
Taybet İnan’ın (57) cenazesinin bir hafta boyunca vurulduğu sokaktan alınamadığı Silopi’de, 75 yaşındaki imam Hasan Sanır’ın cenazesi, ailesinin zorla çıkarıldığı evinde tek başına çürümeye bırakıldı.
Şırnak’ın Silopi ilçesinde abluka 17 gündür devam ederken, Barbaros Mahallesi’nde telefonunu şarj etmek için komşusuna gitmek üzere evinden çıkan ve kendisinden 4 gündür haber alınamayan 2 çocuk babası Seyfettin Sidar’ın özel harekat polisleri tarafından katledildiği ortaya çıktı.
4 gün sonra cenazesi bulundu
Sidar’ın cenazesini ailesi 4 gün sonra sokak ortasında buldu. Bulunan cenaze mahalledeki bir camiye kaldırıldı. Sırtından vurulan Sidar’a isabet eden kurşunun kalbini delerek dışarı çıktığı öğrenildi.
Sidar’la birlikte son yasak boyunca katledilen sivillerin sayısı 15’e yükselirken, yaşamını yitirenlerin cenazeleri defnedilemiyor. 14 Aralık’tan bu yana devam eden sıkıyönetim süresince katledilen sivillerden 5’inin cenazeleri hala ev ve camilerde tutuluyor. 25 Aralık’ta katledilen 75 yaşındaki imam Hasan Sanır’ın cenazesi ise ailesinin zorla çıkarıldığı evinde tek başına çürümeye terkedildi.
Anayı alırken ateş açmışlar
Cenazelerle ilgili gazetemize bilgi veren HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, Taybet İnan’ın cenazesinin vurulmasından 8 gün sonra zar zor alabildiklerini hatırlatarak, “Cenazeyi almaya giden şoför ‘kıl payı kurtulduk’ dedi. Cenaze kaldırılırken bile atış yapmışlar. Yaralanan insanlarımızı da aldıramıyoruz. Yaralılar kan kaybından hayatını kaybetmekte. Ambulanslar zaten mahallelerin içine giremiyor. Aileler, kendi imkanlarıyla yaralı ya da ölülerini belli bir noktaya getirdikten sonra ambulanslar gelip alıyor” dedi.
Sanır’ın cenazesi tek başına
Katledilen 14 sivilden 9’unun hala defnedilemediğini, bunlardan 4’ünün hastanelerdeki morglara kaldırıldığını, 5’inin ise mahallelerde olduğunu söyleyen İrmez, cenazelere yapılan zulmü şu sözlerle anlattı: “5 cenaze halen camilerde ve evlerde. Hasan Sanır’ın ailesi zorla evden çıkarılmış ve cenaze evde tek başına çürümeye terkedilmiş. Muhafaza edilemiyor. Camilerde bulunan cenazeleri ise aileler kendi imkanları ile şişelere buz koyma yöntemi ile korumaya çalışıyorlar. Hasan Sanır’ın ailesinin evine giren askerler, aileyi ‘cenazemiz var’ demesine rağmen zorla evden çıkarmış.”
5 cenaze ev ve camilerde
İrmez’in sözünü ettiği cenazesi mahallelerde bulunan 5 Silopilinin isimleri şöyle: 25 Aralık’ta Nur Mahallesi’nde evinin ikinci katına çıktığı sırada katledilen 75 yaşındaki İmam Hasan Sanır (evde tek başına tutuluyor). 21 Aralık’ta Karşıyaka Mahallesi’nde evlere tanklardan atılan top atışı sonucu Mehmet Mete (11), 19 Aralık’ta Nuh Mahallesi’nde evinin önünde özel harekat polisleri tarafından katledilen Şiyar Özbek (25), 18 Aralık’ta Nuh Mahallesi’ne yapılan top atışları sonucunda katledilen Axin Kanat (16) ve Reşit Eren’in (17) cenazeleri ise camide bekletiliyor.
