HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli: “Tecridi kırmak bizim boynumuzun borcu olsun. Çünkü bu tecrit sadece ve sadece İmralı’da uygulanan mutlak bir tecrit değildir. Bu tecrit her yerdedir. İktisadi olarak da siyasi olarak da toplumsal olarak da böyle. Barışın yolu İmralı’dan geçiyor. Gelin bu tecride son verelim.”

Mücadeleyi sadece Kürt halkının omuzlarına yüklemenin doğru olmadığını ifade eden HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, “Ancak birlikte başarırız. Bizim başarmamız sadece bu topraklara değil, Ortadoğu’ya da barış getirecektir” çağrısında bulundu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Sezai Temelli ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk’ün aralarında bulunduğu HDP heyeti, Şırnak’ın Cizre ilçesinde yurttaşlarla bir araya geldi. Temelli ve beraberindekileri, Cizre’de Şırnak milletvekilleri Hasan Özgüneş ve Nuran İmir’in de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi karşıladı. Yurttaşlarla bir süre sohbet eden Temelli ve Öztürk, daha sonra HDP İlçe Örgütü binasında bulunan salona geçti.

Eşbaşkan Sezai Temelli, yasak sırasında mahsur kaldıkları bodrumlarda hayatını kaybeden Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanları Asya Yüksel ve Mehmet Tunç’u anarak konuşmasına başladı. Cizre’ye her geldiklerinde güç aldıklarını vurgulayan Temelli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 95. yıl dönümü kutlamalarına dikkat çekti. Temelli, “Cumhuriyetin 95’inci yılı nasıl anlatılır, nasıl tasvir edilir denilirse, bunu anlatacak olan fotoğraf Cizre’dir. 95 yılın sonunda Cumhuriyetin geldiği yeri açıklayan fotoğraf Cizre’dir. Cizre abluka altındadır. Cizre’de iki mahalle arasında size GBT yapıyorlarsa işte Cumhuriyetin 95’inci yıl fotoğrafı burasıdır. Başka açıklaması yoktur. Zulümdür Cumhuriyetin 95’inci yılı Cizre’de. Kayyumdur” dedi.

İstanbul’da 3. Havalimanı’nın açılışının yapıldığını hatırlatan Temelli, “3. Havalimanı ile anlattığınız şey bir illüzyondur. Bir yanılsamadır. Bu ülkenin halklarından çaldıklarınızdır. Türkiye halklarının bugün içinde bulunduğu durum, Kürt halkının içinde bulunduğu durum ve kadınlarının içinde bulunduğu durum, 3. Havalimanını açarken söyleyeceğiniz sözlerde saklı değildir. Gerçeklik Cizre’dedir. Botan’dadır” diye konuştu.

Zulüm artık her yerdedir

 Mevcut iktidarın, ikbali ve iktidarını sürdürmek için zulmü her yere taşıdığına dikkat çeken Temelli, Cizre’deki yasak sırasında yaşananlara işaret ederek, şunları söyledi: “Zulüm artık sadece Cizre’de değildir. Zulüm artık her yerdedir. Cizre’de, o bodrumlarda zulüm yaşanırken sırtını buraya dönenler ve burayı görmezden gelenler, bugün bu iktidardan dert yanıyorlar. O gün dedik ki; bu zulüm, savaş ve şiddet gün gelir sizin de kapınızı çalar. Eğer gelip bu gidişata dur demezseniz, faşizmin kurumsallaşmasına yardım edersiniz; faşizme dur demezseniz bu zulüm gelir sizi de bulur. Bir gün gelir sizin de evlatlarınızı sizden alıp götürür.”

Bunlardan kaynaklı iktidara karşı yan yana mücadele edilmesine gerektiğinin altını çizen Temelli, mücadeleyi sadece Kürt halkının omuzlarına yüklemenin doğru olmadığını ifade etti. “Ancak birlikte başarabiliriz” diyen Temelli, “Bu mücadeleye nerede olursanız olun, hangi kimlik ile olursa olsun, gelin ve katılın. Ancak birlikte başarırız. Bizim başarmamız sadece bu topraklara değil, Ortadoğu’ya da barış getirecektir” çağrısında bulundu.

Yetki halka verilmeli

 Demokratik cumhuriyet için yetkinin halka verilmesi gerektiğini belirten Temelli, belediyelere atanan kayyumlar üzerinde de durarak, şöyle devam etti: “31 Mart günü bütün kayyumları faşizmin çöplüğüne süpürüp atacağız. Bu kayyumcu zihniyet bunu bildiği için korkuyor. Bunu bildiği için kaygılı. O nedenle sabah akşam bize saldırıyor, bizleri suçluyor ve tehdit ediyor. Tüm toplumu terörize ediyor.”

Tecridi kırmak boynumuzun borcu

 Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki devam eden tecrit uygulamasına da değinen Temelli, son olarak şunları söyledi: “Biz demokratik cumhuriyet, demokratik ulustan bahsederken, aslında bir fikriyattan bahsediyoruz. Bir arada yaşama iradesinden bahsediyoruz. Öyle ülkelerin sınırlarına takılarak, bir ülkenin sınırları üzerinden değil, tam tersine bir arada yaşama iradesinden bahsediyoruz. Bugün bu iradeyi yok sayanlar aslında savaştan beslenenler, çözüm sürecini tıkayanlar ve çökertme planlarını yapanlardır. İşte bu yüzden bu ülkede tecrit var. Bu yüzden İmralı’da tecrit var. Bu yüzden Sayın Öcalan’a tecrit uyguluyorlar. Biz de madem demokrasi mücadelesi veriyoruz; O zaman bu tecridi de kırmak bizim boynumuzun borcu olsun. Çünkü bu tecrit sadece ve sadece İmralı’da uygulanan mutlak bir tecrit değildir. Bu tecrit her yerdedir. İktisadi olarak da, siyasi olarak da toplumsal olarak da böyle. Bu ülke barışını arıyor. Barışın yolu İmralı’dan geçiyor. Gelin bu tecride son verelim. Bu mutlak tecridi kaldırın. Bizim bu çağrımız Türkiye halklarınadır. İktidardan bir beklentimiz yok. İktidar kendi ikbalinin, kendi servet biriktirme anlayışı içinde çürüyüp gitmiştir. Bu ülkeye demokrasi gelecekse önce yerel seçimlerden başlayarak, demokratik mücadele adımlarını hep beraber atalım.”

ŞIRNAK