Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu (KON-KURD) 19. Olağan Kongresi’nde, hem ismini hem de kapsamını değiştirdi. Kongrede Kürtçe “Kongreya Civaka Demokratik a Kurd li Ewrupa” adıyla örgütlenecek KCD-Ewrupa’nın tüzüğü de oybirliğiyle kabul edildi.

Belçika’nın Vervies kentinde hafta sonu yapılan Avrupa Kürt Dernekleri Avrupa ülkelerinde bulunan 12 federasyon üyesi 175 derneği toplayan en büyük Kürt kurumu olan KON-KURD’un 19. Olağan Kongresi’nde, önemli kararlar alındı. 300’ye yakın delegenin katıldığı kongrede KON-KURD’un bir yıllık çalışması masaya yatırıldı.
Çok sayıda misafir ve konuk arasında KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal da  vardı. KONGRA GEL Başkanı, KON-KURD’un Kürdistan ve bölgede tarihi olayların yaşandığı bir süreçte kongresini yaptığını belirterek “Bütün kurumlarımız, kendini ciddi bir şekilde örgütleyerek, yeni sürece katılmalılar. Biz ancak o zaman sürece cevap olabilir, kendimizi varedebiliriz. Bu kongre Avrupa’da Kürtlerin terörize eden güçlere bir cevap olmalı. Onların Kürtlerin üzerindeki politikaları boşa çıkarması gerekiyor. Biz bu perspektif ile çalışmalarımıza yüklenmeliyiz” dedi.
Kartal’dan sonra Demokratik Güç Birliği Platformu bileşenlerinden olan ATİK, AVEG-KON, DİDF temsilcileri ile 2. Barış Grubu üyesi Hacı Çelik ve kongrenin yapıldığı kentinde Belediye Başkanı Marc Elsen de birer konuşma yaptı.

Yeni model

Konuşmalardan sonra KON-KURD yönetiminin raporu okundu. Raporda, siyasi süreç ile Kürt kurumlarına yönelik olumsuzluklar özetlendikten sonra yeni döneme ilişkin tespitlere yer verildi: “Konfederasyonumuz bünyesindeki federasyon ve dernekler dışında ihtiyaçtan kaynaklı siyasal, toplumsal, ekonomik, inançsal, eğitsel, kültürel, sanatsal, sportif, diplomatik, basın-yayın vb. alanlarda birçok yeni dernek, federasyon, vakıf, birlik, kurum, meclis, enstitü, akademi, inisiyatif ortaya çıkmıştır. Konfederasyon, federasyon ve derneklerin çalışma alanlarına giren birçok faaliyet ve etkinlik, ayın zamanda söz konusu yapılanmalar tarafından da geliştirilmektedir. Aynı toplumsal tabana hitap edildiği ve ona dayalı çalışma yürütülmesinden kaynaklı, çoğu zaman aynı konuda birçok kurumun yoğunlaşma, emek, enerji ve zaman harcaması yaşanıyor. Bu da halk ve kurumları olarak zaten sınırlı olan her bakımdan kaynaklarımızı daha örgütlü, verimli ve sonuç alıcı tarz ve tempoda değerlendirmede, yapısal bir sorun olarak önümüze çıkmaktadır. Sonuç olarak gelinen aşamada hem siyasal sürecin gerçekliği, hem halkımızın artan, çeşitlenen, değişen ihtiyaç ve sorunları aşmak için konfederasyon ve bağlı kurumlarımızın kendilerini yeniden bir örgütlülüğe kavuşturma ve yapılandırması, zamanın ruhuna da uygun olarak zorunlu hale gelmiştir.”

Aktif katılım

Çözüm ve barış sürecinin beklentilerine yanıt olması için KON-KURD’un önemli bir misyon üstlendiği belirtilen raporda, son olarak şu çağrı yapıldı: “Yeniden yapılanma çalışmamızın, yaşadığımız tüm alanlarda gerçekleşmesi ve başarısı için bağlı federasyon, dernek yönetimlerimiz ve üyelerimizle, halı hazırda konfederasyonumuz çatısı altında bulunmayan halkımızın buradaki ulusal-toplumsal diğer demokratik kurum ve kuruluşlarına bu sürece aktif katılma çağrısı yapıyoruz.”

