
“Cennetin olmadığını hayal et
Eğer denersen bu kolay
Altımızda cehennem yok
Üstümüzdeyse sadece gökyüzü var
Hayal et bütün insanların
bu gün için yaşadığını…
Hiç ülke olmadığını hayal et
Bunu yapmak zor değil
Öldürecek ve uğruna ölecek bir şey yok
Ve din de yok
Hayal et bütün insanların
hayatı barış içinde yaşadığını.”
Arif Mostarlı
Bize bu sözlerle seslenen adam, John Lennon, 36 yıl önce 8 Aralık 1980’de öldürüldü. 1960’larda kendisine nasıl öleceği sorulduğunda, “Büyük bir olasılıkla bir kaçık tarafından haklanırım” demişti; gerçekten de öyle oldu. Akli dengesi yerinde olmadığı iddia edilen biri tarafından, New York’ta kaldığı otelin önünde vuruldu.
Böylece 20’nci yüzyılın en büyük efsanelerinden biri aramızdan ayrılmıştı.
Liverpool’dan dünyaya
9 Ekim 1940’ta İngiltere’nin Liverpool kentinde bir işçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Lennon, ilk gitarını teyzesinden aldı ve daha sonra da hiç bırakmadı. Bu sırada Paul McCartney’le ve daha sonra George Harrison’la tanıştı. Yakın arkadaşı Stu Sutcliffe gruba katıldığında ise artık Beatles efsanesi doğmaya başlamıştı. Ringo Starr da katıldıktan sonra ilk 45’lik ve arkası geldi. Belki bizim anladığımız anlamda radikal değillerdi ama hep aykırı oldular. Özellikle de Lennon. Daha küçükken “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna, “Mutlu olacağım” diyen Lennon, yaşamı boyunca şiddet ve savaş karşıtı oldu. Beatles müzik dünyasında yepyeni bir çağın öncüsüydü. 1962-1970 arasında bütün dünyayı sallayan grup, ilerleyen yıllarda biraz da Lennon’un özel yaşamı yüzünden dağıldığında, Lennon hayatında büyük bir öneme sahip olacak olan Yoko Ono’yla yeni bir maceraya atılacaktı.
İsa’dan bile daha ünlü
Aşkını ve dünya görüşünü çok daha net ve çok daha özgür bir biçimde ifade eden John Lennon, sadece bir rock yıldızı olmakla kalmayıp, bir barış aktivisti, gerçek bir hümanist ve mistik bir karakter olarak yoluna devam etti.
Bütün bunlar özellikle ABD’de başına epey bela açtı. “The Beatles şu anda İsa’dan bile daha ünlü” dediğinde böyle oldu örneğin; İngiliz kraliyet ailesi adına verilen bir konserde söylediği, “Daha ucuz koltukları olanlar ellerinizi çırpabilir misiniz? Onun dışındaki herkes, sadece mücevherlerinizi şıngırdatsanız yeter” sözleri de epey gürültü yarattı.
New York’ta hayatını sürdüren Lennon ve Ono, Başkan Nixon tarafından da “ulusal tehlike” olarak hedef gösterilmiş ve sınır dışı edilmek istenmişti. Çünkü Lennon, yazdığı şarkılarla, söylediği sözlerle özellikle Vietnam Savaşı’nı sorgulamakta ve barış eylemlerine çağırmaktaydı. “Herkes yeni bir televizyon seti yerine barış isteseydi, barış gerçek olurdu” sözleri ona aitti örneğin. Aynı yıllarda yazdığı “Bir işçi sınıfı kahramanı olunmalı” diye başlayan ‘Working class hero’ parçası da büyük ses getirmişti.
Ayağa kalk!
“Hayat, siz başka planlar yaparak meşgul olduğunuz sırada size olan şeydir” diyordu bir şarkısında. Ölümüyle kendi kehanetini doğruladı gerçi ama ABD devleti tarafından hedef gösterilmiş olmasından ötürü, birçok insan bu cinayetin bir “gizli servis” işi olduğuna inanıyor.
Her ne olursa olsun, gerek Beatles içindeyken, gerekse de daha sonra Lennon hep aykırı ve ayrıksı oldu. Sadece barış yanlısı olması bile 1960’ların ABD’sinde zaten aforoz edilmesi için yeterliydi.
Lennon’un sistem karşıtı taşlamalar ile barış ve sevgi güzellemeleri arasında gidip gelen şarkıları bugün dahi geçerliliğini koruyor ve sistemin bizi değersiz hissettirme çabasına rağmen, hepimizin ne kadar değerli, eşsiz ve ışık saçan varlıklar olduğumuzun altını çiziyor. Ve şöyle söylüyor bize, yıllar öncesinden:
“Devrim istediğini söylüyorsun
Hemen başlamalıyız buna
Ayağa kalk
Ve sokaklara çık!”