BM’nin politikalarını kadınlar olarak kabul etmediklerini ve kınadıklarını belirten Kongreya Star Koordinasyonu: ” BM’nin Suriye krizinin başından itibaren oynama­ya yanaşmadığı rolünü oynamaya, tarafsızlığı esas almaya ve halkların kaderlerini ticari anlaşmalara kurban etmemeye, kısacası kendi yazılı ilkelerine uygun hareket etmeye çağırıyoruz.”

Türkiye’nin saldırılarına karşı BM’nin tavrını eleştiren Kongreya Star Koordinasyonu, “BM’yi kendi yazılı ilkelerine uygun hareket etmeye çağırıyoruz” dedi.

Kongreya Star Koordinasyonu, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde çalışma yürüten kadın kuruluşlarına açık bir mektup kaleme aldı. BM’ye taleplerini dile getiren kadınlar, BM’yi daha ciddi politika ve uygulamalar üretmeye çağırdı.

‘BM çıkarlardan taraf oldu’

Kongreya Star Koordinasyonu’nun mektubunda şu ifadeler yer aldı:  “9 Ekim 2019 tarihinden bugüne kadar Türkiye devletinin ve Milli Ordu adını verdikleri cihadist terör gruplarının Kuzey-Doğu Suriye topraklarına saldırıları aralıksız sürüyor. İşgal savaşı başlamadan önce ve işgal savaşının ilk günlerinden itibaren uluslararası birçok toplumsal kesim BM’den konuya dair etkili bir açıklama ve tutum bekledi. Yer yer bazı açıklamalar olsa da BM işgal savaşını durdur­mayı hedefleyen açıklamaları yapmadı, uluslararası güvenlik mekanizmalarını işletmedi. 193 üye devleti olan BM, tüm Ortadoğu halklarına istikrarsızlık, göç ve kaos getirecek olan, ‘Barış Pınarı’ adıyla masum insanların kanını akıtan bu işgal savaşını önleyemedi. Tüm Suriye savaşı boyunca BM tüm açıklamalarıyla devletlerarası çıkarlardan yana taraf olup savaşın bizzat ortağı olmuştur.”

 

‘Türkiye defalarca savaş suçu işledi’

 Kongreya Star Koordinasyonu, “BM ilk açıklamasında ’Her türlü askeri operasyon, BM şartı ve uluslararası insani hukuka saygı göstermeli. Siviller ve sivil altyapı uluslararası hukuk gereğince korunmalı’ ifadelerine yer vermişti. Sadece Serêkaniyê’de  bile bu açıklamayı onlarca defa ihlâl eden savaş suçları Türk ordusu tarafından işlendi. Çocuklar dahil sivil insanlara karşı kimyasal silahlarla saldırıldı. On binlerce sivil insan bir iki gün içinde kendi toprağından koparıldı. Suriye Gelecek Partisi'nin Genel Sekreteri  Hevrîn Xelef hunharca katledildi. DAİŞ’e karşı savaşan bir YPJ savaşçısının bedenine insanlık onurunu zedeleyen işkenceler yapıldı. Defalarca yaralılara hizmet etmek isteyen sağlık görevlileri hedef alındı, yaşamını yitirenler ve yaralananlar oldu. Gri Sipî’de 3 sağlık çalışanı çeteler tarafından kaçırılıp vahşice katledildi. Diğer yandan insanlar evlerini, dükkânlarını, tüm mal varlıklarını arka­larında bırakıp yerinden yurdundan oldular” açıklamasını yaptı.

‘BM’nin tavrını kabul etmiyoruz’

 BM’nin tavır ve politikalarını kabul etmediklerini ve kınadıklarını belirten Kongreya Star Koordinasyonu devamla şu değerlendirmeyi yaptı:” BM’nin Suriye krizinin başından itibaren oynama­ya yanaşmadığı rolünü oynamaya, tarafsızlığı esas almaya ve halkların kaderlerini ticari anlaşmalara kurban etmemeye, kısacası kendi yazılı ilkelerine (veya tüzüğüne) uygun hareket etmeye çağırıyoruz. Bu temelde aşağıda genel hatları ile yer verdiğimiz oldukça insani ve makul taleplerin BM’de görünür kılınması için kadın kuruluşlarının yürüteceği her türlü çalışma savaşın son bulması ve onurlu bir barışın sağlanması için elzemdir.

  • BM’nin de önemsediğini söylediği siyasi kalıcı çözümün gerçekleşmesi için Türkiye devletinin Kuzey-doğu Suriye’ye yönelik saldırgan politikalarını sonlandırması için BM’yi daha ciddi politika ve uygulamalar üretmeye çağırıyoruz. Bu kapsamda; sınır güvenliğinin üçüncü bir taraf olarak BM tarafından sağlanması ve Kuzey-Doğu Suriye topraklarının uçuşa yasak bölge ilan edilmesini talep ediyoruz,

  • Türkiye’nin demografik değişim ve etnik soykırım amaçlı işgal ettiği topraklarda geliştirmek istediği ‘mülteci şehirler projesine’ hiçbir şekilde BM onay vermemeli. Tersine bunu engellemek için gereken girişimlerde bulunmalıdır,

  • Cenevre bünyesinde oluşturulan Anayasa komitesinin Suriye’de yaşayan tüm etnik toplulukların ve kadınların seçilmiş temsilcilerini dikkate alarak demokrasinin gerçek savunucularına yer vermesini talep ediyoruz.”
 

 QAMIŞLO