Garo Paylan: Bu seçim birkaç yıl önce gerçekleştirilseydi Ermeni toplumu buna tepki gösterirdi. Ancak bize İçişleri Bakanlığı’ndan şöyle salık verildiği söylendi: “Bunu kabul edin, kabul etmezseniz bunu bile yapamazsınız.”

ZABEL MİRKAN

Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan’ın 8 Mart 2019’da hayatını kaybetmesinin ardından başlayan seçim süreci sona erdi. Ermeni cemaatinin 85. Patriği Episkopos Sahak Maşalyan oldu.

Ancak seçimlere boykot çağrısı ve seçimlerin durdurulmasına yönelik açılan davalar damgasını vurdu. 23 Eylül tarihinde İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı seçim talimatnamesi pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Yapılan seçim adil miydi ve Ermeni toplumu hangi koşullarda seçime gidiyordu?

Zira, Cumhuriyet döneminde yapılan 1961, 1990 ve 1998 patriklik seçimlerinin aksine, İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen talimatname yurtdışı adaylarının bu seçime katılımını sınırlandırmaktaydı. 1961, 1990 ve 1998 yıllarında hazırlanan talimatnameler yurtdışı adaylıklarını da “babadan Türk” olma şartı ile kabul ediyordu.

TBMM’nin Ermeni milletvekillerinden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Garo Paylan, Patrik seçimleri konusunda itirazlarını en yüksek perdeden dile getirenlerin başında geliyor. Ermeni Patriği seçiminde oy kullanmayacağını söyleyen Paylan, seçilen kişiyi de Patriği saymayacağını belirtti. Garo Paylan’a bunun nedenini sorduk…

Siz yalnızca iktidara yakınlığıyla bilinen Ateşyan’ı değil, yekten patriklik seçimini onaylamadığınız belirttiniz, bunun nedeni neydi?

Çünkü demokratik bir seçim olmadı. 13 patrik adayı vardı ve hepsi Türkiyeli’ydi. Ruhban okulu kapalı olduğu için yeni ruhaniler yetişmiyor ve bu, bir tür dayatmaya dönüşüyor. “Elinizdekiyle yetinmek zorundasınız.” Önceden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan ruhani de patriklik seçiminde aday olabiliyordu. Şimdiyse Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma zorunluluğu var. Ve bize dayatılan 2 ruhani. Haliyle 2 ruhaniyle girilen seçim hakkaniyetli olmadığı gibi demokratik de değildi. Tam da bu nedenle Ermeni Patriği seçiminde oy kullanmayacağımı ve seçilen kişiyi de patrik olarak tanımayacağımı belirttim.

Patriklik seçimine iktidar tarafından yapılan müdahalelere Ermeni toplumu alışık mı?

Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti, tarihi boyunca Ermeni patrikliğinin statüsünü kabul etmedi. Az evvel de dediğim gibi, ruhban okulu dahi kapalı şu an. Bu okullar Osmanlı döneminde açıktı, Türkiye Cumhuriyeti döneminde ise tamamen işlevsiz hale getirildi. Kurumu tanımıyorsanız yeni ruhbanları da tanımıyorsunuz demektir. Ki zaten okul olmadığı için yeni ruhban yetiştirilme imkânı yok. Bu durumu Ermeni patrikhanesi gündemleştirdi ancak sonuç alınamadı.

Türkiye’de yaşayan Ermeniler Türkiye’deki baskı ortamından nasıl etkileniyor?

Bu seçim birkaç yıl önce gerçekleştirilseydi Ermeni toplumu buna tepki gösterirdi. Ancak bize İçişleri Bakanlığı’ndan şöyle salık verildiği söylendi: “Bunu kabul edin, kabul etmezseniz bunu bile yapamazsınız.” Ermeniler Türkiye’deki baskı ortamından azınlık psikolojisine girerek etkilendi. Böyle iklimlerde azınlıklar haliyle sessiz kalır. Büyük toplumlar sesini yükseltirse ancak azınlıklar da ses çıkarabilir...

 
 

85. Patrik Sahak Maşalyan kimdir?

   

Ermeni Patriği Sahak Maşalyan 1962 yılında Bayrampaşa’da Şahin Maşalı olarak doğdu. Vaftiz töreninde Şahan, 1992’de ruhaniliğe adım attığında da Sahak Maşalyan adıyla kutsandı. Sırasıyla Tevfik Kut İlkokulu, Gedikpaşa Ortaokulu ve Bakırköy Lisesi’nde temel eğitimini tamamladı. 1979’da İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği’ni kazandı. 1982 yılında rahip olmaya karar vererek İTÜ’den ayrıldı. 20 yaşında Ermenice öğrenmeye başladı. 1983-1987 arasında İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde eğitim görürken Ermeni Patrikhanesi’ne öğrenci olarak yerleşti. Üniversite eğitimiyle eşzamanlı olarak; Ermenice dili, tören bilgisi, kilise tarihi ve öğretileri konularında özel derslerle rahipliğe hazırlığını sürdürdü. 1986 yılında Patrik Şnork Kalustyan tarafından papaz yardımcısı olarak takdis edildi. 1988-1989 yılları arasında kısa dönem askerlik görevini Kâğıthane ve Tatvan’da tamamladı. Rojava işgaline verdiği destekle tanınan Maşalyan, patriklik için isminin açıklanmasının ardından Ermenice yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’ya teşekkür etti.