• Düsseldorf’da son yılların en görkemli eylemlerinden birini daha gerçekleştiren Kurdistanlılar ve dostları, Türk devletinin kimyasal silah saldırılarına ve bu saldırılar karşısında ses çıkarmayan tüm taraflara seslendi.
  • Düsseldorf mitinginde konuşan IPPNW üyesi Doktor Gisela Penteker: "Faşizme ve kimyasal saldırılara karşı ortak hareket etmeliyiz. Bu izolasyonu kırmalıyız. Avrupa'daki insanlara ulaşmamız lazım. Bu sadece sizin kavganız değil, hepimizin kavgası.

ROBÎN ARJÎN/ERDOĞAN ZAMUR/DÜSSELDORF

Almanya’nın Düsseldorf kenti son yılların en kitlesel yürüyüşüne ev sahipliği yaptı. Almanya, Fransa, Hollanda, İsviçre ve Belçika’dan Düsseldorf’a akın eden on binler "Avrupa’da Kimyasal Silahlara Karşı Ulusal Grev Günü" ilan edilen 12 Kasım’da Türk devletinin kimyasal saldırılarına karşı net ve açık bir mesaj verdi. "Özgürlük gerillasının direnişi direnişimizdir" diyen on binler, Türk devletinin kimyasal saldırılarına karşı sessiz kalmayacağını, gerillaya nefes olacağını haykırdı. Başta OPCW, BM, NATO olmak üzere Türkiye’nin savaş suçlarına sessiz kalan uluslararası kurumlara öfkenin büyük olduğu eylemde "Bölgeye bir heyet gönderip gereğini yapana kadar demokratik eylemlerimizi kesintisiz biçimde sürdüreceğiz" mesajı verildi.  Eş zamanlı olarak Fransa’nın Marsilya kenti görkemli bir yürüyüşe imza atılırken, NATO’ya katılmak için pazarlıklar ile anılan İskandinavya’nın başkentleri ile İngiltere, Kanada, Avustralya’da protesto meydanı oldu. Yürüyüş ve mitinglerde Kürdistanlıların yanı sıra Kürt halkının dostlarının katılımı da göz doldurdu.  

Zap ve Avaşin’den Metina’ya

Düsseldorf’taki tarihi eylem Avrupa’daki Kurdistani kurum ve partiler ile Avrupa Demokratik Güç Birliği’nin (ADGB) çağrısı ile gerçekleşti. Kurdistanlılar ve dostları sabahın erken saatlerinden itibaren DGB Haus (Zap) önü ve Rheinwiesen (Avaşin) parkında bir araya geldi. Türk devletinin kimyasal saldırılarının hedefindeki gerilla alanlarının isimlerinin verildiği Zap ve Avaşîn kolu slogan ve marşlar eşliğinde mitingin yapılacağı Rhein Park’a (Metina) doğru yürüyüşe geçti. 

Foto: Şahin Bozlar

Üç maymunu oynamaktan vazgeçin

Her iki kolda da Türk devletinin kimyasal saldırılarında şehit düşen gerillaların fotoğrafları taşınırken kimyasal silahlara karşı sembolik korunma tulumları giyildi, Türk devleti ve yasaklı silahları kullanmasına ses çıkarmayan uluslararası kurum ve devletleri kınayan pankart ve dövizler taşındı. Avaşin kortejinin önünde işgalciliğe karşı savaşan Kurdistan gerillasına atıfla mekap ayakkabı maketi taşınırken; Zap kortejinde ise uluslararası kamuoyunun sessizliğini teşhir için üç maymun maketi taşındı. 

Her yaştan on binler

Kürdistan’ın dört parçasından farklı kimlik ve inançları kimyasal saldırıya karşı tek vücut haline getiren eylemde, çocuklu kadınlar, bastonuyla yürüyüşe eşlik edenler, gerilla kıyafetleriyle gelenlerin çokluğu dikkat çekti. OPCW ününde kimyasal silah ile şehit düşürülen iki yeğeni için 100 gündür eylem yapan Xoşnav Ata da yürüyüşte yerini aldı. 

Ucu bucağı görünmüyordu

Ellerindeki pankart ve dövizlere sımsıkı sarılan her yaştan on binler yürüyüş boyunca ‘Zap, Avaşin, Metina’, 'Bijî berxwedana gerilla’ ‘Terörist Turkei’, ‘Terörist Erdoğan ‘Jin jiyan azadi’, ‘Bijî Serok’ sloganlarıyla kenti inletti. Ucu bucağı görünmeyen yürüyüş kolları şehrin en işlek caddelerinden geçerek 4 saatlik bir yürüyüş ardından miting alanına ulaştı. 

