Brunson davasında gizli tanık Erdoğan’dır
AKP-MHP rejiminin rehine olarak aldığı ancak ABD’den gelen büyük baskılar sonucu bırakmak zorunda kaldıkları Papaz Andrew Brunson, şu anda ülkesinde. Ancak onunla başlayan tartışmalar Türkiye siyasetinde devam ediyor.
Dün partisinin Meclis grubu toplantısında konuşan HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, rehine politikasının bir devamı olan Brunson davasında gizli tanığın Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Buldan, “Geçen Cuma günü Rahip Brunson davasında rehine politikası bir kez daha görüldü. Rahip, bir rehine olarak tutuluyordu.
Tıpkı rehine olarak tutulan siyasetçiler, gazeteciler gibi. Deniz Yücel de rehineydi, Almanya’yla kirli pazarlık sonucu serbest bıraktılar. Ortada hukuk filan yok. Siyasi iktidar rehin alınacak siyasetçilerle ilgili karar veriyor, düğmeye basıyor, polis gözaltına alıyor. Yargı da gizli tanık ifadesi diye gerçek dışı iddianame hazırlıyor. Tüm bu rehine davalarının savcısı da, hakimi de, gizli tanığı da AKP genel başkanıdır” dedi.
İsmi Rehine Bakanlığı olsun
Devamla “Adalet Bakanlığı’nın adını Rehine Bakanlığı yapın” şeklinde AKP hükümetine çağrıda bulunan Buldan şunları söyledi: “Rahibin bırakıldığı gün AKP Genel Başkanı ‘Fırat’ın doğusunu darmadağın edeceğiz, Minbiç’e de gireceğiz’ diyerek Rojava halklarını tehdit etti. Kobanê’den başlayarak Irak sınırına kadar her tarafı dümdüz edecekmiş. Her cümlesinde yıkma, öldürme, yerle bir etme var. Türkiye ve bölge halkları bir yıkım ekibiyle karşı karşıya. Halkların iradesini hiçe sayanların tek yapacağı şey yıkımdır. Kürtler herhangi bir toprak parçasında küçük de olsa bir kazanım sahibi olmasın diye neredeyse Türkiye’den vazgeçecekler. Nedir bu Kürt düşmanlığı?”
Buldan, 24 Haziran seçimleri öncesi Efrîn’e yönelik işgal saldırısına dikkat çekerek, “Şimdi yerel seçimler var sırada. ‘Minbiç’e gireceğiz’ diyor. Aynı film tekrar sahnede. İdlib’ten atılan çeteleri mi yerleştireceksiniz? Bunların tek derdi, halkların kendi özgücüyle demokratik özerk bir yönetim oluşturmasını engellemek. Çünkü iyi biliyorlar ki Rojava’da oluşacak demokratik yönetim, Türkiye’deki katı merkeziyetçi, otoriter tekçi yönetimi daha da sorgulanır, tartışılır hale getirecektir. Bundan korkuyorlar” ifadelerinde bulundu.
‘Yargının başına Erdoğan çuvalı geçirdi’
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Meclis grup toplantısında Brunson olayını değerlendirdi.
Akşener şunları söyledi: “Pişkinlikte sınırları yok. ‘Ajan demedim ajans dedim’ diyecek. Ne diyordu? ‘Bu fakir burada oldukça o teröristi alamazsın’ biz ne dedik o zaman ‘Atma Recep:’ Ne diyordu? Bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsın. 500 milyon dolarlık uçakla gezen o fakire sesleniyorum. Türk devletinin itibarını papazın zünnarına bağlamıştın. Papaz uçtu elbisesi kaldı. Trump sana cevap veriyor. Yardımları için Erdoğan’a teşekkür ederim diyor. Kimi kandırıyorsunuz? Buradan soruyorum. Bu papaz ajan değilse, FETÖ’cü, PKK’li değilse niye içeri attınız? Yok eğer bu suçları işlediyse niye bıraktınız? Ajanlık yok, aldığı ceza örgüt üyeliğinden öyle mi? Kimi kandırıyorsunuz. ‘Al papazı ver papazı’ diyordun, papazı verdin gitti, peki kimi aldın? FETÖ’nün elebaşını alabildin mi, PKK’nin elindeki iki istihbaratçımızı alabildin mi? Yargımızın başına çuvalı bizzat sen geçirdin.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da “Ajan, casus, terörist dediler. Gizli tanık rezaleti yaşadık. 11 Ocak’ta Erdoğan ‘Bu fakir bu görevde olduğu sürede o teröristi alamazsın’ diyordu. Erdoğan görevden ayrıldı mı? Brunson ABD’de. Erdoğan gönderdi” şeklinde konuştu. HABER MERKEZİ