Bu göç de kurtuluş olmaz

Forum Haberleri —

31 Ağustos 2022 Çarşamba - 07:30

.

.

  • Êzîdîler şunu çok iyi bilmeliler; yerini ve yurdunu terk etmek daha iyi bir yaşam ve kurtuluş değil, ölmek ve yok olmaktır. 

SAİD ZEKİ
Êzîdîlere karşı yürütülen soykırım fermanını tamamlama savaşı, hızından hiçbir şey kaybetmeden devam ediyor. Êzîdî düşmanlarının sürekli devrede tuttukları özel savaş yöntemlerinden biri de Êzîdîleri vatanlarından göçertmedir. Son dönemlerde bu göçertme politikasına hız verdikleri, Türk devleti ve KDP işbirliğiyle Avrupa’nın çeşitli ülkelerine gönderildikleri görülüyor. Şengal Demokratik Özerk yönetimi de bu yeni göçertme hamlesine karşı toplumu toprağına sahip çıkmaya çağıran bir açıklama yayımladı. 

Şengal Demokratik Özerk Yönetimi, Êzîdîlerin yerlerini, yurtlarını terk etmemeleri daha önce gitmiş olanların ise vatanlarına geri dönmeleri mahiyetinde bir çağrı yaptı. Özerk yönetimin bu çağrısı geç kalmış olmakla birlikte yerinde bir çağrıdır. Başta sömürgeci soykırımcı Türk devleti ile ihanetçi ve işbirlikçi KDP olmak üzere çeşitli güçlerin Êzîdî soykırımını tamamlamak için yürüttükleri ideolojik, siyasi, askeri, ekonomik, asimilasyon ve benzeri özel savaş yöntemlerinin yanında baş vurdukları bir yöntem de Êzîdîleri yerinden yurdundan göçertmedir. Türk devleti, KDP ve Alman devleti  bunu çok planlı ve örgütlü bir tarzda birlikte yapıyorlar.

Êzîdîleri göçertmek için özel savaşın bilinen çeşitli taktiklerini uyguluyorlar. Ekonomiyi çökertip işsiz güçsüz ve aç bırakmak, baskı ve şiddet uygulayarak tehdit etmek, uyguladıkları göçertme yöntemlerinin başında gelmektedir. Öyle ki Şengal’de neredeyse arayıp tehdit etmedikleri yurtsever kişi ve aile kalmamış. Yine Şengal’den Başûrê Kurdistan’a giden birçok kişi KDP tarafından gözaltına alınıp tehdit edilmekte. 

Bunların dışında, günübirlik güdülere ve maddiyata dayalı bireyci yoz yaşam Êzîdîler için bir kurtuluş yolu olarak sunularak, Êzîdî toplumu bu alanda yoğun bir özel savaş propagandasına maruz bırakılmakta. Bu biçimde Êzîdîlerin kutsal topraklarına sırt çevirerek kapitalist modernitenin metropollerine yönelmesi empoze ediliyor. Bu konuda, özellikle de Êzîdî gençleri üzerinde özel bir çalışma yürütmektedirler. 

Yukarıda saydıklarımız dışında da Êzîdîleri ana yurtlarından kopartmak için çeşitli yol ve yöntemleri deniyorlar. Niye yapıyorlar, yapmamaları gerekir, bu yaptıkları insan haklarına aykırıdır ve benzeri söylemlerin yaptırım gücü olmadığından, bu tür tepkiler pek anlamlı da değildir. Bunun önüne geçmek için her Êzîdînin şu soruları sorması gerekir; insanlarımız neden yerini yurdunu terk ediyor, bunun önüne nasıl geçeceğiz, bunun karşısında nasıl duracağız? Çünkü özel savaş yöntemlerinin etkisi dışında, birey ve toplumdaki yetersizlikler de bu politikalara zemin oluşturmaktadır. Yüreği ve beyninde tarihsel ve toplumsal değerleri, yurt ve toprak sevgisini, kültürel kimliğini taşıyan hiç kimse baskı ve zorluklar ne olursa olsun asla kökünden kopartılamaz. Yurdunu terk etmeyip soykırımcı Türk devletine ve ihanetçi KDP’ye karşı Êzîdîxanı, Êzîdîlerin varlığını ve özgürlüğünü savunan tüm yurtseverler bu hakikatin gerçek ifadesidirler. 

O zaman göçertmenin önüne birey ve toplumu eğitip örgütleyerek, doğru tarih ve toplum bilincini kazandırarak geçebiliriz. Tüm Êzîdîler şunu çok iyi bilmeliler; yerini ve yurdunu terk etmek daha iyi bir yaşam ve kurtuluş değil, ölmek ve yok olmaktır. Varlığını korumak, daha iyi, güzel ve özgürce yaşamak kendi vatanında kendi tarihsel toplumsal kökleri üzerinde olur, yabancı yerlerde başka yurtlarda bu özgür varlık hali gerçekleşemez. Bugün Şengal’de, Êzîdîxan’da demokratik özerklik sistemin inşası, Êzîdî toplumunun varlığını ve özgür yaşamını inşa mücadelesidir. Her Êzîdî ferdi, yurdunu terk etmenin ferman olduğu bilmeli, vatanını terk etmemeli, gitmiş olanlar da geri dönüp demokratik özerkliği inşa çalışmasına katılmalıdır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.