YEREL SEÇİMLER GÜNDEMİ


Siyaset sahnesinde pek çok iniş çıkışa, ilke tanıklık ettiğim Bursa’da; aynı mücadele ateşinin tutuşturduğu, farklı siyasal zeminlerden gelerek ortak bir zeminde buluşan HDP kadın meclisi üyeleri ve belediye başkan adaylarıyla görüştük.
Bu kez gerçekten hepimiz için yeni ve heyecan verici bir birlik ve mücadele enerjisi var. İl eşbaşkan adayı Nurkan Çelik Büyük, hem Kürt hem Ermeni bir kadın olarak ayrımcılığı katmerli hissedenlerden. Üstelik, bu gün 4,5 yaşında olan oğlu Baran, daha 2 yaşındayken, eşi Av.Mehmet Deniz Büyük; Öcalan’ın avukatlarına yönelik komployla  2 yıla yakın süre tutuklu kaldı.

Çok zordu değil mi?

Nurkan Ç. Büyük: Zordu ama direncimi, umudumu yitirmedim. Hatta o içeride olduğu için oğlumu da sayarsak, üç kişilik emek sarf etmem gerektiğini düşündüm. Çünkü kazananlar mutlaka mücadele edenlerdir ve benim onlar adına da mücadele etmem gerekiyordu. Malum, toplumsal cinsiyet rollerini tam olarak aşabilmiş değiliz. Ama elinden geldiğince eşim tüm arka planı düzenlemeye, boşlukları doldurmaya çalışıyor.

Peki Bursa’da adaylığınız ve yerel seçimlere ilk kez eşbaşkanlık sistemiyle giriliyor olması hem parti içinde hem diğer kesimlerde nasıl karşılandı?
Halkın ilgisi çok. Ama HDP ve eşbaşkanlık konusunda yanlış ya da eksik bilgiler var. İnsanların bizi tanıması, programımızı öğrenmesi için açıklama yapmak gerek. Bursa’da yerel seçimlerde belediye başkanlığı düzeyinde kadın aday gösteren tek parti olan HDP’den aday olmak; hem demokrasi, hem kadın mücadelesinde çok önemli bir yol açtı. O büyük laflar söyleyen, aldıkları oyların yüzdeleriyle övünenler, dünyanın yarısı olan kadınları başkanlığa layık görmüyor! Bir tek HDP başardı bunu. Bu da olumlu karşılandığı kadar, bazı çevrelerin farklı reflekslerine de yol açıyor.

Geçtiğimiz hafta, Mor Salkım kadın derneğinin “kadın yoksa oy da yok!” sloganıyla yürüttüğü çalışma kapsamında organize edilen toplantıya katıldınız. Nasıldı tablo?

Kadınlar, erkek egemen dünyadan sıyrılıp, siyasette birbirini desteklemeli. Ancak o toplantıda, ben konuşurken CHP’li bir kadın, ‘sizin  burada yeriniz yok’ diye bağırdı.

Eşbaşkanlık kazanacak

Bursa’da siyaset yapanların yakından tanıdıkları, HDP Bursa Kadın Meclisi üyesi üyesi Ayla Yıldırım devam ediyor:
Oradaki CHP’lilerin bir kısmı tahammülsüzdü. Hatta salonu terk edenler oldu. Ama eleştirdiğimizde kendi arkadaşlarından da tepki gördüler. Sanırım bu tavır biraz da kendi siyaset yaptıkları partilerdeki gerçekle yüzleşmiş olmalarındandı. Emeklerinin ne kadar karşılıksız bırakıldığını, siyasette değersiz görüldüklerini yüzlerine vuran bir durumdu bizim kadına yönelik yaklaşımımız.
Bursa’da yıllardır siyaset ve kadın mücadelesi içinde yer alan, HDP Bursa Kadın Meclisi üyesi Necla Türemen de aynı fikirde.
“HDP’nin politikaları, diğer partilerin sadece cinsiyet ayrımcılığını değil, halkın sorunlarına karşı hiçbir çözüm önerileri olmadığını da açığa çıkarıyor. Bu yüzden HDP olarak engellemelere maruz kalıyoruz. Benim çalıştığım Nilüfer ilçede seçim bürosu bulamadık! Ya korkuyorlar, korkutuluyorlar ya da siyasi zeminde hiçbir biçimde  yer almamızı istemiyorlar. Bir de kadın olunca, işler iyice zorlaşıyor.”