Sanır infaz edilmiş de olabilir
Ablukanın ilan edildiği günden bu yana ilçede bulunan HDP Milletvekili Ferhat Encü de ambulansların mahallelere girmesinin ölü sayısının artması için engellendiğinin altını çizdi. “Şu ana kadar 150’ye yakın acil vaka, ambulans talebinde bulunulmasına rağmen karşılanmadı. Yaralılar ya da hastalar belli bir noktaya getirildikten sonra ambulanslar alabiliyor. O noktadan sonra anlamı kalmıyor zaten. 7 gün boyunca imkan varken, beyaz bayraklar çıkartılmasına rağmen Taybet İnan’ın cenazesi sokak ortasından kaldırılıp evin içine konulmasına bile izin verilmedi. Beyaz bayraklara ateş açıldı“ hatırlatmasında bulunan Encü, Hasan Sanır’ın cenazesinin de 5 gündür evinde bekletildiğini hatırlattı. Encü, “Hatta infaz edildiği yönünde de bilgiler geliyor. Cenazesi evde, polislerin elindedir” diye konuştu.
JÖH noktasında patlama
İlçedeki son durum hakkında da bilgi veren Encü, hemen her gün mahallelere tanklarla ağır saldırılar yapıldığını, önceki gece de Zap Mahallesi’ne top atışlarının sürdüğünü bildirdi. Dünkü çatışmalara ilişkin ise, “Sabah 11.00 civarında büyük patlama ve silah sesleri geldi ve ambulanslar patlama olan mahalleye doğru gitti. JÖH’ler ve PÖH’lerin olduğu bölgede patlama yaşanmış. Bunların yaralılarının hastaneye taşındığını gördük” bilgisini verdi.
20-30’a yakın kayıpları var
Asker ve polis kayıplarına ilişkin sorumuza ise Encü, “Kayıpları netleştirmek imkansızdır. Silopi bazında 20-30’a yakına JÖH ve PÖH’ün yaşamını yitirdiği bilgisini aldık. Yüzlerce yaralının da bilgisini aldık ama sayı net değil. Bu sadece söylem bazında kalan bir durumdur. Hastane abluka altında, hastane personeli dahi bu konuda bilgi edinemiyor. Kendi karargahları içerisinde seyyar hastaneler kurmuş durumdalar. Büyük bir çoğunluğu oraya götürülüyor. Onların açıklamasına göre 2 kişi yaşamını yitirdi, fakat biz bu sayının çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz” şeklinde cevap verdi.
Evleri yağmalıyorlar
Encü, direnişi kıramayan asker ve polislerin evlere baskın yapıp evleri zorla boşalttığına dikkat çekti. Encü, şunları söyledi: “Aileleri farklı köy ve mahallelere intikal ettiriyorlar. İnsanlar zorla evlerinden çıkartılıp evlerine yerleşiyorlar. Birçok mağduriyet de yaşanıyor. Kapısı kırılan evlere giren polis ve asker tarafından ziynet eşyaları ve farklı şeyler alınıyor, dükkanlar hem tahrip edilmiş hem de yağmalanmış durumda. Bize bu yönlü şikayetler geliyor. Görgü tanıkları da var. IŞİDvari bir zihniyet var.”
Saldırı kadar direniş de yükseldi
Birçok yerde su ve gıda sorununun yaşandığını, en temel ihtiyaçların karşılanamadığını; ne eczanelerin ne de fırınların çalıştığını hatırlatan Encü, tüm saldırı ve ablukaya rağmen direnişin geriletilemediğini vurgulayarak, “16 gündür tüm gücüyle saldırmasına, saldırıların şiddetlenmesine karşı direniş de bir o kadar yükselmiştir” dedi. Encü, bu barbarlığa karşı tepkilerin daha da yükselmesini isteyerek, “Bu saldırıların özellikle Avrupa’daki Kürtler tarafından kabul edilmemesi gerekiyor. Daha aktif rol oynamaları gerekiyor. Tüm Kürtleri ve kendine insanım diyen herkesin bu konuda duyarlı olması çağrısında bulunuyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
RAMAZAN MARANKOZ/HABER MERKEZİ
Sur’a geri döneceğiz
Sur’daki bombardıman nedeniyle yakılıp yıkıldığı için evlerini terketmek zorunda kalan aileler, “Sur’un direnişi yakıp yıkmakla kırılamaz” dedi.