Foto: Şahin Bozlar

Ulusal ruhla karşı koyacağız

KON-MED eşbaşkanları Zübeyde Zümrüt ve Engin Sever’in miting alanına ulaşanları selamlaması ardından 51 Kurdistani kurum ve örgütün ortak açıklaması Soranî ve Kurmanci lehçelerinde okundu. Türk devletinin Lozan’ın 100. yılında Osmancılık hayalini gerçekleştirmek için uluslararası hukuku ve sözleşmeleri hiçe sayarak kimyasal silah kullandığı vurgulanan açıklamada, "İşgal ve katliamlar durana kadar tüm Kürdistanlılar olarak parça ve siyasi görüşe bakılmaksızın yürütülen topyekun saldırıya karşı ulusal birlik ruhuyla karşı koyacağız" denildi. 

Almanya suça ortak olma

Avrupa’daki 18 siyasi yapının oluşturduğu Avrupa Demokratik Güç Birliği’nin (ADGB) açıklamasında ise Almanya’nın ittihatçılardan günümüze kadar kirli savaşta Türkiye’nin en büyük destekçisi olduğu belirtildi. Dersim soykırımında Türk devletinin mağaralarda saklanan halka karşı kullandığı gazların Alman menşeili olduğu hatırlatılan açıklamada, "Dünyanın gözü önünde Türkiye savaş suçu işliyor. Bunu sorgulaması gerekenler kör, sağır ve dilsiz, üç maymunları oynamaya devam ediyor" denilerek, insanlık suçuna ortak olmayın çağrısı yapıldı. 

Prof. Dr. Neşe Özgen

İnceleme başlatın

Barış Akademisyeni Prof. Dr. Neşe Özgen kimyasal silahların ve zehirli gazların savaşlarda kullanımı ile ilgili tarihten örnekler vererek, zehirli silah stoklarının sadece yüzde 10’unun bilindiğini ve bu stoklarının yüzde 95’nin Amerika ve Rusya’nın elinde olduğunu söyledi.  Kimyasal silah kullanımı ile ilgili Şebnem Fincan Korucu’nun tutuklanmasını kınayan Özgen, Türk devletinin kimyasal silah kullanımı ile ilgili uluslararası kuruluşların inceleme başlatmalarının öneminden bahsetti.

Doktor Gisela Penteke

Bu hepimizin kavgası

Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Uluslararası Hekimler Birliği ( IPPNW) üyesirDoktor Gisela Penteke, "Kürt gerillalarına dönük kimyasal saldırıları araştırılmalı" dedi. "Alman halkı kimyasal gazın ne olduğunu iyi bilen bir halktır. O yüzden bugün aranızda Alman halkı da olmalıydı, basını da yine öyle" diyen Penteker şöyle devam etti: "Faşizme ve kimyasal saldırılara karşı ortak hareket etmeliyiz. Yaptığınız eylem çok önemli, bu izolasyonu kırmalıyız. Avrupa'daki insanlara ulaşmamız lazım. Bu sadece sizin kavganız değil, hepimizin kavgası."

Almanya ciddiye almalı 

Almanya Federal Sol Parti Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi Andrej Hunko, hayatını kaybeden gerillaların videosunu izlediğini belirterek, "Gördüklerim korkunçtu. Sol Parti olarak yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Yaşanan saldırıların kimyasal olup olmadığını araştırılmasını istiyoruz" diyerek, meclise IPPNW’nin kimyasal raporuna da işaret ederek soru önergesi verdiklerini söyledi. Alman devletine seslenerek, "Bir kez daha başvurumuzu ciddiye almaya davet ediyoruz" diyen Hunko, OPCW'nin harekete geçebilmesi için bir devletin başvuruda bulunması gerektiğini hatırlattı. OPCW Genel Sekreterliği’ne kimyasalla ilgili hazırladığı mektubu bugün (Pazartesi) ileteceğini belirten Hunko, "OPCW ile görüşmek için oraya gidiceğim. Bu konuyu sıcak tutmak için ne gerekiyorsa yapacağım” dedi.

Sanatçı Ozan Diyar ve Cömert de seslendirdiği parçalarla gerillanın direnişini selamladı. 

