Cumartesi Anneleri’ne destek olmak amacıyla Avrupa’nın farklı kentlerinde eş zamanlı oturma eylemleri düzenlendi. Kayıp yakınları, failler yargılanana kadar direnişlerini sürdüreceklerini ifade etti.  

Gözaltında kaybedilen çocuklarının faillerinden hesap sorulması için 23 yıldır İstanbul Galatasaray Meydanı‘nda oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri’ne destek olmak amacıyla Cumartesi günü Avrupa’nın farklı kentlerinde oturma eylemi düzenlendi.

Başta Almanya olmak üzere, İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, İsviçre ve Avustralya’nın birçok kentinde, eşzamanlı olarak 700’üncü haftaya destek amaçlı gerçekleştirdiği eylemlerde AKP/MHP faşizminin Cumartesi Annelerinin 700’üncü hafta etkinliğine saldırısı da protesto edildi.  Çok sayıda kayıp yakınının da katıldığı eylemlerde, yıllardır aranan kayıpların fotoğraflarının yanı sıra, Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine dair dövizler taşındı, İstanbul İnsan Hakları Derneği’nin gönderdiği bildiri okundu. Halkların Demokratik Kongresi-Avrupa (HDK-A) öncülüğünde gerçekleştirilen eylemlere çok sayıda sol sosyalist, kadın ve demokratik örgüt destek verdi.

ALMANYA

Berlin‘de Cumartesi Anneleriyle dayanışma eylemine 1994 yılında kaybedilen Cüneyt Aydınlar’ın amcası Recep Aydınlar ve 1991 yılında kaybedilen Hüseyin Toraman’ın kardeşi Sakine Toraman katılarak birer konuşma yaptı. Berlin Gözaltı Kayıpları ve Cumartesi Anneleri’yle Dayanışma Komitesi tarafından Kottbusser Tor’ da organize edilen eylem sırasında Türk devleti tarafından gözaltında kaybedilenlerin resimleri taşındı. Komite adına konuşan Zeynep Baran, Cumartesi Anneleri eylemine saldıran Türk devletini kınadı, devamla ise “Cumartesi Anneleri çocuklarını bulmak için umutlarını tüketmeden yıllarca bu meydanlarda  seslerini yükseltti. Birçoğu şu an aramızda değil. Onlar adına biz buradayız. Analar var oldukça, bu sesi susturmaya güçleri yetmeyecektir” diye konuştu.

Recep Aydınlar 24 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Cüneyt Aydınlar’ın kaybediliş hikayesini anlattı. Sakine Toraman ise “Kardeşimi kaybeden devletti. Kayıpların en çok yaşandığı dönemin siyasi sorumlularından hesap sorulmalıdır. Türk devletini tanımak isteyenler Cumartesi Anneleri’nin resimlerine baksın. Evladını kaybeden bir annenin kaybedecek bir şeyi yok. Analar var oldukça bu eylemi susturamazsınız’ dedi.

Eylemde Berlin Alevi Toplumu, HDK Berlin ve Kayıp Yakınları Komisyonu temsilcileri de birer konuşmayla Cumartesi Anneleri’yle her zaman dayanışma içinde olacakları mesajını verdiler. Eylem; ‘Anaların öfkesi katilleri boğacak!’ ve ‘Susma, sustukça sıra sana gelecek!’ sloganlarıyla sona erdi.

‘Umudumuzu tüketemeyecekler’

Frankfurt’ta 700’üncü haftada bir araya gelen kayıp yakınları ve sivil toplum örgütü aktivistleri kayıpların akibetini sordu. Hauptwache/Zeil’de gerçekleştirilen eylemde 3 Ağustos 1999 yılında 17 yaşında kaybettirilen Serhat Yıldız’ın annesi Azize Yıldız ve babası M. Emin Yıldız birer konuşma yaptı. Sanatçı Yıldız Arslan da kayıplar için bir şarkı seslendirdi. Okunan bildiride “Faşizmin zulmüne karşı umutlarımızı tüketemeyecekler” vurgusu öne çıktı.

