- Halkımız Newroz’da HDP’nin etrafından kenetlendi, HDP’siz bir Türkiye hayali kuranlara gereken cevabı verdi. İradesinden ve mücadelesinden taviz vermeyeceğini duyurdu. Bu duyurusu, bize emanettir; bu emaneti en güzel şekilde sahipleneceğiz ve direnerek bu gemiyi limana mutlaka ulaştıracağız.
- Halkımızdan aldığımız güç ve cesaretle demokratik siyasetteki ısrarımızı ve yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Bu yoldan dönüş yoktur ve olmayacaktır. Bunu herkes net bir şekilde bilsin. Kimse bırakın umutsuzluğu, kaygıya bile kapılmasın. Biz bu yolu mutlaka yürüyeceğiz, yol yoksa yol yapacağız.
HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, Çöktürme Planı kapsamında terör estirip HDP’yi kapatmaya çalışan AKP-MHP-Ergenekon iktidarına seslendi: "Bir kez daha Newroz meydanlarına bakın ve gerçeği görün ama cesaretiniz yok bu gerçekleri görmeye. Karanlık bir yola girdiniz, ülkeyi uçuruma sürüklüyorsunuz. Sizi durduracağız, kaybedeceksiniz."
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, Amed’de katıldığı görkemli Newroz kutlamasındaki sözlerinden dolayı hakkında, “örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla soruşturma açtığı HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, partisinin dünkü Grup Toplantısı’nda konuştu.
Newroz’un büyük bir coşkuyla geçtiğini belirten Sancar, “Milyonlar meydanlara aktı. İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Mersin’e Adana’ya, Kobanê’den Amed’e, Mahabad’dan Êlih’e, Hewlêr’den Cizre’ye, Qamişlo’dan Dilok’a uzanan Newroz kutlamaları, özgürlük ve barış mücadelesine inancın ve azmin irade beyanına dönüştü. Newroz’un en önemli mesajı, halkımızın gösterdiği cesaret ve kararlılık olmuştur. Her türlü tehdit ve saldırı karşısında halkımız asla boyun eğmeyeceğini, iradesi ve onuruyla oynanmasına izin vermeyeceğini bütün dünyaya göstermiştir. Hepsine buradan teşekkür ediyoruz” dedi.
Halkın duyurusu bize emanet
Sancar, şöyle devam etti: “Newroz’un gösterdiği bir diğer hakikat, halkımızın büyük mücadele vererek, büyük bedeller ödeyerek bugünlere getirdiği demokratik siyaset çizgisinden asla taviz vermeyeceğidir. Newroz ateşinin sıcaklığı ve coşkusuyla baharın rengarenk tablosuyla duyurmuştur. Halkımızın bu duyurusu, bize emanettir; bu emaneti en güzel şekilde sahipleneceğiz ve direnerek bu gemiyi limana mutlaka ulaştıracağız. Newroz meydanına çıkan milyonlar ve gelemeyen onlar kadar insanımız HDP’nin etrafında kenetlenmiştir. Siyaset mühendisliği yapanlara, HDP’siz bir Türkiye hayali kuranlara gereken cevabı vermiştir. Milyonlar, HDP’yi kapatma girişimlerine, vekilliklerine düşürülmesine, kayyum gaspına demokratik siyasi irademi engelleyemezsiniz, beni çiğneyemezsiniz, diyerek bunu ilan etmiştir.”
Yanlış hesap halktan döner
“Yanlış hesap halktan döner” diyen Sancar, halkın bunu Newroz’da bir kez daha gösterdiğini belirtti. Sancar, “Faşizmin kirli ve karanlık senaryolarını değil, halkın onurlu ve özgür yaşam, güçlü demokrasi ve adil barış özlemlerinin gerçeğe dönüşeceğini bir kez daha müjdelemiştir. Genç kardeşlerim, sevgili yoldaşlarım, bu Newroz’a gençliğin ruhunu ve iradesini yansıttınız. Herkese, hepimize umudun adresini bir kez daha gösterdiniz. Büyük moral ve güç verdiniz. Baskıya ve zulme boyun eğmeyeceğinizi, Newroz’la yeşeren umudun çoğalacağını, hiçbir engelin sizi yıldıramayacağını; duruşunuz, heyecanınız, cesaretiniz ve coşkunuzla herkese bir kez daha gösterdiniz. Yıllardır Newroz meydanlarındayız belki de en genç Newroz’u kutladık. Bütün meydanlar gençlerle doluydu, gençlerin gözlerinde korkuyu arayanlar, büyük yanıldı” diye konuştu.
