Bu kaotik çağın karanlık ruhudur faşizm

Forum Haberleri —

6 Ocak 2021 Çarşamba - 23:00

  • Mutasyona uğramış köktenci faşizm kanlı dişlerini yeniden ve yeniden biliyor. İçselleştirilmiş bir faşist toplum kinidir Kürt'ün canına kasteden. İnsanların insanlıktan düşürme ideolojisidir faşizm ve bu bela Türkiye toplumunun başında ecel gibi dolanıyor.

KEREM ÇİFTÇİ

Kürt halkı her gün, her saniye kendi yaşam ve ölüm döngüsüyle hesaplaşıyor. Süreklileştirilmiş bir ölüm ve yaşam döngüsüne mahkum edilmiş bir halk Kürt halkı hem de kendi vatanında ve ikliminde. Kürtsüz Ortadoğu inşa projesiyle mücadele ediyor PKK öncülüğünde.

Sürekli dolaşımda olan bir soykırım rejimi var karşımızda ve bu faşizan rejim sürekli yeni tahakküm araçlarıyla kendisini yeniliyor. Bu ruhsuz çağa özgü bir hakikat ölümü var. İnsanların yüzündeki mutsuzluğu sahte demokrasicilik manipülasyon seri üretimi bile gizleyemiyor.

Yaşadığımız siyasi iklim Carl Schmitt’e göre, “Siyaset dostla düşmanı birbirinden ayırmadır.” Politika kökündeki kılıç yasası gereği böyledir. TC Diyanet İşleri Başkanı'nın elindeki kılıç aslında bunu vurgulama simgesidir. Haçlı ruhu ile Diyanet ruhu paralel örtüşen şiddete aynı kapıya çıkıyor. Sözleri değişsede özler birdir. Kitleleri cinnetle gütme!

Özgürlük zamanında artık düşmanın faşizan rejiminden zihinsel, fiziksel ve ruhsal bir fiili kopuşu yaşamak gerekiyor. Zira Kürt halkı üzerinde estirilen terörizm karşısında sözlükler bile çürüdü, vicdan öldü dil ise sustu. Kürt halkına uygulanan orantısız zulmün arkeolojisini yapacak bilim dalı hala icat edilmeyi bekleye dursun.

Yeni soykırım konseptinde Kürtlerin kendi iç şiddet sarmalında boğulması ve boğdurulması amaçlanıyor asıl bu tuzağı kırmak gerekiyor. Kürdistan'dan her gün parça parça toprak kopartılıp düşman tarafından denetime alınıyor. Toprak bile kan ağlıyor. Kürt'ün yaşam hakkını gasp eden bir vandalizm yasasızlığı yürürlükte. Kürt halkının siyasi kimliğinin içi boşaltılmak istenmekte. Kürt’e her an ölüm üreten bu soykırım rejimine başkaldırmak insan olmanın gereğidir acilinden!

Dijitalleşen insan yaşam üstündeki öz denetimini yitirdi. Bu devasa dijital-bilişsel yeni insan tipolojisi her türlü insanlık değerlerinde düştü. Sanal anın bellek yitiminde koskocaman insanlığın geçmiş mirası yok hükmüne tabi kılınmış oldu. Toplumun kontrol mekanizmalarıyla aşırı denetimi beraberinde yaşamda dürtülerle harekete geçen bir sanal sürü yığınsallığı da yarattı. Direniş olmamış olsa Kürdistan bu minvalde donmuş vicdanlar mezarlığını andırıyor.

Nefreti canlandırma faşizan siyaseti Kürt’ün özgürlük sosyolojisini hedefliyor. Kürt'ün kendisini yaratma kapasitesi yok edilmek isteniyor. Gladio özel rejimine bağlı özerk soykırım kamplarıdır İmralı cezaevi ve tüm Kürdistan şehirleri. İdam sehpaları gibi bire bir kurulmuş devasa bio politika tekelleri. Siyasi statüden ve genel iradeden Kürt’ü düşürme faşizan stratejiler gaddarca etkin bir yöntem olarak kullanılıyor.

Nazi devlet projesinin hayata geçirilmesidir AKP-MHP diktatörlüğü ve kapitalist modernite işbirliği terörü her seferde bunu olumluyor. Kürt'ün pratik kurtuluş anlatısı tasfiye edilmenin kirli yol ve yöntemleri deneniyor. HDP operasyonları demokratik çoğulcu siyasetinin konuşma ve düşünme demokratik özgürlüğünün yok sayılmasıdır. Toplumsal iletişim kanallarına faşist diktatörlüğün beton dökmesidir yani.

Ordusunu Karabağ’da olduğu gibi bölgesel savaşlara kiralama ve bünyesine SADAT-IŞİD türevi yapıları katarak ganimet-talan savaş çeteciliğini geliştirme seçimi yeni bir boyuttur. Anlaşıldı faşist diktatörlük hile ile geldiği gibi şiddetsiz bir yöntemlede asla gitmeyecektir.

Bu gayet örgütlü şantajlar ülkesinde Kürt'ün kıyamet senaryosu devrededir. Mutasyona uğramış köktenci faşizm kanlı dişlerini yeniden ve yeniden biliyor. İçselleştirilmiş bir faşist toplum kinidir Kürt'ün canına kasteden. İnsanların insanlıktan düşürme ideolojisidir faşizm ve bu bela Türkiye toplumunun başında ecel gibi dolanıyor. Popüler faşizm yaşayan ölüler ülkesi arzuluyor haberiniz var mı?

“Zor koşullar altında yaşamaya uzun zaman mahkum kalanlar giderek özgürlük misyonlarını yitirir, kendilerini başkalarının merhametine teslim edilmiş biçareler gibi görür, otoritenin buyruklarını yasal ve zorunlu sanarlar.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.