
Halaylar çekip, şarkılar söylerler. Tıpkı yerlerinden yurtlarından uzaklaştırılan Kürtler gibi... Ancak hayat devam etmektedir, zorunlu sürgünlüklerle sürdürdükleri bu diyarlardaki sorumlulukları, kendilerine ve çocuklarına kimliklerini koruyarak sürdürme, geliştirme, açığa çıkarma arayışları, onları birarada tutmaya yöneltmiş. İşte bu arayışlar, onları Bremen ve çevresinde Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu’na (YEK-KOM) bağlı kültür çalışmaları yapan Bratî Derneği’nde buluşturmuş. Aileler çocuklarını öz kültürleri ile buluşturmak üzere gönüllü olarak derneğe göndermeye başlamışlar ve çocuklar da severek gidiyorlar koro ve folklor çalışmalarına. Folklor ve koroda çalışma yürüten dört çocuk grubu oluşmuş. Biz de bu gruplardan Aram Tigram Çocuk Grubu’na misafir oluyoruz.
Folklor ve çocuk korosu çalışmaları
Aram Tigran Çocuk Grubu, Bassen Futbol Kulübü’nde koro ve folklor çalışmaları yürüten 37 çocuktan oluşuyor. Bassen Futbol Kulübü’nün tahsis ettiği bir bölümde haftada bir gün, bir saat koro bir saat de folklor olmak üzere toplam iki saat çalışma yürütüyor. Grubu, folklorda Melda Özbek, koroda ise Êzîdî Sanatçılar Platformu yöneticilerinden sanatçı İdris Bagok çalıştırıyor.
Grup Uluslararası Kürt Kültür Festivali, Zilan Kadın Festivali ve Çira TV’nin açılışında sahne almış. Ayrıca Almanya’nın kuzey kentlerinde yapılan çok sayıda etkinlikte de sahne almış. Grup bu yıl da Dortmund’da yapılacak Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nde sahne almaya hazırlanıyor. Festivale sıkı bir şekilde hazırlandıklarını belirten Melda Özbek, şimdiye kadar, başta Wan bölgesi olmak üzere Kürdistan’ın değişik bölgelerine ait halk oyunlarını sahnelediklerini söyledi.
Bugünlerde ise Muş-Varto yöresi oyunlarına ağırlık verdiklerini belirten Özbek, çocukların ilk geldiklerinde çekingen davrandıklarını şimdi ise büyük bir istekle çalıştıklarını söylüyor.
TEV-ÇAND’dan yardım istiyorlar
Koro çalışmalarının kurumlaşmasında büyük bir rolü olan İdris Bagok ise, ailelerle kurdukları bağı ise şöyle aktardı: “Ailelere, çocuklara kendi öz kültürlerini tanıştırmak, yaşatmak amaçlı çalışmalar yapmak isteğimizden söz ettik. Ailelerin de bu konuda istekli olduklarını gördük, bunun üzerine ilk grubu 12 kişi ile kurduk sonra aileler bize gelmeye başladı. Şu an 37 kişiye ulaştık ama hala gelmek isteyenler var bugün bile 5 çocuk bize gelmek istediğini söyledi. Halkımız çocuklarının kendi kültürlerini öğrenmesini istiyorlar. Bugünlerde hem Kürt Kültür Festivali için çalışıyoruz hem de, bir klip çalışmamız var. Buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Proje oluşturmada sıkıntılar yaşıyoruz, bize özellikle TEV-ÇAND’a buradan sesleniyorum, proje hazırlamamızda yardımlarınızı bekliyoruz.”
Çocukların ilk geldikleri günleri de hatırladığını söyleyen Bagok, “Çocuklar buraya geldiklerinde Kürtçe bile bilmiyorlardı. Şimdi birçok Kürtçe şarkıyı söylüyorlar, bu tabii ki bizi gururlandırıyor” diyor.
Yine Bratî Derneği yöneticilerinden ve kültür çalışmaları sorumlusu Tuncel Yalınkılıç, dernek bünyesinde toplam dört grup olduğunu ve bu gruplarında toplam 90 çocuktan oluştuğunu belirterek, Bassen dışında ayrıca Thedinghausen, Bremerhaven ve Bremen merkezde çalışmalarını yürütüklerini söyledi. Yalınkılıç, önümüzdeki dönemde de bağlama kurslarıyla çalışmalarını daha da boyutlandıracaklarını sözlerine ekledi. Yalınkılıç, “Rotenburg’tan 30 aile bağlama kurslarına çocuklarını göndermek için bize başvurdu. Bu faaliyetimizi sürdürebilmek için şu anda bir yer arayışımız var. Bütün amacımız, çocukların kendi öz kültürleri ile büyümeleri ve kendi kültürünü tanımasıdır. Bu şekilde asimilasyon politikaları ve yozlaşmanın önüne geçmek istiyoruz. Bu nedenle tüm ailelerin kendi bulundukları alanda Kürt kurumlarıyla ilişkilenmelerini bekliyoruz” şeklinde düşüncelerini dile getirdi.
‘Kendi kültürlerini öğrenmelerini istiyoruz’
Aileler bu çalışmalar konusunda ne düşünüyor? Bu konuda görüştüğümüz 4 çocuk babası Sabri Fidan, bütün çocuklarını kurslara gönderdiğini belirterek şunları söyledi: “Ben çocuklarımın kendi kültürlerini öğrenmelerini istiyorum. Çocuklarım buraya geldiğinden bu yana Kürdistan ile ilgili sorular soruyorlar. Oyunlarımızı soruyorlar. Onlarla diyaloğumuz daha iyi oldu. Daha önce internet başından kalkmazken şimdi en fazla bir saat giriyorlar. İlk gönderdiğimde pek istekli değillerdi ama şimdi sabırsızlıkla çalışma gününü bekliyorlar. Çocuklarımızdaki bu olumlu gelişmeyi gören birçok aile de çocuklarını göndermeye başladı.”
İnce Bezek ise kızının Kürtçe öğrenmesini istediğini şu cümlelerle dile getirdi: “Ben zaten çocuğumun kendi kültürünü öğrenmesini istiyordum. Onun için bir arayış içindeydim. Burada kurs olduğunu görünce hemen kızımı yazdırdım. Ben kızıma Kürt olduğumuzu söyleyince anlamıyordu, şimdi kim olduğumuzu biliyor. Kendi dilini öğrendi çok mutluyum.”
Son olarak çalışmalara katılan ve mutlulukları yüzlerinden okunan çocuklardan Biana, “Buradaki çalışmalar hoşuma gidiyor, çok seviyorum daha fazla öğrenmek istiyorum” derken, Aliza ise, “Ben daha fazla Kürtçe şarkı öğrenmek istiyorum, öğretmenlerimi de çok seviyorum” şeklinde duygularını dile getirdi.
İLYAS ERSÖZ/BREMEN