M. Emin Yıldız, “Ben Serhat’ı devlet bulsun diye burada değilim, zira Serhat’ı kaybeden devletin kendisidir. Ben dünya kamuoyunun vicdanına seslenmek için burdayım” dedi. Oğlu Serhat Yıldız’ın kaybedilme sürecini anlatan Yıldız, oğlu Yıldız’ı katleden devletin yüzleşmeye açık olmadığını söyledi. “Devlet korktuğu için Galatasaray’da kayıp analarına saldırıyor” diyen Yıldız, şu çağrıyı yaptı: “Toplum sesiz kalma! Bize güç ve destek ol, yoksa yarın sıra senin çocuğuna da gelecek. Bu acıyı yaşamamak için faşizmi alt edelim, diktatörlüğü yıkalım, toplumu özgürleştirelim.”

Azize Yıldız ise Avrupa’da bulunan bütün anneleri, ‘Serhatlar yaşasın diye’  seslerine ses katmaya çağırdı.

Kiel Rathaus Platz’ta da saat 12.00’de oturma eylemi yapıldı. Üzerinde kayıp fotoğraflarının yer aldığı pankartlar açılarak, şehir merkezinde halka bildiri ve karanfiller dağıtıldı.

Mannheim Wasserturm’da düzenlenen dayanışma eyleminde sık sık ‘katil devlet hesap verecek’ ve ‘annelerin öfkesi zalimleri devirecek’  sloganları atıldı. Daha sonra eyleme katılan kurum temsilcileri mesajlarını iletti. Eylem Cumartesi Annneleriyle ilgili şiir ve şarkıların dillendirilmesi ardından sona erdi.

Köln’de Heumarkt Meydanı’ndaki dayanışma etkinliklerine Cumartesi Anneleri’nden Aysel Ocak da katıldı. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat yaptığı konuşmada, “Umutlarımız tükenmeyecek. Her hafta İstanbul’da Galatasaray meydanında 23 yıldır sürdürdükleri bu mücadelede  annelerin yanındayız” dedi.

Katil devlet hesap ver!

Hamburg Altona’da demokratik sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle yapılan oturma eyleminde ise Türkiye’deki gözaltılar ve annelere uygulanan polis şiddeti kınandı. Oturma eylemine katılan konuşmacılar Alman hükümetinin Türk diktatörü Erdoğan ile işbirliği yaparak, Türkiye’deki hukuk dışı gelişmelere kayıtsız kaldığını söyledi.

Stuttgart’ın Bad Cannstatt beldesinde de Türk devletinin Cumartesi Annelerine saldırısı, ‘Gün gelecek, devran dönecek, katil devlet hesap verecek!’ ve ‘Jin Jiyan Azadi!’ sloganlarıyla protesto edildi. Cumartesi Annelerinin sesinin susturulamayacağı belirtilen eylemlerde, katiller hesap verene kadar direnişin sürdürüleceği ifade edildi.

Nürnberg’de Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu adına Ercan Kara konuştu. AKP’nin ötekileştirici zihniyetini kınayan Kara, Cumartesi Anneleri’nin sonuna kadar yanında olacaklarını belirterek, saldırıları kınadı.

FRANSA

Galatasaray önünde oturan Cumartesi annelerine polis saldırısının başladığı saatte, Paris‘in Chatelet-Les Halles meydanında da oturma eylemi başlatıldı. Çok sayıda kurumun destek verdiği eylemde, ‘Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, asla terk etmeyeceğiz’ pankartı açıldı.

Cumartesi Annelerinin 23 yıldır devam eden direnişinin selamlandığı eylemde bildiri okunurken, eylemde bulunan kayıp yakınları da birer konuşma yaptı. Hasan Ocak’ın ablası Zeynep Ocak, yaptığı kısa konuşmada aynı anda Türkiye’de yaşanan gözaltı saldırısına dikkat çekerek, failler yargılanana kadar direnişlerini sürdüreceklerini ifade etti. Kayıplar ve Cumartesi Annelerinin mücadelesini anlatan bildirilerin dağıtıldığı eylem, “Annelerin direnişi katilleri boğacak” ve “ Katil devlet hesap verecek “ sloganlarıyla sona erdi.

