Kazım Koyuncu, 25 Haziran 2005’te yaşamını yitirdi. Onu ölümsüzleştiren ve çok kısa bir sürede de efsane haline getiren taşıdığı kimliği ve verdiği mücadeledir. Karadeniz'de Çernobil faciasının ardından artan kanser vakalarına dikkat çeken ve kendi halkının ve kültürüne vefa borcunu ödemek için Lazca grup kuran Koyuncu, aynı zamanda halkların dostluğuna olan inancı ile ilk konserini Amed'de (Diyarbakır) verecek kadar evrensel düşünen bir sanatçıydı. O, sadece sesi ve sanatçılığıyla değil verdiği mücadele ile de adından sıkça sözettirdi.


Lazca müzik için büyük emek verdi

Kazım Koyuncu, 1972 yılında Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Sugören köyünde doğdu. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı. İstanbul'a üniversite eğitimi için gittikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden siyasi nedenlerle ayrıldı. 20 yaşında iken, 1992'de Ali Elver'le "Dinmeyen" adlı rock müzik grubunu kurdu ve profesyonel müzik yapmaya başladı. Daha sonra Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrıldı. 1993'de Mehmedali Barış Beşli ile Lazca müzik yapmak amacıyla Şuku grubunu kurdu. İki arkadaş bir yıl sonra aralarına İlhan Karahan ve Metin Kalaç'ı da alarak grubun adını Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) dönüştürmüş ve 1995 başında Va Mişkunan (Bilmiyoruz) albümüyle Lazca rockın ilk örneğini vermişti. Dört yıl içinde Zuğaşi Berepe, kamuoyuna pek yansımasa da önemli işler yaptı ve konserlerle hedefini gerçekleştirmeye çalıştı. 1998'de de İgzas (Gidiyor) adlı albümlerini çıkardılar. Koyuncu,y alnızca Lazca şarkı söylemekle kalmadı; Lazcayı çeşitli platformlarda savundu.

Unutulmayanlardan oldu
1999 yılından sonra Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etti ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer aldı. 2001'de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardı. Daha sonra Gülbeyaz adlı dizinin hem müziklerini yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev aldı. Daha sonra da Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırladı. Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde, dinleyicilerinin ilgisini arttırdı. Ancak aynı yıl akciğer kanseri teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı. 25 Haziran 2005'de, 33 yaşında, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Kazım Koyuncu, ölmeden önce “Ben bütün savaşımı özgürlük için veriyorum yoksa ölümden korktuğum için falan değil..” demişti. Çünkü O, insanı ve doğayı sömüren sisteme karşı mücadelesinden taviz vermedi. Doğayı kirletenlerle, sömürenlerle de mücadele etti. Emek mücadelesinde yerini aldı. Barış için mesaj vermek amacıyla Amed'e gitti ve kardeşlik şarkıları söyledi.

KÜLTÜR SERVİSİ