Geri çekilme sürecinin demokratik çözüm projesinin bir parçası olduğunu vurgulayan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, “Bunu mücadeleden geri çekilme değil de, bir mücadele hamlesi olarak değerlendiriyoruz. Mücadeleyi daha etkili yürütmenin, yaratmanın projesi olarak değerlendiriyoruz” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın inisiyatifiyle başlayan demokratik çözüm süreciyle ilgili, gerillaların Kuzey Kürdistan’dan Güney Kürdistan’a/Medya Savunma Alanları’na çekilmesi gündemdeki yerini koruyor. ‘Geri çekilme’ olarak adlandırılan bu süreçle ilgili sık sık 1999 yılındaki deneyime atıfta bulunuluyor. KCK Yürütme Konseyi Mustafa Karasu da ANF’ye yaptığı değerlendirmede, 1999’daki geri çekilme süreci ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 2013 Newrozu’nda çağrısını yaptığı çekilme arasındaki farkları ve tartışılan geri çekilme sürecinin özelliklerini anlattı.
Uluslararası komplodan sonra 1999’da gerçekleşen geri çekilme sürecinin çok ağır saldırılar altında gerçekleştiğine dikkat çeken Karasu, topyekün tasfiye konseptine karşı gelişecek şiddetli savaşın önünü almak amacıyla Öcalan’ın o dönemde geri çekilme kararını aldığını hatırlattı. Karasu, bunun nedenlerini ise, ‘’Uluslararası komplonun hızını kırmak, örgüte ve topluma nefes aldırmak, Türk devletine, hükümetine ve iktidara Kürt sorunu için fırsat tanımak istedi. Onları Kürt sorununun çözümü konusunda teşvik etmek istedi. Böyle bir ortamda, uluslararası komplonun geliştiği bir dönemde geri çekilme oldu” şeklinde açıkladı.

Yüzlerce kayıp verildi

“Bu, demokratik çözüm projesi açısından ön açıcı olan doğru bir taktikti” diyen Karasu, Türk devletinin bunu başından itibaren bir zayıflık olarak gördüğünü, bunun bir sonucu olarak gerçekleştirilen operasyonlarda yüzlerce gerillanın yaşamını yitirdiğinin altını çizdi. “Bunu fırsat görerek, alçakça diyebileceğimiz bir tutum geliştirdiler. Pusu atarak yüzlerce arkadaşımızın katledilmesine yol açtılar” diyen Karasu, gerillanın bu konudaki tecrübesizliği, plansızlığı, tedbirsizliğinin de olumsuz rol oynadığını belirtti. Karasu o dönemde gerillanın içinde bulunduğu konumu şöyle ifade etti: “O kadar hızlı olmadan daha güvenceli, daha dikkatli biçimde yapabilirdik. O yönüyle o sürecin getirdiği karmaşık düşünceler vardı. Önder Apo geri çekilme kararı almış, acaba zamanında yapamasak başka sorunlar doğar mı gibi yaklaşımlarla hızlı bir geri çekilme oldu. Geri çekilme Türk devletini çözüme hazırlamak, teşvik etmek içindi.’’

Tek taraflı gelişti

Karasu, geri çekilmenin yanı sıra Kürt sorununun çözümü için Kürt hareketinin defalarca çözüm projeleri sunduğuna da işaret ederek, tek taraflı gelişen bu adımların yanıtsız bırakıldığını vurguladı. Karasu, şunları söyledi: ‘’ Toplumda demokratik mücadele anlayışını geliştirdik. Çözüm yaklaşımını yaratmaya çalıştık. Bu konuda toplumu hazırlamaya çalıştık. Böyle bir mücadelemiz oldu. Ama bir çözüm projesinin parçası olarak geri çekilme olmadı. Tek taraflı bir yaklaşım olarak gelişti, o andaki koşullar gereği oldu, yapılması gereken de oydu. Türkiye’deki şovenizmi kırmak için gerekliydi. İster çözüm için, ister Kürtlerin mücadele koşulları açısından, daha olumlu koşullar yaratmak için öyle bir sürecin gerekliliğine inandık. Ama dediğimiz gibi ağır kayıpları oldu.”