Delegeler konuştu

Rapordan sonra kongreye katılan delegeler 7 dakikayı geçmemek şartıyla söz aldı. Delegeler kadın ve gençliği öne çıkaran öneriler de bulundu. Yine başlatılan kampanyaların Kürdistanlılar yaşadığı ülkenin diliyle duyurulması, Kürdistanlıların yaşadığı sorunları gidermek için çalışmaların derinleştirilmesi, örgütlenmenin yeni döneme göre yapılması konusunda öneriler ortaya çıktı.

Bütün kurumların çatısı

Değerlendirmelerin ardından KON-KURD’un yeni tüzük ve programına ilişkin hazırlanan taslak oybirliğiyle kabul edildi. Buna göre KON-KURD’un ismi Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCD-Ewrupa) olarak değiştirildi. Yeni modelin Avrupa’daki bütün Kürt hareketini kapsayacak bir çatı örgütlemesi olacağı belirtilerek KCD-Ewrupa’nın temsiliyeti şu şekilde tanımlandı: “Sadece dernek federasyonlarının çatı örgütü değil, kadın, gençlik, kültür-sanat, spor, ekonomik, mesleki, inanç, eğitim, dil-tarih vb. alanlarda faaliyet yürüten çok sayıdaki kurum, kuruluşun ülkeler düzeyindeki yapılanması olan birlik, federasyon, inisiyatif ve konfederasyonların Avrupa genelinde kurumlaşmış temsilcisi olur. Bu değişim ve yeni örgütlenme, çalışma tarzını, mevcut durumda konfederasyona bağlı ülke federasyonları ve bağlı derneklerine doğru indirgeyebiliriz. Bir diğer deyişle her ülkede bu perspektif temelinde Kürt Demokratik Toplum Merkezleri oluşturulur ve çalışma alanları bu tanımlara göre yeniden belirlenir. Aynı eksende her şehirdeki meclis, dernek, vakıf, birlik, inisiyatif vb. kurum ve çalışma alanları da ilgili yerin adı altında o şehrin yasal ve tüzel kurumu ve muhatabı olarak kendisini Kürt demokratik toplum merkezleri olarak örgütleyebilir.”
Kongrede Kürtçe “Kongreya Civaka Demokratik a Kurd li Ewrupa” adıyla örgütlenecek KCD-Ewrupa’nın tüzüğü de oy birliğiyle kabul edildi.

Özgürlükçü ve demokratik
Merkezinin Brüksel’de ve tüzel kişiliğinin Belçika yasalarına uygun olacağı KCD-Ewrupa, demokratik bir kitle örgütü olmayı esas alıyor. KCD-Ewrupa’nın dünya görüşü veya dini inanç, ulusal ve etnik köken farkı gözetmeyeceği belirtilen tüzükte şu maddeler dikkat çekti:
-  KCD-Ewrupa Kürt halkının kültürel benliğini, inanç ve felsefi değerlerini koruma ve geliştirmesi için çalışır. BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile diğer uluslararası insan hakları bildirgelerini, hukukun evrensel ilkelerini, insan hak ve özgürlüklerini tanır ve bu ilkeleri her koşul altında savunur. KCD-Ewrupa çoğulcu, özgürlükçü, demokratik ve hukuk kurallarına bağlı bir kuruluştur. Tüm hakların yanı sıra özellikle kadın, çocuk, göçmen ve mülteci haklarının takipçisi ve uygulayıcısı olacağına yazılı ve sözlü olarak kabul eder. Başta ırk, cins ve inanca yönelik olmak üzere her türlü ayrımcılığı mahkum eder.
- KCD-Ewrupa, Avrupa’da yaşayan Kürt toplumunun sosyal, siyasal ve kültürel haklarının kazanılması, korunması ve geliştirilmesine yönelik olarak ulusal ve uluslararası yasalar ve insan hakları evrensel bildirgeleri, hükümleri çerçevesinde demokratik yasalar çalışmalar yapar. KCD-Ewrupa, Avrupa’da yaşayan Kürtlerin kültürel, sosyal ve siyasal çıkarlarını toplumsal yapılar içerisinde ilgili yasa ve kurumlara karşı savunur ve bu çıkarları gözeten kurumların oluşturulmasına var olanların geliştirilmesine yardımcı olur; Avrupa’da yaşayan bütün Kürtlerin kültürel, sosyal, ekonomik birlik ve bütünselliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapar. Kürtlerin sosyal ve kültürel alandaki ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır.
KCD-Ewrupa’nın Kürtlerin kendi öz kimliklerini koruyarak bulundukları ülke halklarıyla kaynaşmasına özen göstereceğine dikkat çekilerek, Kürt dili ve tarihine ilişkin araştırmalar yapacağı, bu konuda Kürt halkını ve genel kamuoyunu aydınlatıcı, eğitici seminer, konferans, panel, kurs vb. etkinlik düzenleyeceği bildirildi. KCD-Ewrupa’nın özellikle kadın ve gençlik örgütlenmesi ağırlık vereceği mesajı verilerek KCD-Ewrupa’nın üyeliğine ilişkin ise tüzükte şu madde dikkat çekti: “Avrupa’da kurulmuş ve kuruluşları resmi makamlarca tescil edilmiş her Kürdistani federasyon, kurum, birlik, vakıflar, kulüpler, toplum merkezleri, ibadet merkezleri ve dernekler yazılı başvurarak üye olabilir.”
Kongre bir yıllık planlama taslağının oylanıp onaylanmasıyla sona erdi. 


