Kürtlere 'Kürtlük'ten tutuklama

Newroz
- Newroz kutlaması sonrası gözaltına alınanlardan 11 kişinin tutuklanma gerekçesi şu: Sarı-kırmızı-yeşil renkler, Federe Kürdistan bayrağı, 'Yek rêz, yek laş, yek can welat 2+2=1', ulusal kıyafetler, Rêber Apo posterleri ve 'Oremar' eşliğinde halay.
İstanbul Yenikapı'da 22 Mart'ta kutlanan Newroz Bayramı'nın ardından 27 Mart'ta 13 kişinin evi basılarak gözaltına alındı. İstanbul Adliyesi'ne çıkarılan 13 kişiden üçü çocuk 11 kişinin "Örgüt propagandası yapmak" iddiasından tutuklanmasına karar verildi. Hatice Oynaş, Hülya Güneş, Selim Kaçan, Semanur Güneş, Boran Sarıkaya, Habib Bingöl, Helin Demir, Velid Resho ile çocuklar B.K. (16), A.A. (17) ve M.S.'nin (17) tutuklanmasında ilginç gerekçeler yer aldı.
MA'nın ulaştığı Sulh Ceza Hakimliği tutuklama kararlarında, Rêber Apo posterlerini, Federe Kürdistan bayrağını taşıma, sarı-kırmızı-yeşil bandana takma, şarkılar eşliğinde halay çekme, "Yek rêz, yek laş, yek can welat 2+2=1", yöresel elbise ve "Oremar" şarkısı gerekçeler arasında yer aldı. Tutuklananlardan Hatice Oynaş, Hülya Güneş, Selim Kaçan, Semanur Güneş'in Rêber Apo posteriyle fotoğraf çekmesi "Örgüt propagandası yapmak" sayıldı.
Kürtleri birleştirmek istiyor!
Hakimlik, Habib Bingöl'ün Federe Kürdistan bayrağını taşıması; Boran Sarıkaya'nın Newroz'a katılması ve sanal medya paylaşımları; Helin Demir'in yöresel elbise giymesi, Rêber Apo'nun açılan posterini tutması, Newroz kutlamasında halay çektiğine dair görüntüleri sanal medya hesabından "Oremar" şarkısı eşliğinde paylaşması, "Yek rêz, yek laş, yek can yek welat 2+2=1" paylaşımını yapması tutuklama gerekçesi yapıldı. Tutuklanma kararında, Helin Demir'in "Yek rêz, yek laş, yek can yek welat 2+2=1" paylaşımı, "Kürtleri birleştirip yekvücut yapmayı bahsedilen ülkelerden toprak alıp tek devlet olma anlamını taşıdığı" şeklinde yorumlandı. Velid Resho'nun tutuklanmasına ise Rêber Apo'nun posterini taşıması ve sarı-kırmızı-yeşil bandana bulundurması gerekçe gösterildi.
B.K.'nin (16) Rêber Apo'nun posterini ve sarı-kırmızı-yeşil atkı taşıması; A.A. (17) ve M.S.'nin (17) Federe Kürdistan bayrağını taşıması tutuklama gerekçesi yapıldı.
Ortada suç yok
Haklarında tutuklama kararı verilenler üzerlerine atılı "Örgüt propagandası yapma" suçlamasını reddederken Rêber Apo'nun posterinin tutuklama gerekçesi yapılmasında süreci işaret etti. PKK'nin kendini feshettiği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Rêber Apo için "kurucu önder" sıfatını kullandığını hatırlatarak, söz konusu suçlamanın oluşmadığını ifade etti. Avukatlar, Rêber Apo'nun posterinin açılması; sarı-kırmızı-yeşil renklerin tek başına "Örgüt propagandası yapma" suçunu oluşturmayacağını belirterek, Yargıtay içtihatlarına göre, propaganda unsurunun oluşabilmesi için "Cebir ve şiddet eylemlerini öven" nitelikte olması gerektiğini hatırlattı.
Avukatlar, Federe Kürdistan bayrağının suçlama konusu yapılmasına dair, bu bayrağın Irak Anayasası’nca kabul edilen bir bölgenin bayrağı olduğunu, bir örgütün bayrağı olmadığını; Federe Kürdistan yetkilileri ile Türkiye yetkililerinin karşılıklı ziyaretlerinde bu bayrağın protokol kapsamında kullanıldığını hatırlattı. Söz konusu bayrak hakkında açılan davalarda, beraat kararının verildiğini anımsatan avukatlar, müvekkillerinin serbest bırakılmasını istedi. Mahkeme ise söz konusu iddialar nedeniyle 13 kişinin "Örgüt propagandası yapmak" iddiasından tutuklanmasına karar verdi. İSTANBUL
* * *
Tutsaklar hücreye atıldı
Kilis Cezaevi’nde adli koğuş dayatmasını kabul etmeyen Müjdat Pülat ve Übeyit Temel, hücreye atıldı.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Dîlok Şube Eşbaşkanı Yusuf Kartal, Kilis L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşanan hak ihlallerine ilişkin MA'ya konuştu. Nizip ve Wan’dan Kilis’e sevk edilen Müjdat Pülat ve Übeyit Temel isimli tutsaklarla görüştüklerini belirten Kartal, tutsakların cezaevine girişten itibaren "adli suçlularla aynı koğuşta kalma" dayatmasıyla karşılaştıklarını, bu hukuksuz talebi kabul etmedikleri için de cezalandırıldıklarını ifade etti.
Tutsakların mevcut infaz rejimlerinin ağırlaştırılmış müebbet olmamasına rağmen tek kişilik hücrelerde tutulduğuna dikkat çeken Kartal, "Söz konusu tutsakların herhangi bir ağırlaştırılmış infaz rejimine tabi olmamalarına, süreli hapis cezaları almalarına rağmen; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıymış gibi bir infazla karşı karşıyalar. Bu durum çok ciddi bir hak ihlalidir" dedi.
Kötü muamele
Hücrelerde tutulan tutsakların aynı zamanda kötü muameleye maruz kaldıklarını belirten Kartal, tutsakların can güvenliği ve insani koşullar çerçevesinde bir başka cezaevine sevk edilmeyi talep ettiklerini aktardı.