Gerek adaylar arasında gerekse Bursa Kadın Meclisinde; Kürt, Alevi, Çerkez, Ermeni, Gürcü kadınlar olarak ortak yol yürümek nasıl bir tablo oluşturuyor?  
HDP Bursa Kadın Meclisi üyesi Filiz Tali: Demek ki oluyormuş” diyorlar. Bursa çok farklı etnik kökenlerin olmasına rağmen ortak mücadele etme geleneği zayıftı. HDP yalnızca kadınların değil, tüm dezatavantajlı kesimlerin, ortak mücadele edebileceği bir zemin olarak ilgi görüyor. Burada pe çok mahallede seçim bürosu açılışlarına, farklı siyasi partilere oy vermiş epeyce insan katıldı. Seçimlerden sonra da bu büronun temsilcilik olarak devamını istiyorlar.
Yıldırım Eşbaşkan adayı Filiz Ejder katılıyor: “Siyaset yapmadan kadının özgürleşebilmesi imkansız. Ben yıllardır içeride (evi kastediyor) dışarıda özgürlük ve eşitlik mücadelesi veriyorum. İçeride başardım sayılır. Bu gün eşbaşkan adayı olarak eşim tarafından da destekleniyorum. Bunu dışarıda da başaracağımızı biliyorum. Böyle bir siyasal birlik hareketinde eşbaşkan adayı olmak, bunu başarmış bir zeminde siyaset yapmak büyük onur!”
Toplantıdaki tüm kadınlar bu konuda hemfikirler…

Eşbaşkanlık sisteminin yerel yönetimlerde anlamı ne olacak?

Nilüfer İlçesinin Eşbaşkan adayı Ferdane Kılıç yanıtlıyor: Vitrin önüne konup muktedirlerce yönetilmek değil; siyasette de yaşamda da söz sahibi olmak istiyoruz. Yüzde 50 kadın kotası ve eşbaşkanlık sistemini uygulayan HDP, bu anlamda iyi bir örnek. Yerel yönetimlerde katılım “kent senin!” sloganımızda somutlaşıyor. Diğer türlü kent sadece yöneten erkeklerin kalacak.”
Gürsu İlçesi Eşbaşkan adayı Aynur Yılmaz, pide ve lahmacun salonu işletiyor. Elinin hamuruyla politika yapanlardan yani: Zaten en çok kadın vekil ve belediye başkanı olan bir yapıdan geliyoruz. Siyasetimizin ayırt edici özelliği, yaşamın her alanını doğrudan etkileyen yerel yönetimlerde kadına verdiğimiz önem. Demokratik özerklik kadınların mücadelesiyle inşa edilecek.”
Gemlik Eşbaşkan adayı Elif Gültekin Bilir: Bu güne dek yürütülen kadın mücadelesi bu gün bizim işimizi epeyce kolaylaştırıyor. Partimizde herkes bu konuda bilinçli. Ama mücadele boşluk tanımaz. Kazanımlarımızı da yeterli görmüyor ve sürekli daha ilerisini istiyoruz.”

Bursa’da kadın aday olmanın zorlukları neler?

Mudanya adayı Pınar Şanlı yanıtlıyor: İlçelerde ulusalcı yaklaşım etkili. Ama, kapsayıcılığımız, kadınların ve gençlerin yoğun olduğu bir parti oluşumuz ilgi çekiyor. İnsanlar farklı adla da olsa hep aynı iradeyi yönetici yapmış. Biz bu gün beraber yönetmeye talip olduğumuzu anlatıyoruz. Bu da bu güne dek oy verdikleri partileri sorgulamalarına neden oluyor.”

Kadın adaylar olarak temel önerileriniz, projeleriniz neler?

İl Eşbaşkan adayı Nurkan Çelik Büyük: Yerel yönetimlerde kadın bakış açısı çözüm getirir. Kadınların yönetimlerde söz sahibi olduğu bir dönemi başlatacağız. Kadınları evden çıkaracak, ev içi yükünü alacak projelerimiz var. Göç etmiş kadınlarımızı gözeterek; tüm kurumlarda anadillerinde destek alabilecekleri birimler; herkesin dil, inanç ve kültürlerini geliştirebilecekleri kurumlar oluşturacağız. Ve şiddete karşı yerel birimler, sığınaklar, adli yardım büroları oluşturacağız.
Cumalıkızık köyünde birisi ‘Kadından başkan mı olur, başımıza bela olacaklar’ diyordu. Ezenlerin, kadına yönelik şiddeti, ayrımcılığı üreten ve destekleyenlerin başına ‘bela’ olacağız!”

Irkçı saldırıların merkezi: Yıldırım!

