Metina alanında yaşayan köylüler, Türk birimlerce bağ ve bahçelerin bulunduğu arazilerin gizlice ateşe verildiğini söyledi. Şelazê, Kestê ve Orê köylüleri, mağdur olduklarını anlattı.
Şelazê köylüsü Mam Miheme arazisinin büyük bir bölümünün bölgedeki askeri üslerde konumlanan Türk ajanları tarafından yakıldığını ifade etti. Mam Miheme, “Kanî Masî, Bamernê’de askeri üs yapan Türk ordusu, sınırdaki karakollardan da topraklarımızı bombalıyor. Topraklarımızı terk etsinler. Yıllarca BAAS rejiminin zulmü altında yaşadık, şimdi de Türk devleti aynı zulmü yapıyor. Bizi topraklarımızdan sürmek, mağdur etmek istiyor” dedi.
Kestê Köyü’nde yaşayan Abdurahman, Güney Kürdistan bölge yönetimine halkına ve topraklarına sahip çıkması için çağrı yaparak, “Bu duruma kendileri müdahale edemiyorlarsa bile, halkın önünü açsınlar, bıraksınlar halk yapması gerekeni yapar. Halkın önünde bozuk bir araba gibi durmasınlar” diye konuştu. Türk ordusunun Güney Kürdistan topraklarında kalmasını istemediklerini ifade eden Abdurahman, “Topraklarımızı bombalıyorlar, ormanlarımızı yakıyorlar, hayvanlarımızı telef ediyorlar. Terk etsinler topraklarımızı. Bu topraklar Kürdistan toprakları, Türklerin toprakları değildir” dedi.
Kendisi de yıllarca peşmergelik yapan Abdurahman, „Ben yaşadıkça mücadele edeceğim. Tek bile kalsam gerekirse savaşacağım. Kanî Masî ve Bamernê’den Türk defolsunlar” şeklinde konuştu.
Türk ordusunun bölgedeki varlığının sadece PKK’ye karşı değil, Kürt halkını ezme ve sindirmeye dönük olduğunu da ifade eden Orê köylüsü Sadık ise tepkisini şöyle dile getirdi: “Türk devleti Kürtlerin düşmanıdır. Metina, Zap, Xakurkê ve daha birçok alanda operasyonlar yaptılar, şehitler verdik. Topraklarımızı mayınladılar, mayınlarla insanlarımız hayatını kaybetti. ’95 yılından bu yana bizim köyümüzü de top atışlarına tutuyorlar, 15 yaşında iki çocuğumuz top atışları sonucu öldü. Çobanlarımız yine öyle. Çelê Qelender’de, Kanî Masî’de Türk ordusuna ait karakollar var. Onları artık istemiyoruz topraklarımızda.”

Orê Köyü’nden Fatma Ramazanda şunları söyledi: „Çocuklarımız korkudan köyde kalamıyor, arazide kalıyorlar. Uçaklardan kaçırmak zorunda kalıyoruz çocuklarımızı. Burası bizim atalarımızın toprakları, kendi topraklarımızda bile rahat yaşayamıyoruz. Bu haksızlığın son bulması gerekir. Kaç gün önce köyümüzün içine gelip bizi korkutmaya çalıştılar. Onları köyden kovduk.”


