
Kürtlerin Sözlü edebiyatının bir parçası olan dengbêjlik sanatını, Şirnex'ın Silopî İlçesi'nde Laleş Kültür Sanat Merkezi bünyesinde yürüten, Dengbêj Hanife İbren ve Güler Şavluk'un (Kurde) hayatı oldukça zorlu bir mücadele süreci aslında.
Şirnex'ın Silopî İlçesi'nde yaşayan ve 6 çocuk annesi Hanife İbren, 4 yıldır dengbêjlik yapıyor. Şirnex'de dünyaya gelen İbren, 10 yaşında iken amcasının berdeli olarak 40 yaşında biri ile evlendirilir. "Davullu, zurnalı beni karşılamalarına bir anlam veremedim. Köye vardığımda gelin duvağıyla beni süslemeye başladılar. O zaman beni Biryan köyüne gelin olarak verdiklerini fark ettim" diyerek, yaşadığı bu durumu anlatıyor. 10 yaşında gelin olan İbren, 15 yaşında zoraki evliliğinden bir çocuk dünyaya getirir. İbren, "Yaşadıklarıma geçim sıkıntısı eklenince, çocuğumu beşikte bırakarak köy yaşamında bağ-bahçe işlerinde çalışmaya başladım. Bölgede yaşanan işsizlikten eşim de nasibini almıştı. Bundan ötürü ben de başkalarının evlerinde, temizlik işlerinde 3 yıl boyunca çalıştım. Eşim, yoksulluk ve borçlarından dolayı bizi terketti" diyor.
'Ayakta tutan dengbêjlik oldu'
Dengbêjliğe çocuk yaşta başladığını söyleyen Hanife İbren, şöyle devam ediyor: "Babam köyde çobanlık yaparak geçimini sağlıyordu. Ben de çocuk yaşta baba ile beraber hayvanları otlatmak için bazen yardım ederdim. Koyunları otlatırken bende ara sıra kılamlar ve dengbêjlerin şarkılarını söylerdim. Köyde bazen düğünler olunca teyzem, annem ve dayılarım Botan yöresine ait şarkılar eşliğinde halaylar çekerlerdi. Ben onlardan çok etkilenmiştim. Genç yaşlarda bile radyoda Ayşe Şan, Xoxa Bluzeri, Meryem Xan ve diğer dengbêjleri çok dinlerdim. Bu kadar acılı hayatın içinde beni ayakta tutan tek şey dengbêjliktir."
'Berdel verildim'
Güler Şavluk (Kurdê) de, Şirnex'ın Silopî İlçesi'nde dünyaya gelir. 5 çocuk annesi olan Şavluk'un hikayesi de İbren ile aynı. O da, 10 yaşında evlendiriliyor. Şavluk, "Ben 10 yaşındayken babam anneme kuma getirmek üzere bir kız kaçırdı. Gelenek gereği beni kaçırdığı kızın ailesine berdel olarak verdi. Kına gecesi ben oyuncaklarımla sokakta oyun oynuyordum, kalabalığı görünce dayımın evine gideceğim düşüncesi ile çok sevinmiştim, meğerse öyle bir durum yoktu. Annem berdel olarak verildiğimi söyledi" diyor.
'Dengbêjlik Koçerlikten geliyor'
Dengbêjliği ailesinden öğrendiğini belirten Şavluk, sözlerini şöyle sonlandırıyor: "Babam, annem, amcalarım ve hatta benim çocuklarımda da dengbêjlik koçer olduğumuzdan kaynaklı var. Göçebe hayatın vermiş olduğu ve aynı zamanda Botan'a özgü gırtlak yapımız ve sesimiz var. Koçerlik yıllarında berîvanlık yaptığım dönemlerde dengbêj kılamları söylerdim. Mesela 'Ez Xelefim' kılamı buraya ait bir şarkı ve halen söylenir. Payizok, heyranok, lawik kılamları ile büyüdüm. Zorlu bir hayatın ardından bu bölgede dengbêjik yapmak biraz zor. Hem toplumun baskısı hem de ailenin baskısından dolayı rahat bir çalışma sürdüremediğimi söyleyebilirim."
DİHA/ŞIRNEX