
17 gündür tüm askeri yığınak, tank-top atışı ve saldırılara rağmen direnişten ödün vermeyen Cizre’de YDG-H öncülüğündeki öz savunma güçleri ile Türk devlet güçleri arasındaki çatışmalar da yoğunlaşıyor. 27 Aralık tarihinde 14 işgal elemanının öldürüldüğü ilçede dün de çatışmalar vardı. Tüm gücüyle yüklenmesine rağmen kayıp veren Türk devleti sivillere yönelerek intikam almaya çalışıyor.
Cudi Mahallesi Merdan Sokak’ta 28 Aralık akşamı özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucu evinin önünde duran 5 yaşındaki Hüseyin Selçuk yaşamını yitirdi. Selçuk’un cenazesi önce Cizre Devlet Hastanesi’ne ardından da Şırnak Devlet Hastanesi Morgu’na gönderildi. Böylece sıkıyönetimin ilan edildiği 14 Aralık’tan bu yana ilçede yaşamını yitirenlerin sayısı 23’e yükseldi.
Çocuk ve yaşlılar hedefte
Aynı mahallede Özdemir Sokak’ta ise evlerine gitmekte olan 50 yaşındaki Salih Demir ve 13 yaşındaki oğlu Emin Demir, zırhlı araçlarla taranarak yaralandı. Yafes Mahallesi’nde ise polisler 16 yaşındaki Zehra Durma’yı yaraladı. Nur Mahallesi’nde camiye gitmek için evinden çıkan 60 yaşlarındaki Hacı Oğur da açılan ateşle omzundan vurularak yaralandı. Dün de Cudi Mahallesi’nde tanklardan açılan ateş sonucu bir evde yangın çıktı. Yangında 15-16 yaşlarında Yusuf adındaki çocuğun vücudunda yanıklar oluştu.
4 koldan saldırı
Nur ve Cudi mahalleleri dün de Tank Taburu, Aşk Tepesi, Un Fabrikası ve polis lojmanları olmak üzere 4 noktadan tank ve ağır silahlarla ateş altına alındı.
Sızma girişimi boşa çıktı
Devlet güçlerinin direnişin sürdüğü mahallelere sızma girişimi ise öz savunma güçlerinin yanıt vermesiyle boşa çıktı. Garnizon Komutanlığı girişinde bulunan Atatürk Anadolu Lisesi’nden Nur Mahallesi’ne sızmak isteyen askerlerle öz savunma güçleri arasında çatışma yaşandı. Uzun süre devam eden çatışma sonucunda en az bir askerin öldüğü, yaralı asker ve polislerin olduğu da bildirildi. Başarısız kalan devlet güçleri, çatışma ardından mahalleyi zırhlı araçlardan taradı. Çatışmanın ardından Cizre Tank Taburu’ndan helikopter hareketliliği de gözlemlendi.
Halk Meclisi: Statüsüz asla
Cizre’deki destansı halk direnişini değerlendiren Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç ise, Cizre halkının direnişi karşısında devletin yenilgiye uğradığını ifade etti. “Devlet tank ve toplarıyla, on binlerce askeriyle daha hiçbir ilerleme kaydedememiştir halkımızın ve gençlerimizin direnişi karşısında” diyen Tunç, “Bu saatten sonra özgür Kürdistan, özgür Önderlik ve halkımıza statü verilmeden Cizre halkı hiç bir şeyi kabul etmeyecektir. Amed zindanında 5-6 kişiyle zulme baş eğmeyen halkımız, şimdi milyonlara ulaşmış ve artık hiçbir şekilde baş eğmeyecektir” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Demografik yapı değiştirilmek isteniyor
Elektrik kesintisi, gıda ve su ambargosu ile ilçe halkının göç ettirilmek istendiğine ve devletin Kürdistan’ın demografik yapısını değiştirmek istediğine dikkat çeken Tunç, “90’lı yıllarda köylerinden göç etmek zorunda bırakılan halkımız Cizre’de bir araya gelmiş ve ikinci bir göçe izin vermeyeceklerini göstermek için mücadele ediyorlar. Devletin kendisi de zaten Kürdistan’ı boşaltmak istediğini itiraf etti. Karadeniz’den, Kafkaslardan insanları getirip buralara yerleştirebilirler. 4 bin köyünü ve binlerce mezrasını zulüm ve katliamlar karşısında boşaltmak zorunda kalan halkımız bir daha topraklarını terk etmeyecektir ve topraklarını boşaltmayacaktır” diye belirtti.
DİHA/ŞIRNAK