
CDK Koordinasyonu, Avrupa Birliği Komisyonu, İşkenceyi Önleme Örgütü ve Avrupa Parlamentosu'nu kınadığı yazılı basın açıklamasında, Avrupa’daki tüm Kürtleri, 3 Kasım’da Brüksel’de düzenlenecek büyük yürüyüşe katılmaya çağırdı. CDK Koordinasyonu, Türk Başbakanı Erdoğan'ın en son Berlin’de açlık grevine ilişkin yaptığı açıklamaları, "Her türlü soytarılığın ötesindedir. Tüm dünyanın gözü önünde bu kadar pişkince yalan söylemeye cesaret etmesi, Avrupa devletlerinden aldığı destekten kaynaklanmaktadır" şeklinde değerlendirdi.
Topyekün seferberlik
Açlık grevinin geldiği aşamanın, artık topyekün direnişe geçmeyi zorunluluk haline getirdiğini belirten CDK, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Topyekün bir seferberlik hali ile tüm gücümüzü seferber edip harekete geçmeden eylemcilerin taleplerinin karşılanması ve olası kayıpların önünü alamayız. Taleplerin karşılanması caydırıcı ve etkili bir eylem düzeyinin yakalanması ile mümkün olacaktır. Açlık grevlerine ilişkin Avrupa’da da ciddi bir duyarsızlık vardır. AB ülkeleri ve ilgili kurumlar AK, CPT ve AP hiçbir somut girişimde bulunmamakta, bu pasif ve sorumsuz yaklaşımlarından dolayı tutsakların sağlık sorunları giderek ağırlaşmakta, hayati tehlike başgöstermektedir. Bilinmelidir ki olası bir şahadetten CPT, AK ve AP sorumlu olacaktır."
'Brüksel'de olalım'
Açıklamada devamla şu ifadeler yer aldı: "AB ülkeleri ve kurumlarının açlık grevleri karşısındaki bu sorumsuz ve duyarsız yaklaşımına karşı Avrupa’da yaşayan tüm halkımız kendi meşru-demokratik eylem gücünü en yüksek düzeyde açığa çıkarmalıdır. Açlık grevi eksenli merkezi ve yerel düzeyde yapılacak her tür eyleme aktif düzeyde katılım sağlamalıdır. Tüm CDK kadro ve çalışan yapımız demokratik eylem hakkını en üst düzeyde örgütlemeli, inisiyatifli davranmalı, eylemde öncülük rolünü oynamalıdır.
Bu temelde 3 Kasım’da Brüksel’de yapılacak olan merkezi yürüyüş ve mitinge Avrupa’da yaşayan tüm yurtsever halkımız güçlü katılmalıdır. Onurlu, kimliğine, kişiliğine ve mücadele değerlerine bağlı her Kürt insanını bu eyleme katılmaya çağırıyoruz. "