İSVİÇRE

’23 yıldır susmadık’

Zürih’te değişik kadın örgütlerinin çağrısıyla St. Jakob kilisesi önünde bir araya gelen kadınlar, Galatasaray Meydanı’nda uygulanan faşizmi kınayarak, “Annelerin öfkesi katilleri boğacak”, “Cumartesi anneleri yalnız değildir”, “Faşist devlet hesap verecek” sloganlarını attı. 1992 yılında gözaltında kaybedilen Hasan Gülünay’ın kızı Sevim Gülünay, saldırılara tepki göstererek, “23 yıldır o meydanda susmadık vazgeçmedik. Kayıplarımızı bulana kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

93 yılında kaybettirilen Ali Tekdağ’ın Kızı Nuran Tekdağ ise babasının hikayesini anlattıktan sonra  “Acılarımız ilk günkü gibi taze. Kayıp yakınları olarak hep bir yas halindeyiz. İlk günden son güne kadar hep bunu söylüyoruz; kemiklerimizi bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

Cenevre’de Cumartesi Anneleriyle Dayanışma İnisiyatifinin çağrısıyla bir araya gelen kitle, Galatasaray meydanındaki eyleme polis saldırısını protesto etti ve Cumartesi Anneleriyle dayanışmaya çağırdı.  “Kayıp Yakınları gerçeği öğrenmek istiyor, Gerçeğin ortaya çıkması için Cumartesi Annelerinin direnişini sahiplenelim” pankartı önünde kayıpların fotoğraflarıyla karanfiller taşındı. Erdoğan’a seslenen kayıp yakını Saniye ana “Artık ölümleri durdurun, biz barış istiyoruz. Artık yeter anaların gözyaşları. Bizler yakınlarımızın akibetini öğrenmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Basel’de ise merkez tren istasyonunda bir araya gelen kitle, kayıpların fotoğraflarını taşıyarak mumlar yaktı. İstanbul’da Cumartesi Anneleri eylemine yönelik faşist saldırılar da kınandı.

HOLLANDA

Amsterdam’da yaşayan Kürdistanlı ve Türkiyeli çok sayıda örgüt temsilcisi de Cumartesi Annelerinin çağrısına ses verdi. Dam Plein’de yapılan oturma eyleminde Cumartesi Annelerinin mücadelesini ve taleplerini içeren ve bir devlet politikası olan gözaltında kaybetmenin insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun vurgulandığı açıklama okundu. Eylem, çevredekiler tarafından ilgiyle izlendi.

BELÇİKA

Cumartesi annelerinin 700. eylemine Brüksel‘den de destek geldi. Place de la Monnaie’de bir araya gelenler, polisin saldırısını protesto etti. Bir saat süren oturma eylemi sırasında kayıp yakınlarının fotoğrafları taşındı ve Türkiye’de kayıplara karşı verilen mücadele anlatıldı. Eylem sırasında zaman zaman faşistlerin provokasyon girişimleri oldu.

İNGİLTERE

Başkent Londra’da Demokratik Güç Birliği öncülüğünde düzenlenen Cumartesi annelerinin 700. haftasındaki eyleme kitlesel katılım gerçekleşti. Trafalgar meydanında Türkiye’deki kayıp olaylarını anlatan lifletler dağıtıldı. Konuşmaların ortak mesajı, Türk devletinin faşizan politikalarına karşı mücadelenin yükseltilmesi gerektiği yönünde oldu.  GİK-DER sözcülerinden İbrahim Avcıl konuşmasında, Türk devletinin gözü kan bürünmüş bir şekilde Cumartesi Annelerine saldırdığını kaydederek, saldırının tüm ezilen halklara yönelik olduğunu söyledi ve direnişlerine Avrupa’dan ses olmaya çalıştıklarını söyledi.

