
Netzwerk Recherche (Araştırma Ağı) adlı gazetecilik örgütü, Leuchtturm (Deniz Feneri) Ödülü'nü Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'a Hamburg kentinde düzenlenen törende teslim etti.
700 araştırmacı gazetecinin üyesi olduğu örgüt, ödülünü ilk kez Alman olmayan bir meslektaşına layık gördü. Törende Can Dündar'ın Suriye'deki çete örgütlere Türkiye'den silah gönderildiğine ilişkin araştırmaları ve basın özgürlüğü için verdiği mücadele nedeniyle ödüle layık görüldüğü belirtildi.
AP Başkanı ödülü takdim etti
Cuma akşamı yapılan törende Dündar'a ödülünü Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz takdim etti. Schulz, Dündar'a ödülü verirken "Bu ödül basının merkezi Hamburg şehrinden Ankara hükümetine açık bir mesajdır. Anlaşıldığını umarım" dedi.
Özgür geleceğin tünelini kazacağız
Can Dündar ise teşekkür konuşmasında "Bu ödül Türk hükümetine mesaj olduğu kadar Türkiye'deki tüm özgürlük savaşçılarına da bir mesajdır. Bugün de gördük ki özgürlük savaşçıları yalnız değildir. Artık sözcüklerimizle mezarlarımızı değil, bizi dünyanın en büyük gazeteci hapishanesinden özgür bir geleceğe götürecek tüneli kazacağız" dedi.
Ödül töreni sonrası görüştüğümüz Can Dündar, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.
Can Dündar tanık olmaya hazır
Deneyimli gazeteci, Hamburg'ta yargılanan Kürt siyasetçi Bedrettin Kavak'ın avukatlarının DAİŞ'e silah taşıyan MİT TIR'ları konusunda tanık olarak dinlenmesi talebini olumlu karşıladı. Dündar, "Kendimize sakladığımız bir şey yok" diyerek, ekledi: "Mahkemeden resmi bir yazı geldiğinde meseleyi tam olarak anlarız. İşte o zaman bu konuda tanıklık yapabilirim."
Ancak geçen haftaki duruşmada Kavak'ın avukatlarının Türk hükümetinin işbirliği yaptığı DAİŞ'e MİT TIR'larıyla silah gönderdiğini belgeleyen Dündar'ın dinlenmesi talebi mahkeme tarafından reddedilmişti.
Erdoğan mültecilerle oynuyor
Dündar, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilmesi planına dair de değerlendirmelerde bulundu. "Erdoğan hükümeti mültecilerle oynuyor" diyen gazetecinin eleştirisi şöyle: "Erdoğan'ın hem AB ile vize muafiyeti pazarlığı için hem de kendi başkanlığı için oy tabanı olarak kullanacağı Suriyeli mültecileri politik koz aracı olarak kullanıldığını görmek gerekir. Erdoğan, başkan ve tek adam olmak istiyor. Bunun için de her yolu deniyor, bu da o yollardan biri. Ancak bu çok çirkin ve ayıp."
Haberleri yalanladı
Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar geçtiğimiz hafta twitter hesabından görevini geçici olarak Cumhuriyet Vakfı’nın İcra Kurulu’na devrettiğini duyurmuştu. Bu haberle birlikte Cumhuriyet'ten çok sayıda kişi de istifa etmişti.
Tüm bu gelişmeleri doğrudan işin muhatabına sorduk. Dündar, 'görevini tamamen bıraktı, ülkesinden kaçtı' gibi haberleri kesin bir dille yalanladı.
Eylülde görevime dönüyorum
Son aylarda ağır bir baskı altında olduğunu ve bu durumun kendisini bedenen ve ruhen yıprattığını belirten Dündar, "Dinlenme ihtiyacı duydum. Bir süre tatilde olacağım" dedi ve ekledi: "Eylül ayında tekrar işimin başına döneceğim."
Yönetimde anlaşmazlık var
Cumhuriyet gazetesinde yaşanan son istifaları sorduğumuzda ise Can Dündar, bu ayrılıkların politik ya da gazetenin yayın çizgisinden kaynaklanmadığını aktararak, yönetime dayalı bir anlaşmazlık olduğunu söyledi.
Ödülün iki amacı var
Meslektaşımız, "Leuchtturm Ödülü ilk kez Alman olmayan bir gazeteciye verildi" diye hatırlattığımızda ise bu tercihin iki şekilde anlaşılması gerektiğini söyledi. Dündar, "Birincisi; Bu ödülü, Alman basın mensuplarının AKP'nin baskıcı politikalarına tavır koyması ve Türkiye'nin cezaevlerinde gasp ettiği gazetecilere desteği olarak görmek gerekir. İkinci olarak ise bu ödülü AKP hükümetine de baskıcı politikalarına son vermesi anlamında önemli mesaj olarak gördüklerini düşünüyorum" dedi.
SERKAN YILDIZ/HAMBURG