’de de insanlığa karşı suç işlediğini ama Türk yargıçların, suç duyurusunda bulunan hukukçuları yargıladığını hatırlatan Avukat Ercan Kanar, Kuzey-Doğu Suriye’de de savaş suçu işlediğinin, Af Örgütü’nden ABD’ye kadar herkes tarafından kabul edildiğini söyledi. Kanar, en ağır suçlardan biri olan savaş suçunun işleyenler yargılanması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırılarında savaş suçu işlediği, artık dünyanın da gündeminde. Konu ile ilgili Uluslararası Af Örgütü, savaş suçuna dikkat çekti. ABD Savunma Bakanı Mark Esper bile savaş suçu kapsamındaki fiillere işaret etti. Birleşmiş Milletler (BM) Savaş Suçları eski Başsavcısı Carla Del Ponte ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a savaş suçu işlediği gerekçesiyle soruşturma açılması gerektiğini söyledi. Deneyimli hukukçu Ercan Kanar, Türkiye’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taraf olmadığını belirterek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin alacağı ittifak kararıyla savaş suçu işleyenlerin cezalandırılabileceğini hatırlattı.

Savaş suçu, en ağır suç

Kuzey-Doğu Suriye’ye yapılan saldırıda hastanelerin bombalanması ve fosfor bombalarının kullanılmasına işaret eden Av. Ercan Kanar, ”Uluslararası Af Örgütü ve Birleş Milletler Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı da, aynı iddiaları dile getirdi. Hatta Erdoğan ‘yargılanabilir’ denildi. ABD Savunma Bakanı da benzeri imalarda bulundu. Savaş suçu, Uluslararası Ceza Hukuku açısından dört büyük suçlardan birisidir. En ağır suçlardandır. Uluslararası Ceza Mahkemeleri’nin dayanağı olan Roma statüsünde 2002’de yer aldı. Fakat Türkiye bu anlaşmayı henüz onaylamadı. Hala taraf olmadı ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oy birliği ile alacağı kararla savaş suçu işleyenleri Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin önüne çıkartabilir. Güvenlik Konseyi hiçbir zaman Türkiye hakkında ittifak ile bir karar almadı. Karar alması da zor gözüküyor” dedi.

Savaş suçu fiiller

Savaş suçunun sadece iki devlet arasındaki savaşlarda gerçekleşen suçları kapsamadığını söyleyen Av. Kanar, iç çatışmalarda ortaya çıkan suçların da savaş suçu kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Kanar, Cenevre Savaş Sözleşmeleri’nin ortak 3. maddesini hatırlatarak, Uluslararası Ceza Hukuku kriterlerine göre 40’a yakın fiilin savaş suçu sayıldığına dikkat çekti.

Av. Kanar, savaş suçu sayılan fiillerin bir kısmını ise şu şekilde sıraladı: ”Kasten öldürme, sivilleri, çocukları, hastaneleri, dini tapınakları, kültürel değerleri hedef alma, bir yerin demografik yapısını değiştirme, belirli bir nüfusu göçe zorlama, işgal edilen bir yere kendi nüfusunu zorla yerleştirme, biyolojik deneyler, işkence ve insanlık dışı muameleler, vücuda veya sağlığa ıstırap verme, ciddi yaralama, yasadışı mülkiyetin yaygın olarak yok edilmesi veya sahiplenilmesi, yargısız infazlar, esirlerin adil olmayan yargılanması, merhamet edilemeyeceğinin ilan edilmesi, hukuka aykırı sürgün, nakletme, rehin alma, sivil birey ve nüfusa karşı kasten saldırı, askeri olmayan sivil hedeflere saldırı.”

Cizre’de insanlık suçu işlendi

Kürt kentlerinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı dönemlerinde de hak ihlallerinin yaşandığının altını çizen Kanar, ”Orada da insanlığa karşı suç var. Fakat Türkiye’de hiçbir savcı cesaret edip bu tür suçları işleyenler hakkında dava açamaz, açmadı. Cizre’deki hak ihlallerine karşı 200 avukat ile yaptığımız açıklama nedeniyle ben de dahil 19 avukat yargılanıyoruz. Türkiye insanlığa karşı suç işlemiştir, dediğimiz için. İnsanlığa karşı suç işleyenlere dava açılması gerekirken  suça karşı çıktığımız için biz yargılanıyoruz” şeklinde konuştu.

Naziler yargılandı

Tarihte savaş suçu işleyenlerin yargılandığına dikkat çeken Av. Kanar, ”Daha önce de savaş suçu, Nürnberg yargılamalarında Nazilere uygulandı. Polonya, Macaristan, Çekoslovakya ve Fransa’daki mahkemelerde Naziler ile işbirliği yapanlara savaş suçundan cezalar verildi. Hatta Nürnberg mahkemelerinde ondan fazla ölüm cezası, 20 civarında müebbet hapis cezası ve çok sayıda değişik süreli cezalar verildi. Afrika, Gürcistan ve Azerbaycan insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle Uluslararası Mahkeme önüne çıkartıldılar. Bosna Hersek’te de benzeri durum gelişti” dedi.