Umudu tazelediniz, büyüttünüz
Sancar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Newroz alanlarının en güçlü sesi, iradesi ve rengi, şüphesiz siz kadınlar oldunuz. Her zamanki gibi kadınların gücünü, kararlılığını ve cesaretini bir kez daha ortaya koydunuz. Her türlü tahakküme karşı güçlü meydan okuyuşunuz, bu ülkenin kadın düşmanı ceberut iktidarın tekelinden mutlaka ama mutlaka çıkılacağının müjdesiydi. Kadın baharının bu ülkede yaşanacağına dair umudu tazelediniz, büyüttünüz. Buradan mücadelenizin önünde saygıyla eğiliyorum.
Mesaj iyi değerlendirilmeli
Barış; ekmek, su ve hava kadar bu toprakların kadim halklarının yaşamsal ihtiyacıdır. Yaşam barışla vardır, barışla anlamlıdır. 2021 Newroz’u yaşadığımız büyük tarihsel acıların son bulması için hayalini kurduğumuz onurlu barışın aciliyetini hepimize gösterdi. Halkımız barış konusunda kararlı ve ısrarlıdır. Elbette barış, çözüm masası devirerek ülkeye ağır bedeller ödeten bu siyasi iktidarla değil, halklarla, demokrasiden, ortak aydınlık gelecekten yana olan herkesle, barış ittifakıyla inşa edilecektir. Bütün demokrasi güçlerinin, demokratik kamuoyunun, Meclis’in, Newroz’da verilen mesajı dikkatle değerlendirmesi, rol ve sorumluluktan kaçınmaması, cesur olması bir ihtiyaç olarak önümüzde durmaktadır. Bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.
Bu yolda dönüş yok, olmayacak
Cesaret ve kararlılık gerektirir bu mücadele. Biz de halkımızdan aldığımız güç ve cesaretle demokratik siyasetteki ısrarımızı ve yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Bu yoldan dönüş yoktur ve olmayacaktır. Bunu herkes net bir şekilde bilsin. Bize karşı açılan kapatma davası, yargı süsü verilmiş siyasi bir intikam davasından başka bir şey değildir. Kürt halkının demokratik siyaset birikimine düşmanlıktan başka bir şey değildir. Kürt halkının onurlu barış, demokrasi ve özgürlük yürüyüşünü bütünüyle durdurma hırsından ve çabasından başka bir şey değildir. Elbette hukuki hiçbir yanı yoktur bu davanın. Hukukla tartışılacak tarafı da yoktur, çünkü bu ülkede hukuk yoktur, adalet yoktur.
Savcı, iktidarın başıdır
‘Davanın savcısı kimdir’ diye sorarsanız Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı değildir elbette. Bu davanın savcısı, iktidarın başıdır. Kapatma davası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı binasında değil, bizzat Saray’da hazırlanmıştır. O nedenle ortada hukuki bir mesele varmış gibi tartışanları da boşa enerji harcamaktan vazgeçmeye, meselenin ne kadar hayati, siyasi nitelik taşıdığını görmeye; buradan bakmaya ve konuşmaya çağırıyorum. HDP kurulduğu günden beri fiili olarak kapatılmak amacıyla kesintisiz bir şekilde baskı hamleleri ve zulüm uygulamaları ile karşı karşıyadır. Neler yapılmadı ki… Bu iktidar sürekli yalanlarla hafızayı köreltmek, toplumun hafızasını bastırmak ve unutmayı dayatmak istiyor. Yalanlar ve çarpıtmalarla. Her saldırı dalgasından daha fazla güçlenerek, büyüyerek çıktık. Demokratik olmayan seçim yarışlarından bile yüzümüzün akıyla çıktık. HDP bir bina mı, bir dükkan mıdır? Ne sanıyorsunuz? HDP meydanlardaki milyonlardır. Meydanlara gelemeyen, yüreği HDP ile atan milyonlardır.
İktidarın tükendiğinin itirafı
Bir kez daha Newroz meydanlarına bakın ve gerçeği görün ama cesaretiniz yok bu gerçekleri görmeye. Karanlık bir yola girdiniz, ülkeyi uçuruma sürüklüyorsunuz. Sizi durduracağız, kaybedeceksiniz. Bu dava aslında iktidarın tükendiğinin itirafıdır. Günlerce haftalarca tartışıldı. Yok aslında AKP kapatma davasından yana değil, MHP bastırıyor. Hepsi hikaye. Karşımızda ceberut bir iktidar var. Faşist bir iktidar var. Ne yapıyorsa bu iktidar, birlikte yapıyor. İddianame bir itirafnamedir. Buna iddianame demek bile fazladan değer biçmektir. 31 Mart ve 23 Haziran’ı unutmadınız, unutmayınız. Korkunuz büyüktür bizim de cesaretimiz büyüktür. Hem kaybettireceğiz bu iktidara hem de bu ülkeye kazandıracağız.