PERWER YAŞ/ANF/VERVIES




Ne dediler?

Fatma Leblebici: İsviçre Bern’deki dernek yönetimi adına kongreye katıldım. Uzun bir süredir yeni sürece dair bir tartışma içindeyiz. Bizler her zaman yürüttüğümüz çalışmayı “daha nasıl başarıya ulaştırabiliriz” arayışı içeresindeyiz. Çünkü bir halk adına çalışma yürüttüğümüzün farkındayız. Avrupa’daki kurumlarımızda birçok sıkıntı var. Aramıza yeni arkadaşlar almıyoruz. Ülkede çalışmalar yürütümüş ama Avrupa’ya çıkmak zorunda kalan arkadaşlarımızı çalışmalarımıza katamadık. Derneklerimiz toplumun ihtiyaçları için açıldı ancak giderek bir daralma yaşadı. Çalışmalarımız çok tekniki kaldı. Bütün bunları kongrede görebildik. Bunları aşmak için yenilenme kaçınılmaz oldu. İnanıyorum ki bu kongreyle birlikte daha kapsayıcı olacağız. Siyaseti daha profesyonel yapmanın koşullarını yaratacağız. Kişisel kaygılardan ziyade kollektif bir çalışmayı esas alacağız. Bu yeni dönemde komplekslerimizi aşamamız gerekecek ve daha çok örgütsel kaygılarla hareket edeceğiz. Kongrede bu heyecanı gördüm. Bu süreci kazanacağız.
Nuran Tektak: Kongreye İsviçre Zürih’ten katılıyorum. KON-KURD ile FEKAR’ın yönetimindeydim ve federasyonun eşbaşkanıyım. Kürtler Avrupa’da yer edindi ve bundan kaynaklı olarak kurumlarımız çoğaldı. Konfederasyon tek başına ihtiyaca cevap veremez. Kongrede tüm alanları ve farklılıkları kapsayan tarihi kararlar alındı. Artık herkes ayrı ayrı kurumlardan ziyade bir çatı örgütünde biraraya gelecek. Zorlanmalar olacak, alışkanlıklar bırakılmak istenmeyecek ancak bunların hepsi mutlaka aşılacaktır. Ayrıca yeni oluşumla birlikte birçok toplantıyı teke indirmiş de olacağız, bu da bütün kurumlar aynı anda bilgi sahibi olacaktır demektir. Lobi çalışmalarına herkes kendi cephesinde dahil olacak. Ancak yerelde içselleştirilmediği sürece alınan kararların ayakları havada kalır. Bu nedenle Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın önümüze koyduğu projeyi bir an öcne algılamak, içselleştirmek ve pratiğe geçirmek zorundayız.
Mihrem Yiğit: Kongrede konuşmacılarında bu veya şu şekilde belirttiği gibi yeni bir sayfa açılıyor. Bu yeni aşamayı, önceki döneme borçluyuz. Önceki dönem çok şey getirdi. Gücümüzü daha etkin kamuoyunu daha olumlu etkileyecek tarzda kullanabiliriz. Olumludur. Yeni bir aşamaya geçeceğiz. Ayrıca ‘Nehat Femkirin Kampanyası’na ilişkin hakim diller terkedilerek tüm kurumlarımızda ve çalışmalarımızda mümkün mertebe kendi dilimizi veya lehçelerimizi kullanalım.

BİRGÜL ROAVA/VERVIES