EKİN ADA - ANF/BEHDİNAN




Türk üslerinde hazırlık


HPG Askeri Konsey Üyesi Rubar Teyî, olası bir kara saldırısına karşı her zamankinden daha fazla hazırlıklı olduklarını ifade etti.
HPG Askeri Konsey Üyesi Rubar Teyî, Türk üslerindeki hareketlilik, Türk özel savaş politikalarına ve gerillanın hazırlık düzeyine ilişkin ANF’nin sorularını yanıtladı.
Güney Kürdistan’ın Kanî Masî, Bamernê, Girê Biyê, Amediyê ve Şeladizê’de bulunan Türk üslerinde hazırlıkların olduğuna dikkat çeken HPG Askeri Konsey Üyesi Teyî, „Bu hareketliliğin karadan gelişebilecek bir operasyona dönük olduğu görülüyor” dedi. Türk üslerine yoğun askeri sevkıyat yapıldığını belirten Teyî, askeri sevkıyatın genelde gece geç saatlerde gizlice yapıldığını ifade etti. Askerlere sivil kıyafetler giydirilerek sivil araçlarla çoğunlukla Kanî Masî, Girê Biyê ve Bamernê’deki üslere aktarım yapıldığı kaydeden Teyî, üslerde daha önce bulunan tankların yerlerinin değiştirildiğini, yine sayılarının arttırıldığını söyledi.  MİT’in bölgedeki faaliyetlerine de dikkat çeken HPG Askeri Konsey Üyesi Rubar Teyî, gerillanın bulunduğu alanların ateşe veridiğini, keşif ve istihbarat çalışması yürütüldüğünü söyledi. Teyî, şunları söyledi: “Operasyonun her an başlayabileceğini söylüyorlar. Fakat bize göre operasyon başlamıştır ama sadece bir temas yaşanmamıştır. Yapmış oldukları bunca hazırlık operasyonun başladığının göstergesidir.”

HPG Askeri Konsey Üyesi Rubar Teyî, karadan saldırıya karşı hazırlık düzeylerini ve HPG güçlerinin genel durumuna ilişkin olarak da şunları söyledi: “Kapsamlı hazırlıklarımız var. Çok sert bir biçimde gereken cevap verilecektir. Kimse kuşku duymasın.”


EKİN ADA - ANF/BEHDİNAN




Hakkari’de korucu alınıyor

‘’Faili meçhul, uyuşturucu ticareti, kaçırma ve gasp“ gibi birçok olayla özdeşleşelen ve kaldırılması istenen koruculuk sistemi, Hakkari’de yaygınlaştırılıyor.
Alınan bilgilere göre; Şemdinli’ye bağlı Salara (Yaylapınar), Evliyan (Tütünlü), Rubarok (Derecik) ve Guklanuk (Korgunlar) köylerinde toplam 80 kişiye silah verildi. Silah alanların önümüzdeki günlerde, askerler tarafından eğitime alınacakları belirtildi.

Yüksekova’da da birçok kişiye silah verildiği öğrenildi. Yeni korucuların Yüksekova Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildiği, ardından da sağlık raporu için Van’a gönderildikleri belirtildi.

HAKKARİ




Kandil’de operasyon protestosu


Kandil’de Balayan alanında bulunan Reziko köylüleri, Türkiye ve İran’ın Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik operasyonlarını protesto ederek, yerel ve merkezi hükümetin saldırılara karşı tavır koymasını istedi.
Federe Kürdistan’ın Kandil bölgesindeki Balayan alanında bulunan Reziko Köyü’nde Çarçera Komitesi, Türkiye ve İran’ın askeri operasyonlarını önceki gün yürüyüşle protesto etti. Yürüyüşe öğretmenler, öğrenciler ve tüm köy halkı katıldı. Yürüyüşte sık sık “Başûr, bakur, rojhelat yek armanc û yek xebat” sloganları atıldı. Yürüyüşten sonra Çarçera Komitesi’nin hazırladığı bildiri okundu. Bildiride, “Federe Kürdistan toprakları yıllardır Türk ve İran devletlerinin saldırılarına hedef olmaktadır. Özellikle bu saldırılarda köyler hedef alınmakta, maddi zarara yol açılmaktadır. En önemlisi ise sivillerin ölümlerine neden olmalarıdır. Türk ve İran devleti Kürt halkını kendi kirli siyasetlerinin kurbanı yapmakta ve buna karşı yerel hükümet sessiz kalmaktadır” dedi.

Kürt halkının yerel hükümetin sessizliğini kabullenmediğine dikkat çekilerek, “Yerel hükümetin bu saldırılara karşı net bir tavır koymasını istiyoruz. Dola Balayan halkı olarak Türk ve İran devletinin saldırılarını kınıyor, Irak Parlamentosu’nun ve yerel hükümetin bu saldırılara karşı sessiz kalmamasını istiyoruz. Çocuklarımız için bir an önce saldırıların durmasını istiyoruz“ denildi.

KANDİL