Çözüm hamlesi için

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, bugün tartışılan geri çekilme süreci ile 1999 yılında gerçekleşen geri çekilme arasında ciddi farklar bulunduğuna dikkat çekerek, gerillanın oldukça tecrübe kazandığını ifade etti. Sürecin karakterinin de aynı olmadığına işaret eden Karasu, şöyle devam etti:
“Bu geri çekilme bizim mücadelemizin yükselmekte olduğu, AKP’nin sıkıştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Gerillanın, hareketin kendine güvendiği, dört parçada hareketimizin etkili olduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Bir çözüm projesini, çözüm hamlesini başarılı kılmak adına yapıyoruz. Bu geri çekilmeyi gerçekleştirerek Türk devletini, AKP’yi çözüm sürecine sokup demokratik siyasetle sonuç almak istiyoruz. Bunu bir mücadeleden geri çekilme değil de, bir mücadele hamlesi olarak değerlendiriyoruz. Mücadeleyi daha etkili yürütmenin, yaratmanın projesi olarak değerlendiriyoruz. Bu açıdan tabii ki, iki geri çekilme arasında muazzam bir bakış farklılığı var. Bir kere bunu böyle değerlendirmemiz gerekir. Kaldı ki şimdiki geri çekilme uluslar arası düzeyde tartışılıyor, Türkiye de tartışılıyor, herkes destek veriyor. Böyle uluslararası meşruiyeti ve siyasi ağırlığı olan bir adımdır. Diğeri tek taraflıydı.’’

Bir projenin parçası

Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin başarıya ulaşması için geri çekilme kararı alındığını anımsatan Karasu, ‘’Bunu geçekleştirmek, karşı tarafı demokratik kurtuluşa itmek için hamle yapıyoruz’’ dedi. Karasu, bu anlamda geri çekilmenin tarihsel, siyasal ve hamlesel değeri olduğunun altını çizerek, ‘’Sadece bir geri çekilme veya silahlı mücadeleyi bırakıp bir yere gitme, Güney’e çekilme değil. Bir projenin parçasıdır. Geri çekilme süreci, demokratik siyaseti devreye sokma, demokratik siyaset temelinde sonuç alma, demokratik topluma dayanarak güç olma, demokratik kurumlaşma çalışmalarımızla birlikte bir anlam ifade ediyor ya da geri çekilme onların bir parçası olarak anlam kazanıyor. Olanları güçlü kılmak, onları etkili kılmak için yapılan bir hamle olmaktadır’’ şeklinde ifade etti.

Diğer aşamalar izleyecek

Bu sürecin aşamalarını “ateşkes, geri çekilme sonrasında anayasal değişiklikler, bu değişiklikler temelinde çözüme, normalleşme aşamasına geçme” olarak tanımlayan Karasu, geri çekilmenin de bu aşamalardan kopuk ele alınamayacağını vurguladı. Bir proje temelinde iki taraflı adım atılması gerektiğini dile getiren Karasu, “Yoksa anayasal, yasal hiçbir değişiklik olmayacak, Türk devleti demokratik siyasetin önünü açmak için hiçbir şey yapmayacak, onun yapacağı hiçbir adım olmayacak, sadece bizim tek başına irademizle ‘99 yılında yaptığımız gibi bir çekilme olacak şeklinde değil”  diye konuştu.

‘Bir PKK daha çıkar’

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu geri çekilme konusunda yürütülen tartışmaların Kürt sorununa yaklaşımı da ele verdiğine dikkat çekti. Karasu, soruna ciddi yaklaşım sergileyenlerin bunu çözümün bir parçası olarak değerlendireceğini, aksinin yüz yıllık bir sorunun devamı anlamına geleceğini vurgulayarak, yaklaşımları, “Geri çekilme tartışmalarına iki yönlü bakış var. Biri çözümün parçası olarak bakmak; diğeri de gerillayı, Kürt Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmek için bakmaktır. Kürt sorununda çözümü istemeyip, sadece PKK’yi tasfiye etmek, gerillayı tasfiye etmek, dağıtmak için bakanlar! Kürt sorununa ne AKP, ne Türk basını, ne de farklı çevrelerin ciddi bir yaklımı var. ‘Kürt sorunumuz yok, terör sorunumuz var, giderse biter’ demeye getirmektedirler’’ şeklinde değerlendirdi. ‘’Türkiye’nin en ciddi işi Kürt sorunu değil mi? Gerilla sorunu değil mi?’’ diyen Karasu, 40 yıldır devam eden bu soruna ciddi yaklaşım sergilenmediğini belirterek, şu hususlara vurgu yaptı: ‘’Kürt sorunu çözülmezse, bir PKK biter bir PKK daha çıkar ortaya. Soruna Kürt sorunu ekseninde bakanlar doğru bakıyor. Böyle bakmayanlar ise elli yıllık, yüz yıllık politikayı devam ettiriyor. ‘Kürt sorunu terör sorunudur, Kürt sorunu PKK sorunudur, PKK’nın terör sorunudur’ deyip bu güne kadar hiçbir adım atmadıkları, sorunu çözmeye yanaşmadıkları gibi bundan sonra da aynı politikayı sürdürmeleri anlamına geliyor.”


SİPAN CUDİ/HİVDA HEBUN / ANF/ BEHDİNAN