KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, “Ulusal Kongre’yi gerçekleştirirsek halkımız güçlenecek, Kürtler arasında savaş tehlikesi tamamen ortadan kalkacaktır. Kürt birliği, gücü ve iradesi oluşacaktır” diyerek, tüm Kürtlerin bu tarihi fırsatın heba edilmemesi için sorumluluk almasını istedi. 

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Rojnews’ten Seda Hüseyin’in Kürdistan Ulusal Kongresi’nin gerekliliği, partilerin ve sömürgecilerin tutumu ile beklentileri konusundaki sorularını yanıtladı. Rojnews’te yayınlanan uzun ve kapsamlı söyleşinin bazı bölümlerini özetleyerek paylaşıyoruz:

Yeni düzen kuruluyor

Bilindiği gibi I. ve II. Dünya Savaşlarında yaratılan dünya dengeleri ve statülerinde Kürtlere yer verilmedi. Kürtler parça parça edildi, imhası esas alındı. Kürtler bunu kabul etmeyip mücadele etti. Şimdi Ortadoğu’da III. Dünya Savaşı yaşanıyor. Daha önce yaratılan dengeler bozuldu. Yeni dengelerin yaratılması süreci Kürt halkının yararına oldu. Esas güç Kürtler olmadan yeni statü ve dengelerin yaratılamayacağı, siyasetin yürütülemeyeceği görüldü. Çünkü Kürtlerin geliştirdiği mücadelenin demokratik bir karakteri var; bu temeller üzerinde bir adalet ve özgürlük hareketi yürütülüyor. Kürt Hareketi mücadelesiyle gelişti, bölgede öncülük rolü üstlendi, insanlık için bir umut oldu. Bu durumdan sömürgeci güçler ürktü. Kürt Hareketi’ne karşı saldırıları ve oyunları boyutlanıyor. Bu nedenle gelişme ve fırsatlar ile tehlike ve riskler bir arada yaşanıyor. 

Tarih fırsat heba olur

Kürtlerin sonuç alacağı imkanlar çok fazla fakat birliği yaratamaz, kendi içlerindeki çelişkileri, parçalanmaları ortadan kaldıramazlarsa sonuç alamazlar. Tarihi bir fırsatı heba etmiş olurlar. Kürtler bir kez daha kaybederlerse soykırıma uğrayacaklar. Oysa Kürtler çok büyük sonuçlar alabilir. Önlerine çıkan bu fırsatı değerlendirmeli ve gereklerini yerine getirmeliler. Bu da Ulusal Kongre’yi dayatıyor. 

Halkın, aydınların, sanatçıların, kurumların, partilerin, hatta bazı uluslararası güçlerin bu konudaki talepleri dile getirildi. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda acil olarak Kongre’nin gerçekleştirilmesi gerekiyor. 

Pratik adımlar atılmalı

Şu ana kadar bizim yaptığımız kapsamlı çağrıya tepkiler oldukça iyi. Çünkü halkın, birçok parti ve kurumların, ulusal güçlerin talepleri dile getirildi ve herkes bu çağrıda kendisini buldu. Tüm Kürdistan’da şu ana kadar buna yanıt vermeyen, sahip çıkmayan kesimler oldukça az. Çoğunlukla olumlu bir yanıt verildi. Bu tutum Ulusal Kongre çalışmasını pratikte hızla gerçekleştirmek için de güç ve cesaret veriyor. Herkesin açıklamalarına sahip çıkacağına inanıyor, bu yanıtların sadece sözde kalmamamasını temenni ediyorum. Bunun pratik adımlarının da atılacağını düşünüyorum. 

Karşı duran kaybeder

Bu çağrıya sahip çıkmayanlar da bunun gereklerini yerine getirmek zorunda hissedecekler. Çünkü hiç kimse Kürt halkı, parti ve kurumlar, aydın ve sanatçılar, hatta bazı uluslararası kesimlerin çağrılarına karşı duramaz. Buna karşı duran her kim olursa kaybedecektir. Kim buna sahip çıkarsa halk, insanlık ve tarih içinde olumlu bir yer edinecektir. Dar yaklaşan; halkın, tarihin, insanlığın istemlerini esas almayan kaybeder. Kimsenin kaybetmesini istemiyor, herkesin kazanmasını istiyoruz. Her parti ulusal sorunların çözümü için hareket ettiği takdirde kazanacaktır. 

