Genelkurmay’ın adamı Doğu Perinçek’in Kürtlere dayanarak puan toplamak için ortaya çıktığı yıllar, 90’lı yılların ilk yarısıydı.
Bu hayırlı olmayan çıkıştan bir süre sonra, „Perinçek Hattı Hümayun’u mu savunuyor?“ başlıklı bir yazı yazmıştım; Aylar sonra, „Berxweden“ gazetesinde yayınlandı.
Daha sonra Dışişleri Bakanlığı ve Devlet’in „sol mektebi“nin ebedi adamı, kod adı Profesör Yalçın Küçük, Toplumsal Kurtuluş ile birlikte, kendince, Kürtleri herhangi bir kavşakta Türk-î cambaz bir oyuna getirmek üzere yola çıkmıştı.
Kimsenin birşeyler söylemesine gerek kalmadan, kime ait olduğunu anlamadığı cambaz bir tele takıldı.
Sonu hazin oldu.
Bu iki adamın menşei, Kürt Hareketi tarafından biliniyordu…
Aradan yıllar geçti…
Son olarak, „Laikliği Türkiye’nin sigortası olarak“ (Ayşe Arman’la röportaj), görmeden önce, Gerillalar’ın cenaze törenine katılan HDP’liler’e karşı, deneme bir çıkış yaptı:
„Siyasetçilerin görevi cenaze evlerinde kadrolu ağlayıcı olmak değil o cenazelerin gelmesini önlemektir. Bunun için halktan oy istiyorlar, cenazeye katılmak için değil“.
İtiraz edenler oldu.
Söyleminin dozajını yükseltti:
„…onlar teröristtir ne işiniz var orada“ diyenle „bu istismar ediliyor ve siyasetinize zarar veriyor“ diyeni birbirinden ayırmanız gerekmez mi? Zarar vermiyor mu? Hem de büyük zarar veriyor en çok da size“ dedi ve durdu.
Sabır adamı olduğunu inatla kanıksatmak istiyor; yakında sabrının tükeneceği günlerin geleceğini, attığı kulaçtan anlamak mümkün.
Bu adam burada durmaz.
Erdoğan’ın gideceği zeminin yakalandığı günlerde, HDP’lilere çatması, birinci zaferden sonra, ikinci bir zafer için paçaları sıvamak gibi birşey…
İslami Hareket’e yakın Medya’da çalıştı.
Sonra, Erdoğan’ı, Yılmaz Özdil’in forsunu aşan yazılarla, eleştirdi.
Yüksek poz verdi.
Sosyal dayanakları yoktu.
„Cesur“ addedildi.
Revacta adamdı.
Moda konuk oldu.
Erdoğan’ın „dokunamadığı“ bu adamın, sihirli bir değneğin nirengisinde durduğunu tahmin edenler de, O’nun hain olduğunu düşünenler de, yanıldılar mı?
Cumhuriyet’in rafine çocuğu kolonizatör Levent Gültekin, benim de tahmin ettiğim gibi, tekeri batağa sürmesini bilecek kadar rafine davrandı:
Oyunun son sahnelerine yakın bir yerde, direksiyonu keskin bir virajda kırarak, HDP’lileri hedef aldı.
Erdoğan’dan mükafaat almak;
Erdoğan ile Gülen Cemaati arasında yeni bir mütefiklik zemini yaratmak için mi?
Bu hala bilinmiyor.
Ama Eğer Erdoğan’ın bir Fuat Avni’si;
Devlet’in veya Gülen’in bir Fuat Avni’si varsa.
Neden bir ikincisi olmasın ki?
Gülen’in de, Erdoğan’ın da hayali bile olsa kurtulmalarını sağlayacak o kadar Fuat Avni’ye ihtiyaç duyuyorlar ki...
Eskilerde de biliniyordu: durağımıza varan her adamdan kuşku duymayalım; ancak Fuat Avni olmaya aday birilerini de, imanı yerinde demokrattan da saymayalım.