Kürtlerin Şengal konusunda ortak bir siyasetinin olması gerektiğini kaydeden Karayılan, şöyle izah etti: “PKK, PDK, PYD, YNK, Tevgera Goran, Yekgirtûya Îslamî ve güçleri olan tüm siyasi yapıların Şengal için ortaklaşmaları gerekir. Bu da Êzîdî Kürtlerin kendilerini yönetmelerine yönelik olmalı. Özel bir politika ile kendi yönetimlerini ve savunma güçlerini oluşturmak lazım. Eğer öyle olmazsa Êzîdî Kürtlerin kırılan inancı ve umudu onarılmaz ve Şengal’e dönmek için güvenmezler. Şengal’de Kürdistan yönetimine bağlı olarak kendilerini idare etmeleri ve güç sahibi olmaları sağlanmalı. Şengal’de ortak bir sistem oluşturulmalı. Êzîdîler bizattihi Şengal’de irad olmalı.”
DAIŞ’in Mexmûr, Kerkûk ve Musil’dan çıkartılmasının ardından nasıl bir satü öngörüldüğü konusunda ise Karayılan şunları ifade etti: “Biz bu hattı, Irak ile Kürdistan arasındaki merkez hat olarak görüyoruz. Elbette Arap ve Türkmenler var ama çoğunlu Kürt’tür. Şia, Kakayî, Hıristiyan, Sünni ve başka inançlar var. Bu hatta özel bir sistem öngörülmeli. Kerkûk’ün Kurdistan’ın bir parçası olduğu tartışmasızdır ama birçok garklılığı barındırıyor. Herkesin yaşayabileceği bir sistem kurulmalı. Biz demokratik ulus perspektifini öneriyoruz.”


Gerilla Güney’de kalacak mı?


HPG’nin bir savunma gücü olduğunu anımsatan Karayılan, nerede ihtiyaç varsa orada olacağını vurguladı. Karayılan, “Güney’de ihtiyaç devam edene kadar kalacak. Kürdistan güçleri arasında fitne yaratmak isteyenler, birliğinden korkanlar ve işbirlikçilerin kara propagandasına bakmak yanıltıcı olur. bunlar doğru değil. Biz. halkımızın özgürlüğünün istiyoruz, destek ve kazanımların korunması için Güney’deyiz ve dediğim gibi emin olana kadar kalacağız” dedi.