Koşullar uygun mudur?

Uluslararası koşullar, Ortadoğu, Kürdistan ve sömürgeci devletlerin içinde bulunduğu durum, Ulusal Kongre’nin gerçekleştirilmesi için oldukça uygun. Tarihte Kürtler için böyle bir fırsat hem bölgede, hem Kürdistan hem de dünya çapında hiç ortaya çıkmadı. Kürt halkı bu fırsatı yitirmemeli. Kürtler kendilerine güvenmeli. Ortadoğu’da Kürtlerden daha büyük bir güç yok. Herkesin kaderinde bugün Kürtler en belirleyici rolü oynuyor. Kürtler olmadan kimse Ortadoğu’da siyaset yapamaz, yeni denge ve siyaset oluşturamaz. Yeni bir denge ve statü oluşacaksa bu ancak Kürtler üzerinden olur. Herkes için yeni bir dönem başladı. 

Gecikmenin bedeli ağır

Zaman kaybedilmemeli, geciktirilmemeli. Gecikme Kürt halkına hizmet etmeyecek, zarar verecektir. Ne kadar erken gerçekleşirse Kürtler için o kadar yararlı olacaktır. Çünkü Ortadoğu’da her gün değişim oluyor, yeni ittifaklar gerçekleşiyor, eski ittifaklar bozuluyor. Yeni dengeler savaş ve ittifaklarla oluşturuluyor. Herkes yeni dengelerde daha büyük bir rol kapmak için ittifaklar oluşturuyor. Ortadoğu’daki yeni dengelerde Kürtler mutlaka yer almalı. Bu nedenle herkesten daha çok Kürt halkı ittifak geliştirmeli. Kim bundan kaçar, buna yanaşmazsa Kürt halkının çıkarları ve ulusal birliğini esas almıyor; endi çıkarları için hareket ediyor demektir. Bunu da ne halk ne de tarih kabul eder. 

 Sömürgeciler ve yansımaları

Esasında bazı kesimlerin tutumu en büyük engeli oluşturuyor. Bazı Kürtler, Ulusal Kongre’nin gerçekleşmesini gerekli görmüyor, hatta kendileri için tehlike olarak görüyor. Bununla birlikte Ulusal Kongre’nin gerçekleşmesini istemeyen sömürgeci bazı devletler var. Ulusal Kongre gerçekleşir ve Kürt birliği oluşursa onlar büyük zarar görürler. Ulusal Kongre’yi kendi ölümleri olarak kabul ediyorlar. Türkiye ve İran, Kürtlerin imhasını benimsiyor. 

Özellikle Türkiye bu saldırıların öncülüğünü yapıyor. Ulusal Kongre’nin zemininin güçlü olduğunu görüyor, bunu tahrip etmek istiyor. Kürtler arasında çelişkileri derinleştirerek, birliği engellemek, Kürtlerin önüne çıkan bu fırsatı yok etmek istiyor. 

Türk devleti Kürdistan’ın tüm parçalarında Kürt karşıtı bir politika yürütüyor ve bunu aleni olarak yapıyor. Kürt birliğini, ulusallığını geliştiren, Kürt halkını ayağa kaldıran, güç haline getiren PKK olduğu için PKK’yi hedef alıyor, tasfiye etmek istiyor. PKK olduğu sürece Kürt soykırımında sonuç alamayacaklarını biliyor. Ayrıca bir kesim Kürtleri de yanına çekmek istiyor, imkanlar sunarak onları da Kürt tasfiyesi ve soykırımında kullanmak; Kürt birliğini engellemek istiyor. 

Ulusal Kongre’yi gerçekleştirirsek halkımız güçlenecek, Kürtler arasında savaş tehlikesi tamamen ortadan kalkacaktır. Kürt birliği, gücü ve iradesi oluşacaktır. 

 PKK negatif bakmaz

‘Engeller var, Kongre gerçekleşemez’ demek, PKK’nin felsefesinde olamaz. İstek ve buna göre bir çalışma varsa gerçekleşmeyecek hiçbir şey yoktur. Belki geç, belki erken olur ama mutlaka olur. PKK’nin esas aldığı tarz objektiftir. Yani sorunu anlamak, çözmek, gelişmek, başarmak ve gerçekleştirmek… PKK tarzı, negatif üsluba karşı bir tarzdır. 


 HABER MERKEZİ