İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin Ermeni gazeteci-yazar Hrant Dink’in katillerinin yargılandığı davada zanlıların örgütlü bir suç işlemediklerine hükmetmesine tepkiler sürüyor. Kararı hemen hemen her konuda yargının yanında yer alan AKP kurmayları dahi savunamıyor.
Beş yıl süren mahkemenin ardından gelen karar büyük bir tepkiyle karşılanırken insan hakları örgütleri, demokrat kurum ve kuruluşlar AKP’yi hedefleyen açıklamalar yaptı.

ÇGD: Artık kimse güvende değil

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay, Dink kararının Türkiye’de kimsenin güvende olmadığını gösterdiğini belirterek ülkenin artık gazetecilerin, aydınları öldürenlerin devlet tarafından desteklenen bir ülke haline geldiğini söyledi. Abakay „Verilen kararda sadece, ‘Hrant Dink kendi kendini vurmuştur’ denilmediği kalmıştır. Bu adil olmayan, haksız kararla devlet de, adalet de, iktidar da zan altındadır. Cinayeti azmettiren, tetikçileri koruyan, saklayan odaklar devletin koruma kalkanı arkasında tutulmuştur“ dedi.

AI: Adalet kendisini mahkum etti

Uluslararası Af Örgütü, Hrant Dink cinayeti davasında mahkemenin verdiği karara sert tepki göstererek, „Aslında bu kararla Türkiye’de adalet kendi kendini mahkum etmiştir“ dedi. Af Örgütü açıklamasında „Aslında bu kararla Türkiye’de adalet kendi kendini mahkum etmiştir. Bu karar Türkiye’de iktidardakilerin her zaman korunacağı ve insan hakları ihlallerinin sorumlusu devlet görevlilerinin de cezalandırılmayacağını söylüyor“ denildi.

‘’Ermeni olduğu için öldürüldü“

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ise, AKP kendi iktidarından önce işlenen cinayetler için timsah gözyaşları döküp Hrant Dink cinayetinin arkasındaki güçleri koruduğunu açıkladı. Dink’in sadece Ermeni olduğu için öldürüldüğünü ifade eden HDK, „herkes bilmektedir ki, Dink’in katili yalnız değildi. Cinayetin işlendiği gün en az  beş kişinin olay yerinde bulunduğu, 14 kişinin Trabzon ve farklı yerlerde olayla bağlantı içinde olduğu, kamera kayıtları ve TİB raporlarında ortaya çıkmasına rağmen bu kanıtların üzeri kapatılmak istendi“ dedi.

İHD: Kamu görevlileri korundu
İHD Genel Merkez tarafından yapılan açıklamada, özel yetkili mahkemelerin verdiği kararlarla, siyasal iktidarın belirlediği tehdit algısına göre hareket ettiği belirtilerek, „Aslında geçmiş yıllarda olduğu gibi siyasal cinayetlerde devlet nasıl korunduysa bu davada da devlet korunmuş oldu“ ifadesi kullanıldı. AKP hükümetinin kendi iktidarı döneminde işlenen bu siyasi cinayetin açığa çıkarılmasında gerekli çabayı sarf etmediğine işaret edilen açıklamada, cinayetin işlenmesinde sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında dava açtırılmadığına ve terfi ettirildiğine dikkat çekildi.

EMEP: Katiller kahraman ilan edildi

EMEP Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada ise Şemdinli’de Umut Kitapevi’ne bomba atan askerlerden biri için dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın söylediği „Tanırım iyi çocuktur“ sözleri hatırlatılarak, „Bugün AKP hükümetinin iyi çocuklarıyla karşı karşıyayız. Hrant Dink cinayetinde mahkemenin verdiği karar ‘bunlar da AKP’nin iyi çocukları‘ dedirtecek bir karar“ denildi. Açıklamada ayrıca „Bu karar yeni katiller yaratmaya, yeni cinayetler işletmeye sevk eden, katilleri kahraman olarak ilan eden bir karardır“ ifadesi kullanıldı.

AB: Üst düzey isimler soruşturulmalı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle’nin sözcüsü Peter Stano da cinayette payı olan herkesin yargı önüne çıkarılmasına ve üst düzey yetkililerin müdahalelerine yönelik yeni soruşturmalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Stano, ‘’AİHM mahkûmiyetinde açığa çıktığı şekilde Türkiye’nin yargı sistemindeki eksikleri tamamlamasının önemini vurguluyoruz’’ dedi.

AKP kurmayları savunamadı

14. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının ardından AKP kurmayları ise „şaşırdıklarını“ ifade ederek kararı savunamadı. Yargı üzerindeki hükümet etkisi artık dünya tarafından tartışılan Türkiye’de AKP kurmayları Dink kararının ardından peşpeşe açıklama yaparak kendilerini aklamaya çalıştı. 
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ‘’Failler ağır cezalara çarptırıldılar, bundan ne ölçüde teselli bulunabilir bilmiyorum. İlk haberlerden izlediğim kadarıyla bütün failler, bu işi örgütlü yapmış olmak suçlamasından beraat ettiler. Bu, vahim bir gelişme’’ diyerek yorumda bulundu.

Ergin ‘Dava henüz bitmedi’ dedi

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yeni yargı paketini açıkladığı toplantıda sorulan bir soru üzerine, „Yargılamalar soruşturma, kovuşturma ve temyiz olmak üzere üç aşamadan oluşur. Şu anda ikinci aşama geçti. Dava bitmiş değil. Sürecin tamamlanmasının ardından değerlendirme yapmak daha doğru olur“ dedi. 


HABER MERKEZİ




Muhaliflere hayat hakkı yok


BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Hrant Dink davasında verilen karar ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıkladığı yargı paketine ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi.
Kaplan, Dink kararına ilişkin olarak, „Dink cinayetini hazırlayanlar, işleyenler, cinayetin ardından gizleyenler, karartanlar, gerçeğin üstünü örtenler, yargı süreçlerine müdahale ederek sınırlarını çerçevesini çizenler, ideolojik ortaklıkta, uyumda, karatmada, kapatmada, örtmede zihniyet birliği yapanlar, adaleti, vicdanı, insanlığı, hukuku ayaklar altına aldı“ dedi. Kaplan, AİHM kararına rağmen cinayetin, „çoluk-çocuk işi“ ve bireysel bir cinayet gibi görenlerin siyasallaşmış yargı sürecine müdahale ederek kamu vicdanının kanattıklarını, hesap sorulamaz bir yapı yarattıklarını kaydetti.
Kararın kimsenin yaşam güvencesinin olmadığını gösterdiğini belirten Kaplan, „Devletin içine sızmış cinayet aygıtı, MGK’dan, MİT’ten, Hükümetten, TSK’dan, polisten, jandarmadan, cesaret alan, devletin içine sızmış illegal cinayet şebekeleri örgütleri; yargı süreçlerini tıkayarak, delilleri karartarak, devletin ideolojisini ve siyasetini işaret ederek, sistemleşerek farklı ve muhalif olan herkese hayat hakkı olmadığının gözdağını vermişlerdir“ dedi. Hrant Dink, davasının bir dosya olmadığını kanayan bir yara olduğunu söyleyen Kaplan, Taksim’de yapılacak yürüyüşe de katılacaklarını kaydetti.