Eylemde 1981 yılında İstanbu’da kaçırılıp katledilen Süleyman Cihan’ın kardeşi N. Cihan da konuşma yaptı. Cihan demokratik ve insan haklarının eşit olduğu bir Türkiye yaratmak için mücadele eden kardeşinin işkence altında kaybediliş hikayesini anlattı. Yaklaşık 2 saat süren eylemin sonunda çevredikilere ve eyleme destek veren annelere kırmızı karanfiller dağıtıldı.

AVUSTURYA

Başkent Viyana’nın merkezi meydanı Stephansplatzta’ta toplanan çok sayıda kişi “Çocuklarımız nerede” ve “Kaybetmek insanlığa karşı suçtur” yazılı pankartlar açtı. Eylemciler, gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarını da taşıdı. Çevreden geçenlere ise bildiriler dağıtıldı.

AVUSTRALYA

Melbourne’da Barış ve Demokrasi Bloku üyeleri eyalet kütüphanesi önünde toplandı. Eylemciler “Kaybolmadı inancım, tükenmedi umudum, azalmadı direncim, solmadı karanfilim, bitmedi beklentim” yazılı dövizler taşıdı. Eylemde kayıp öyküleri ve  şiirler okundu, konuşmalar yapıldı.


TJK-E: Anaların yüreği faşizmden güçlüdür

HDK-A ve TJK-E, Cumartesi Anneleri’ne yönelik polis terörünü kınadı ve ‘Cumartesi Annelerinin yanındayız’ mesajını verdi.

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), 25 Ağustos günü İstanbul’da Cumartesi Anneleri’ne yönelik devlet saldırısını yazılı bir açıklama ile kınadı.

Açıklamada, devlet tarafından kaybedilenlerin anneleri öncülüğündeki eylemin, Türk devletinin faşist saldırılarına ve zor doğa koşularına rağmen 700 hafta boyunca sürdüğü hatırlatıldı. Devamla ise ‘’Eylemin ilk haftasından beri çocuklarını ve yakınlarını katlettiği, cenazesini dahi vermediği bu insanlara faşist yüzünü gösteren Türk devleti, 700’üncü haftada da gerçek yüzünü göstermiş, başta Cumartesi Anneleri olmak üzere bütün Cumartesi İnsanları’na devlet şiddeti uygulamıştır. Faşist ve insanlıktan uzak Türk devleti bilmelidir ki, Cumartesi Anneleri’nin ve kayıp yakınlarının acıdan, öfkeden, umuttan ve özlemden ördüğü bu direniş ağı daha da büyüyecektir. Bundan önceki haftalarda da olduğu gibi Cumartesi Anneleri/İnsanları faşist saldırılara asla boyun eğmeyecek ve kaybedilenlerin failleri yargılanıp adalet yerini buluncaya kadar sürecektir. Biz Avrupa’nın her yerinde yaşayan örgütlü Kürt kadınları Cumartesi Anneleri/İnsanları’na yapılan faşist saldırıları nefretle kınıyoruz. Kayıp yakınlarının haklı mücadelesini bulunduğumuz her yerde, her koşulda sahiplenecek ve onların onurlu direnişini bütün dünyaya duyurmak için yanlarında olacağız” denildi.

‘Talepleri taleplerimizdir’

AKP-Erdoğan diktatörlüğü bu mevziye saldırarak, gözaltında kaybetme politikasını yeniden devreye mi sokmak istiyor?” diyen Halkların Demokratik Kongresi-Avrupa (HDK-A) ise Avrupa’nın birçok ülkesinde 700. hafta ile dayanışmak amacıyla eylemler gerçekleştiğini hatırlatarak, mücadelenin uluslarası kamuoyu tarafından  bundan sonra da destekleneceğini söyledi. Açıklamada AKP-Erdoğan iktidarının eyleme saldırısı kınandı.

Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu açıklamasında da Cumartesi Annelerine saldırının bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Cumartesi Annelerinin mücadelesi mücadelemiz, talepleri taleplerimizdir. Tüm demokratik ve ilerici kurum ve kişileri Cumartesi Annelerinin mücadelesini bundan sonra da sahiplenmeye ve her alanda onların sesi olmaya çağırıyoruz” denildi.

 HABER MERKEZİ