Evi tanklardan atılan toplarla yıkılan Yılmaz Ailesi, evleri yıkıldıktan sonra Lale Bey Mahallesi’nde yurttaşlar tarafından bir eve yerleştirildi. İki gözlü odaya yerleşen aileye, çevredeki yurttaşlar ev temizliğinden eşyalarına kadar destek oluyor. 4 çocuk annesi Nurdem Yılmaz, yasak kalkar kalkmaz tüm saldırılara inat direnişi büyüterek evlerini onaracaklarını ve Sur’u terk etmeyeceklerini söyledi. Azad Yılmaz ise, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a isyan ederek, “Bizi evimizden etti ama yüzlerce evimiz var. Direnişimizi bunlarla kıramayacaklar” dedi. Direnişimiz sürecek Yasağın sürdüğü Yoğurt Pazarı civarında yaşayan Can Ailesi ise, tüm baskılara rağmen evlerini terk etmiyor. Özel harekat timleri tarafından evlerine yapılan baskında kafalarına silah dayandığını ve tehdit edildiklerini söyleyen Remziye Can, şöyle konuştu: “Polis ‘çıkmazsanız sizi öldürürüz’ diye tehdit etti. Annem hasta olduğu için onu çıkarmak zorunda kaldım. Babam, ağabeyim ve ablalarım çıkmadı. ‘Biz ölsek de evimizden çıkmayacağız’ diyorlar. Ben de annemi bıraktıktan sonra dönmek için her yolu denedim ama dönemedim, ne yaptıysam geçişime izin vermiyorlar. Sur’umuzu yıktılar. Bunun hesabını AKP ve Erdoğan verecek. Ne olursa olsun direnişimizi sürdüreceğiz.”
Üç binada yangın çıktı
Sokağa çıkma yasağının 29. güne girdiği Sur’da önceki gece de yoğun çatışmalar yaşandı. Tarihi Kurşunlu Camii civarından atınla top atışlarının bir binaya isabet etmesi sonucu 1, Dört Ayaklı Minare’nin üst kısmından atılan bomba atar mermilerin isabet etmesi sonucu 2 evde yandı. Saldırılar nedeniyle yangınlara müdahale edilmezken, dumanların yükseldiği evlerde yaşayan yurttaşların bulunup bulunmadığı konusunda bilgi alınamadı.
Sur’da dün Dört Ayaklı Minare, Kurşunlu Cami civarı, Hasırlı ve Savaş mahallerinde yoğun patlama ve silah sesleri yükseldi.
Önceki gün yasaklı mahallere girmeye çalışan özel hareket timlerinden 7’sinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Direniş yasağı kırdı
Mardin’in Dargeçit (Kerboran) ilçesinde 11 Aralık’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 19. gününde kaldırıldı.
Önceki gece boyunca silah seslerinin duyulduğu ilçede dün sabah Safa Mahallesi’nde peş peşe 2 patlama yaşandı. Patlamaların sonuçları hakkında bilgi edinilemedi. Kent merkezinin yanısıra kırsalda da askeri operasyon hazırlığı var. İlçeye bağlı Newala Aşê olarak bilinen vadiye çok sayıda zırhlı aracın sevk edildiği belirtildi. Yasağın dün kaldırıldığı ilçeye bugün Mardin ve ilçelerinden yürüyüş düzenlenecek.
6 kez sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 24 Aralık’ta yasağın resmi olarak kalktığı Nusaybin’de de Kerboran direnişi Zeynelabidin (Kanîka) Mahallesi’nde düzenlenen bir etkinlikle selamlandı.
MARDİN