En son BDP PM meclisinde görevli iken Bursa Yıldırım İlçesinin Eşbaşkan adayı olan Hüseyin Armağan’a yoğun seçim çalışmaları içinde sık sık ırkçı saldırılarla gündeme gelen Yıldırım’ı sorduk:
“Bursa halklar mozaiği. Kafkaslar, Karadeniz, Balkanlar ve Kürdistan’dan Bursa’ya yerleşmiş insanlar çok. Asimilasyon politikasıyla milliyetçi yargılar oluşturulmuş. 200 bin civarında Kürdün yaşadığı Yıldırım, ırkçı saldırılarla karşılaşıyor. Özellikle 99 yılında Sayın Öcalan’ın Bursa İmralı’ya getirilişiyle de etkin bir milliyetçilik geliştirildi. Yoksul mahallelerde Kürtler yaşıyor. Yüz binlerce işçinin çalıştığı bu sanayi kentinde, Kürtler fabrikalarda işe alınmaz. Şoförlük, pazarcılık ya da inşaat veya kayıtsız taşeron tekstil işçisi olurlar. Fakat kamuoyuna yansıyan linç saldırıları, bazı  güçlerin organize ettiği durumlarda yaşanıyor. Geçen yıl bir ülkücünün hayatını kaybettiği, yüzlerce işyeri ve evin hasar gördüğü saldırıların arkasında tamamen siyasi iktidar ve resmi güçler vardı. Saldıranlar değil saldırıya uğrayanlar yargılandı. İşin arka planında, o dönem Başbakan’ın Kürtlere ve BDP’ye yönelik sert açıklamaları ve Yıldırım’da Kürtlerin yaşadığı yerlerde kentsel dönüşüm vardı.”
7 mahallede kentsel dönüşüm adıyla Kürtlerin ve Romanların evleri yok pahasına alınarak, yaşam alanlarındaki birliktelikleri yok edilmeye çalışılıyor. Bu yedi mahalle Bursa bütçesinden fazla bir rant doğuruyor. Bu haksızlığı önleyebilmenin tek yolu, tüm farklılıkların eşit söz sahibi olduğu, kentimizi beraber yöneteceğimiz bir yerel yönetim modelini öngören HDP’de bir araya gelmektir.
Ve Bursa Sayın Öcalan’ın imralı tabutluğu ile değil, Bursa’dan yükselen barış ve özgürlük sesiyle yer bulacak buna inanıyorum.”

‘İmkansız’ın peşinde!

HDP Bursa İl Eşbaşkan adayı Hasan Özaydın bir eğitimci. Yıllarca sendikalarda, siyasi örgütlerde, eşitlik, özgürlük, barış mücadelesi yürütmüş. Bursa’da toplumsal muhalefetin yakından tanıdığı bir isim.

HDP nedir diye başlasak söze?

HDP, Bu topraklarda eksikliği en çok hissedilenlerin; barışın, özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin tesisi için, tüm ezilen kesimlerin ortak mücadele aracıdır. Barış, özgürlük, emeğin hakları,insanca bir yaşam, doğanın ve tüm canlıların haklarının güvencede olması ve ayrımcılığın son bulması için beraber yönetelim diyoruz.

Sizin çözüm önerileriniz neler olacak?

HDP olarak en önemli önerimiz, halkın kendi yaşadığı alanlarda kendi ihtiyaçları doğrultusunda yönetimlere katılması yani öz yönetim. Yerel yönetimler hizmet mekanizmaları olması gerekirken, siyasi iktidarların arpalıkları haline getirildi. Biz rant için değil, halkın ihtiyaçları için adayız. İlk olarak yaşam alanlarımızın mahallelerimizin düzenlenmesi ve yoğun işsizlik ve yoksulluk sorunu için adım atmakla başlayacağız.

Halkın “oyum boşa gider” kaygısı yaşandığı söyleniyor.

Anlattıklarımıza ‘şurası yanlış’ diyemiyorlar. Ama genellikle ‘hayal peşindesiniz’ ya da ‘kazanamazsınız oyumuz boşa gider’ yaklaşımı var. Ben o zaman Che’nin meşhur sözüyle “imkansızı istiyoruz çünkü gerçekçiyiz” diyorum. ‘Mevcut partilere bu zamana kadar oy verildi de oy o oy doluya mı gitti?’ diyorum. Giden, halkın hakları ve parası oldu. On yıl önce bugün kazandığımız belediyeleri de kimse alacağımıza inanmıyordu. Bursa’da da olmaz denilenler olacaktır. Ve biliyoruz ki bu seçimler sadece yerel seçim değil. Bu seçimler, ateşkesi müzakereye dönüştürmek yerine tekrar savaşa dönüştürmek isteyenlere karşı barışın oyu olacak. Bu seçimlerde metropollerde alacağımız her oy, aynı zamanda genel seçimlerde barajın aşılacağını ve siyaset sahnesine bir yıl sonra parlamentonun önemli bir gücü olarak gireceğimizi de gösterecek. Eşitsiz bir seçim sistemi içinde, eşitsiz ekonomi ve egemenlere hizmet eden ana akım medyaya aldırmadan, halkımızın desteğiyle çalışma sürdürüyoruz. Mahallelerde halkımız kendi yerlerini seçim bürolarına dönüştürüyor. Halk kendi kendini yönetmeyi HDP ile sağlayacak ve kendi yaşamının söz sahibi olacak.”
***
Bursa’nın seçim manzarası bu kadarla sınırlı değil elbette. Ama bu kadarı bile, Bursa’da artık nasıl bir değişim rüzgarının estiğini gözler önüne sermeye yeter. Gerisi hayallerimize ne kadar sadık olduğumuza kalmış!
Şairin dediği gibi;
“Belki bir sağanak boşanır apansız
Yüzyıllık bir yağmur başlar
Ve sinsi bir hastalığa dönmeden alışkanlıklar
Yok olup gider her şey”
(Ahmet Telli)


HAZIRLAYAN: AYŞE BATUMLU