
KDP, AKP'nin politikasını benimsiyor
KDP'nin Rojava'ya yönelik politikasının Rojava sınırına kazılan hendeklerle gün yüzüne çıktığını belirten Bulut, KDP'nin Türkiye ile Rojava konusundaki görüşmelerinde, silah akışlarında ve örgüt çatışmaları gibi konularda AKP'nin "Kürt düşmanı" perspektifini PYD'ye karşı benimsediğini söyledi. Bulut, Federal Kürdistan bölgesi medyasının da Rojava devrimine yönelik düşmanların işine yarayan yayınlar yaptığının altını çizerek, örgütsel değil, ulusal çıkarlarla hareket etmek gerektiğini vurguladı.
Bulut Türkiye'nin çetelere verdiği desteğe de dikkat çekti. Türkiye'nin çetelerin Rojava'ya yönelik saldırılarına sınır geçişi de dahil olmak üzere bir çok yolla desteğini verdiğini belirten Bulut, Esat hükümetinin Kürtlerin bir kısmını yerlerinden etmesinin ardından Kürt yerleşim yerlerine Arap aşiretlerini yerleştirdiğini ifade etti.
Türkiye savaş politikası yürütüyor
Bulut, Rojava' nın, Türkiye, Suriye rejimi ve Kürtler arası ilişkiler olmak üzere üç esas sınavdan geçmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin, PYD'yi, PKK'nin bir uzantısı olarak kabul ettiğini söyleyen Bulut, "Türkiye burada bir barış süreci devam ettirirken Rojava'da kendisine bağlı ya da desteklediği silahlı gruplar, cemaatler ya da her neyse bunları PYD'nin üstüne sürerek, savaş politikası yürütüyor" dedi. Türkiye ile bu sınavın daha derinlikli adımlarla aşılması gerektiğini aktaran Bulut, hali hazırda Kobanê, Cizîrê ve Efrîn'de ilan edilen kantonlarla bir statünün olduğuna değindi. Bulut, bu statünün Suriye rejimi tarafından kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Federal Kürdistan Bölgesi ile olan sınav açısından da Bulut şunları aktardı: "Güney tecrübesine baktığımızda ciddi bir bırakujî olayının olma ihtimali var. 1992'de PKK ve KDP 1994'te Yekitî ve KDP ve 1996'da yine Yekitiîve KDP arasında yaşandı. Bırakujî yaşanır demiyorum ama bu bir çağrıdır bırakujî olayından kaçmak lazım."
'Avrupa Rojava'ya sessiz'
Rojava halk devriminin Ortadoğu açısından büyük bir önemde olduğunu ve sorunların çözümü noktasında örnek teşkil edebileceğini kaydeden Bulut, buna karşılık şu aşamada bir muhatabının olmamasının da bir sorun olduğunu söyledi. Bulut, "Ortada bir muhatap yok. Uluslararası arenada da etkili olan Suriye, Rusya ve Avrupa'da Rojava' nın özerkliği konusunda sessiz" diye belirtti.
Rojava'sız yapamadıklarını görecekler
Bulut, Rojava' nın Cenevre toplantılarında da göz ardı edildiğini ifade ederek, bu durumun daha fazla devam edemeyeceğini belirtti. ''Cenevre 3'e yetişeyim' mantığı terk edilmeli'' diyen Bulut, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Cenevre'nin de deneme sınavından geçtiğini biliyoruz. Rojava'sız yapamadıklarını, Rojava' ya ihtiyaç duyacaklarını göreceklerdir. Bizim yapmamız gereken onların bunu görmesini sağlamak.''
Lobiler oluşturulmalı
Cenevre'nin "raundlar" bütünü olduğunu vurgulayan Bulut, sadece Cenevre için değil, genel olarak Rojava ile ilgili batılı güçlerle uzun vadeli ve derin diplomatik faaliyetlerde bulunmak gerektiğine dikkat çekerek, "Sivil toplum örgütleri başı çekmeli, daha çabuk kabul görür Rojava, kapılar yüzümüze kapansa bile zorlamak lazım. Sabırla Cenevre 3' e olmazsa Cenevre 4' e hazırlık yapmak lazım. Aceleci olmamak gerekir. Mısır' a Akdeniz havzasına ve Arap ülkelerine gidebiliriz. Kapalı kapılar arkasında karar mekanizmasını etkilemek için lobiler oluşturulmalı" dedi.
Rojava'ya destek çağrısı
Faik Bulut, Rojava'da bir taraftan kazanımların korunurken, diğer taraftan da kazanımlarının anlatılması gerektiğini söyledi. Bulut, "Gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar ve tüm Türkiye, Kürdistan halkları, Rojava' ya destek vermeli ve dünyada kamuoyu oluşturmaya çağırıyorum" diye ifade etti.
GÜNEŞ ÜNSAL/DİHA/İSTANBUL