Avrupa’da Kurdistanlıların protesto yaptığı merkezler ve eylemler şöyle: 

Foto: Diren Dicle Erden

Londra

Londra’da Kürtler ve dostları İngiltere’nin Türk devletinin savaş suçlarına karşı sessizliğini protesto ederek, “İnsanlık suçuna ortak olma” mesajı verdi. Parlamento binası önünde  Trafalgar Meydanı’na doğru yürüyüşe geçen kitle Başbakanlık binası önünde caddeyi trafiğe kapattı. Eylemde yapılan konuşmalarda İngiltere’nin bugüne kadar kimyasal silahlara karşı ciddi bir açıklama yapmamasının onu suça ortak hale getirdiği vurgulandı.

Viyana

Avusturya’nın başkenti Viyana Prater’de bir araya gelen Kurdistanlılar ve dostları Birleşmiş Milletler Viyana Temsilciliğine kadar yürüdü. Eylem boyunca sık sık “Katil Türk devleti ve işbirlikçileri hesap verecek”, “Hepimiz gerillayız”, “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı. Eylemde konuşma yapan bir genç, “Türk devletinin Kürt halkına yönelik soykırım politikaları karşısında gidip ona askerlik yapmadım, gerillaya karşı silah alamam” diyerek Türk devletinin savaş politikasını eleştirdi.

Bordeaux

Fransa Bordeaux kent merkezinde bir araya gelen Kurdistanlılar kent merkezinde kimyasala dikkat çeken tulum, maske, pankart ve dövizlerle yürüyen binlerce kişi, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Şehîd namirin” sloganları attı.

Cenevre

İsviçre devlet güçleri tarafından anti-faşist bir mitingin kanla bastırıldığı 9 Kasım 1932 olaylarını anmak için Cenevre'de düzenlenen anma töreninde, kimyasallarla saldıran Türk devlet faşizmine karşı gerilla ile dayanışma mesajı verildi. Avrupa Kürt Gençlik Hareketleri TCŞ ve TekoJIN aktivistleri ile Cenevre Demokratik Kürt Toplum Merkezi üyeleri de kendi renkleriyle katılarak devlet terörü başta olmak üzere Türk devletinin Kürt gerillalarına karşı kimyasal silah saldırılarını protesto etti.

Limasol

Kıbrıs Kürt Halk Meclisi’nin çağrısıyla Limasol'da bulunan Teofilos Kürt Kültür Merkezi’nde bir araya gelen Kurdistanlılar ve Kıbrıs Kürt Halkı ile Dayanışma Komisyonu ile birlikte Limasol Belediyesinin önünde yürüdü. Yapılan açıklamalarda bu vahşet son buluncaya kadar her gün alanlarda olacaklarının altı çizilerek, onur mücadelesi yürüten herkesin Kürt özgürlük gerillasının tarihi direnişi etrafında kenetlenme çağrısında bulunuldu. Ayrıca iki futbol takımı arasında oynanan futbol maçında kimyasal saldırıları protesto etmek amacıyla Kıbrıs Anti Faşist (ANTİFA) gençlik örgütleri "Kürt özgürlük gerillasına karşı kullanılan kimyasal silaha son" yazılı pankartlar asıldı.

KCDK-E’den teşekkür 

KCDK-E, Düsseldorf başta olmak üzere Marsilya ve diğer ülkelerde 12 Kasım’da gerçekleşen eylemlere katılan on binlere teşekkür etti. KCDK-E, OPCW başta olmak üzere uluslararası kurumlar görevlerini yerine getirip bölgeye bir heyet gönderene kadar eylemlerin kesintisiz biçimde devam edeceğini ifade etti.

 

İskandinavya PKK bayrakları ile yürüdü

Avrupa’nın kuzeyinde yaşayan Kurdistanlılar İsveç, Norveç ve Finlandiya’nın başkentlerinde ve iki ayrı kentte kimyasal saldırıları protesto etti. Stockholm, Oslo ve Helsinki’deki Kurdistanlılar başkentlerin ana meydanlarında bir araya gelerek  Türk devletinin Başûrê Kurdistan’da gerillalara karşı yasaklı ve kimyasal silah kullanmasını kınadı. Başta OPCW ve BM olmak üzere taraf devletlerin suskunluğunun suç ortaklığı olduğuna işaret etti. Kurdistanlılar İskandinavya başkentlerinden hükümetlerine harekete geç çağrısı yaptı.