Öcalan’ın Şam’dan çıktığı 9 Ekim 1998’den Kenya’da esir alındığı 15 Şubat 1999’e kadar süren süreçte, özellikle de Öcalan’ın 12 Kasım 1998 İtalya’ya gelmesi ardından Almanya, Öcalan’ın yakından takip eden ülkelerin başında geldi. Almanya, esir alınmasıyla sonuçlanan uluslararası komplo döneminde Öcalan’ın AB topraklarından çıkartılmasında, Avrupa’nın kapılarını Öcalan’a kapatmasında belirleyici bir rol oynamıştı.

50 kişiye bir fotoğraf!
Daha sonraki yıllarda da Almanya, Öcalan’a yönelik özel tutumunu sürdürdü. Gösterilerde Öcalan fotoğraflarının taşınması “Bijî Serok Apo” (Yaşasın Başkan Apo) sloganlarının atılması çeşitli maddelerle yasaklandı.
1 Milyondan fazla Kürdün yaşadığı Almanya’da, birçok eyalette gösterilerde 50 kişiden sadece birinin Öcalan fotoğrafını taşımasına izin veriliyor. Gösterilerde en çok taşınan sarı zeminli mavi gömlekli Öcalan fotoğrafı özellikle yasak. Mahkemelere göre böyle bir fotoğraf, propaganda amaçlı kullanılıyor.
Sağlık durumuna dikkat çekmek için yapılan gösteriler serbestken, Öcalan’ın özgürlüğü esaslı eylemlere ise sınırlama getiriliyor. Almanya’daki Kürt siyasi tutukluların hakları için çalışan Azadi derneğinin verdiği bilgilere göre şimdiye kadar Öcalan fotoğrafı taşıyan ve ‘Bijî serok Apo’ sloganları atan binden fazla Kürt göçmen çeşitli hapis ve para cezalarına çarpıtıldı. 
Berlin, Hamburg, Hannover ve Münih gibi kentlerin güvenlik birimleri ise Öcalan sembollerine karşı aldıkları sert tutumla dikkat çekiyor. Özellikle bu kentlerde yapılan gösterilerde sadece bir Öcalan fotoğrafının taşınması bile polisin müdahale gerekçesi olabiliyor. 

“Almanya Öcalan’ı lider görmek istemiyor’’
Kürtleri yakından izleyen Junge Welt gazetesi yazarı Dr. Nick Brauns’a göre ise Almanya’nın Öcalan’a yönelik sert tutumun altında onu bir lider olarak görmek istememesi yatıyor. Öcalan’ın bir tutuklu olarak sağlık durumu için gösteri yapılmasına izin verildiğini, ancak diğer gösterilerin yasaklandığını hatırlatan Dr. Brauns, “Öcalan yasalarını” tuhaf, bir o kadar da komik buluyor.
Öcalan’ın Kürt özgürlük mücadelesi ve PKK hareketinden ayrı tutulamayacağını belirten Dr. Brauns, Öcalan’a yönelik yasakların ise çelişkilerle dolu olduğuna dikkat çekerek şu örnekleri verdi: “Öcalan’ı top oynarken gösteren fotoğrafı taşımak serbestken, mavi gömlekli fotoğraf ise polisin kırmızı görmüş boğa gibi saldırmasına neden olabiliyor. Buradaki ayrım Almanya, Öcalan’ı sıradan bir insan olarak görmek istemesinden kaynaklı, onu hala tutsak bir gerilla lideri olarak kabul etmiş değil.”

Sıradanlaştırılmak isteniyor
Gösterilerde özellikle polisin Öcalan sembolleri ve sloganları konusunda hassas davrandığını belirten Dr. Nick Brauns, Münih’teki bir gösteride ‘Bijî Serok Apo’ yasakken ‘Her bijî Apo’ serbestti. Çünkü Alman yetkililer Öcalan’a ‘önder’ denilmesine tahammül edemiyor” diye konuştu.
 Dr. Brauns, Almanya’nın Öcalan’a yaklaşımını ise Türk hükümetinden daha sert buluyor. Türkiye ve Kürdistan’daki birçok gösteride Öcalan posterlerinin taşındığını hatırlatan Dr. Brauns “Dünya gündemindeki Esat rejimi bile artık Öcalan sembollerine izin verirken, Almanya’nın bu tavrı tuhaf olduğu kadar da düşündürücü” dedi.

PERVER YAŞ /ANF