
2013 yılında Paris'te 3 devrimci Kürt kadının yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan katliamın aydınlatılması talebiyle, Avrupa'daki Kürdistanlıların adalet arayışı sürüyor.
Paris'te 9 Ocak 2013'te katledilen Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbîn) ve Leyla Şaylemez'in (Ronahî) katilleri ve arkasındaki güçlerin adalet karşısına çıkarılması ve katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması talebiyle, bu çarşamba günü de Paris, Berlin, Münih ve Stuttgart'da Adalet Nöbet Eylemleri düzenlendi.
Paris'te Demokratik Kürt Toplum Merkezi önünde bir araya gelen Kürdistanlılar ve SKB üyesi kadınlar, ellerinde Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in fotoğraflarının bulunduğu flamalarla yürüyüşe geçti. Yol boyunca sloganlarla adalet arayışı sürerken, çevrede bulunanlara bildiri dağıtıldı.
Kürdistan Enformasyon Bürosu önüne gelen kitle, burada 3 devrimci kadın şahsında saygı duruşu gerçekleştirdi. Burada Kürt Kadın Hareketi adına Zozan Serhat kısa bir konuşma yaptı.
Katliama dair yürütülen soruşturmanın tamamlandığını hatırlatan Serhat, "Soruşturma bitti diyorlar. Önümüze katil zanlısını atıyorlar. Bunların katliamın arkasındaki güçleri yargılamaya niyetleri yok. Biz talebimizi her fırsatta yineleyeceğiz. Aileler ve avukatları dosyayı değerlendirip, karar verecekler. Ama biz adalet arayışımızı kesintiye uğratmadan eylemde olmaya devam edeceğiz" dedi.
Kim inanır?
Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in katillerinin adalet önüne çıkartılması ve katliamın bütün yönleri ile aydınlatılması talebiyle, başkent Berlin'de Mart 2013'ten bu yana sürekli Adalet Nöbet Eylemleri yapılıyor. Önceki gün de Fransa Konsolosluğu önünde yapılan eyleme Kürdistanlılar ve dostları katıldı.
Eylemde İngilizce, Almanca ve Fransızca bildiriler ve broşürler dağıtıldı. Göstericiler attıkları sloganlarla da adalet taleplerini yineledi.
Mart 2013'ten beri Adalet Nöbet Eylemi'nin organizatörlüğünü yapan Sussane Rössling düzenledikleri eylem hakkında şunları söyledi: "Her hafta burada binlerce bildiri dağıtıyoruz. Alanda genelde turistler bulunuyor. Dünyanın her yerinden gelen turistler var. Biz katliamı ve kendi amaçlarımızı anlatıyoruz. Neden medyada yer almadığını soruyorlar. Biz de sebeplerini anlatıyoruz. Çok şaşırıyorlar. Medya neden böyle sorumsuz yaklaşır diye soruyorlar" şeklinde konuştu. Rössling, soruşturmanın tamamlanması konusundaki düşüncelerini ise şu şekilde dile getirdi: "Herhangi bir şey açığa kavuşturulmadı; bu nasıl bir soruşturmadır? Silah Belçika'dan, Ömer Güney Almanya'dan gidip katliamı yapıyor; kim inanır böyle bir sonuca? Fransa hukuku böylesi katliamlardan dolayı 1970'ten beri töhmet altındadır. Biz davayı takip etmeye devam edeceğiz. Belki de ileride bir şeyler ortaya çıkar."
Rössling, başta Kürtler olmak üzere demokratik kamuoyunu Çarşamba Nöbet Eylemi'ne davet etti.
Stuttgart ve Münih'te de
Stuttgart kentinde Fransız Konsolosluğu önünde Adalet Nöbet Eylemi düzenlendi. Berlinerplatz'daki eylemde Kürt halkının adalet talebi bir kez daha dile getirildi.
Münih'te de Fransa Konsolosluğu önünde düzenlenen eylemde, Paris'te katledilen devrimciler için adalet istendi. Fransa devletine "Suskunluğunuz ortaklığınızdandır" diye seslenilen eylemde, üç kadının fotoğrafları taşındı ve Almanca bildiriler dağıtıldı.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA HABER EKİBİ