
İzmir'in Aliağa İlçesi'nde bulunan Şakran Çocuk Cezaevi'nde arkadaşı H.D. ile birlikte 21 gün süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde kaldıktan sonra, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan'ın ricasıyla bıraktılar. U.D. gönderdiği mektupta kısacık ömrüne sığanları anlattı. U.D.'nin duygu ve düşüncelerini kaleme aldığı mektup özetle şöyle:
"1996 yılında Cizre'de doğdum. Annelerimizin gözyaşının durmak bilmediği bir coğrafyada yaşıyordum. 2002 yılında okula başladım. Sıfır Türkçeyle başladığım okulu 5 teşekkür, 2 takdir ve 1 onur belgesi alarak bitirdim.
Arkadaşımın beyni…
2008 yılının 15 Şubat protestosu sırasında akrabam ve arkadaşım Yahya Menekşe ters yönden gelen bir polis panzeri tarafından ezilerek öldürüldü. Yanına geldiğimde kafatasından yerlere dökülen kan ve beyninden başka bir şey kalmamıştı. Arkadaşımın beynini kendi elimle bir poşete koyarak camii duvarının kenarına bırakarak eve gittim. Evde Kürtçe ağıtlar yeri göğü sallıyordu. Şu ana kadar Yahya'yı öldüren sorumlular hakkında hiç bir işlem yapılmadı. 2009 yılında KCK adı altında yapılan operasyonlarda birlerce siyasetçi, gazeteci, sanatçı ve akademisyen hapishaneye atılarak 'terörist" ilan edildi.
Ağabeyimin yanında araba tamircisiydim. 11 kardeşiz.
15 yaşında katıldı…
Haksızlıklara sessiz kalamadım ve 2011 yılında özgürlük mücadelesine katıldım. Daha 15 yaşına bile girmemiştim. Yaklaşık 5 ay özgürlük mücadelesinde yer aldım. Bu kısa sürede parçalanmış bedenler, patlayan kafatasları gördüm.
5 ay sonra esaret
Devlet güçlerinin üzerimize yoğun bir şekilde geldiği bir dönemde 2 arkadaşımla birlikte esir düştüm. Yakalandığımızda üzerimizde bir şey yoktu, işkencelerden geçtim. Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılarak tutuklandık. Bizi Mardin E Tipi Cezaevi'nde gönderdiler.
Kürtçe savunma
Cezaevinde Kürtçe savunmamı bir kağıda yazarak mahkemeye gittim. Çünkü mahkemede Kürtçe konuşmama izin verilmeyeceklerini biliyordum. Onun için savunmamı yazılı olarak Kürtçe verdim ama yazılı savunmam kabul edilmedi.
12 yıl hapis
Daha sonra göstermelik bir mahkemeden geçirildik. Beni 'Ülkenin birlik ve bütünlüğünü bölmekle' suçlayıp 36 yıl 9 ay hapis cezası verdiler. Yaş küçüklüğünden cezam üçte bir oranında indirilerek, cezam 12 yıl 3 aya indirildi.
Cezaevinde zulüm
Yaklaşık bir yıldır cezaevindeyim. Mardin Cezaevi'nde 16 yaşıma girdim. Ardından cezaevinde çıkan yangın sonrası Şakran Çocuk ve Gençlik Kapalı Cezaevi'ne sürgün edildim. Gardiyanlar girişte bana ve 10 arkadaşıma çıplak arama dayatarak bizden elbiselerimizi çıkarmamızı söylediler. Kabul etmedik. Yerlere yatırarak elbiselerimizi zorla çıkardılar. Gardiyanlar fiziksel işkence yaptılar. 'Müdürün talimatı' denilerek, saçlarımızı zorla kestiler. Bu uygulama ile ilgili görüştüğüm cezaevi müdürü adeta bizlerle dalga geçerek saçlarımızın güzel olduğunu söyledi. Bizleri havalandırmada tek sıraya koyarak "1,2,3,4,... "diye sayın diyorlardı. Hakaret ve küfür ediyorlardı. Kitap ve gazeteler verilmiyordu. Bizlerde bu koşulları protesto etmek amacıyla bir hafta açlık grevine girdik. Koşullarımızı kısmi olarak düzeltmeleri ardından sonlandırdık.
Açlık grevi…
Ben ve arkadaşım anadilde savunma ve eğitim hakkı ile Öcalan'ın özgürlüğü için açlık grevine girdik. Çok kararlıydık. Sonunda BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan bizimle görüştü ve 21. gününde sonlandırdık. İki nedenden sonlandırdık:
- Diğer cezaevlerinde açlık grevinde olan arkadaşlarımızı olumsuz etkiliyorduk.
- Medya açlık grevine giren 15, 16 ve 17 yaşlarındaki çocukların 'kandırıldığını' iddia ediyordu.
Disiplin soruşturması
Hakkımızda disiplin soruşturması açıldı. Yazılı olarak Kürtçe savunma yaptık, kabul edilmedi. Sonu ne olursa olsun geri adım atmayacağız.