Kötülük yarışında hızlı
Beraatle sonuçlanan davaları delil diye koymuşlar iddianameye. Binlerce iddianame okumuşumdur bugüne kadar. Bu dönem yazılan iddianameler kadar ayıp olanlarını görmedim. Bu iktidar, geçmişteki bütün kötülükleri geride bırakacak kadar kötülük yarışında hızlı ve hırslıdır. Bu kötülük yarışının kendilerini nereye götürebileceğine geçmişteki örneklere bakarak görsünler. Bir partinin genel merkezinde, son hali sarayda hazırlanmış bir belgedir. Sonunda karşımıza bir siyasi parti bülteni çıkmıştır.
Raportör reddetsin
İlk incelemeyi yapan raportör arkadaşımıza sesleniyorum: Reddet bu iddianameyi. Reddet, ortak olma. ‘Bu iddianame kabul edilemez’ diye karar ver ve tarihin aydınlık sayfalarında yerini al.
Çöktürme Planı’nın devamı
Bu dava bir tasfiye planının parçasıdır. Çöktürme Planı’nın devamıdır, aynı zamanda intikam manifestosudur. Bu dava, kaybettikleri büyükşehir belediyelerinin intikam davasıdır. Bu dava, iktidarın ilk seçimde daha büyük kaybedecek olmasından dolayı açılan korku davasıdır. Bu dava, savaş politikaları karşısında barışı savunduğumuz için bir cezalandırma davasıdır. Bu dava, barış ve demokrasi arayışlarının yolunu, kanallarını halka kapatma davasıdır.
Vazgeçecek değiliz
Elbette kapatma davası açıldı diye mücadelemizden vazgeçecek değiliz. Neye mal olursa olsun demokratik siyasette ısrar edeceğiz. Meydanı bu karanlığa ve faşizm iklimine asla bırakmayacağız. Onlar yolumuza engeller çıkarsa bile bugüne kadar o engelleri nasıl birer birer aştıysak aynı kararlılık ve azimle bu engelleri de aşacağız. Engelleri aşacak gücümüz de, birikimimiz de, cesaretimiz de var. Siyasetin merkezine, ülke yönetimine yürüyüşümüzü güçlü adımlar ve tüm demokratik seçeneklerle daha etkili bir şekilde sürdüreceğiz. Bizim yolumuz bellidir. Haritamızı da bu yola göre belirleyeceğiz. Kimse bırakın umutsuzluğu, kaygıya bile kapılmasın. Biz bu yolu mutlaka yürüyeceğiz, yol yoksa yol yapacağız.” ANKARA
9 siyasi parti: Birlikteyiz
HDP'ye açılan kapatma davasına tepki gösteren 9 siyasi parti, birlikte mücadele edeceklerini duyurdu.
Birleşik Devrimci Parti, Demokratik Bölgeler Partisi, Emek Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Yeşil Sol Parti, Halkların Demokratik Partisi'nin kapatılması istemiyle açılan davaya yönelik yazılı açıklama yaptı.
Davanın muhalefeti etkisizleştirme amacı taşıdığı ve buna izin vermeyeceklerinin belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Millet iradesini dilinden düşürmeyen, hukuk reformu ve insan hakları eylem planı açıklayan tek adam rejimi, milyonlarca seçmenin iradesini temsil eden Halkların Demokratik Partisi’nin kapatılması için harekete geçti. Demokratik siyaset yapmaktan başka suçu olmayan yüzlerce kişi en temel siyasi haklarından yoksun bırakılmaya çalışılıyor. Ağır bir anayasal suç işlenmektedir. Çok açıktır ki, ülkeyi salgında ölüm, işsizlik ve yoksulluk sarmalına sokan, toplumsal desteğini yitiren tek adam rejimi, iktidarın demokratik bir biçimde değişmesi umudunu yok etmek istemektedir. Biz bu ülkenin demokratik hak ve özgürlüklerden yana kurumları olarak HDP’ye yöneltilen kapatma tehdidinin, ülkedeki bütün demokratik muhalefeti hedef aldığının bilincindeyiz. Bu saldırının hedefi, yalnızca HDP değil, toplumun büyük bedeller ödeyerek yaratığı ve geliştirdiği tüm demokratik birikimdir. Gasp edilmeye çalışılan hepimizin iradesi, saldırı altında olan demokratik hak ve özgürlüklerimizdir. İktidarın tüm muhalefete yönelik bu hukuk dışı saldırısına karşı ülkemizin adil demokratik barış içinde yaşayacağı günler için Halkların Demokratik Partisi’yle birlikte adalet mücadelesini sürdüreceğimizi beyan ediyoruz.”