
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ve Londra Zooloji Topluluğu (ZSL) tarafından yayımlanan Yaşayan Gezegen raporunda, 2020 yılında memeli, kuş, balık, sürüngen ve omurgalı canlı türlerinin popülasyonunun üçte ikisinden fazlasının yok olacağı bildirildi. Bu büyük popülasyon kaybı yalnızca 50 yıl gibi bir süre içerisinde gerçekleşmiş olacak.
Konuyu web sitesinde haberleştiren Independent gazetesi, „Şu anda canlı türlerinin yok olma hızı, normalin üzerinde kabul ediliyor ve Dünya tarihinde görülen en son beş toplu soy tükenme vakasının bazılarından çok daha yüksek ilerliyor“ diyor.
WWF ve ZSL’nin raporu için 3.706 canlı türüne ait veriler incelendi. Independent, bunun, vahşi yaşamın durumuyla ilgili yapılmış en kapsamlı çalışma olarak tanımlandığına dikkat çekiyor.
İncelemede, 1970 ile 2012 yılları arasında söz konusu canlı türlerinin popülasyonunda ortalama yüzde 58’lik bir düşüş görüldüğü ve 2020 yılına gelindiğinde bu oranın yüzde 67’ye ulaşacağı tespit edildi. Rapor, sadece tatlı su canlılarının nüfusu 1970’ten bu yana yüzde 81 oranında azaldığını da tesbit ediyor. Raporda Afrika fillerinin yasadışı fildişi avcılığı nedeniyle, köpekbalıklarının ise aşırı ekosistem avcılığı nedeniyle her geçen gün azaldığı ifade edildi.
‘Dramatik bir düşüş göreceğiz’
WWF Bilim Dairesi Başkanı Dr.Mike Barrett, „Bir konu çok net. Eğer her şey çok normalmiş gibi yola devam edersek yaban hayatı nüfusunda dramatik bir düşüş göreceğiz. Şu an öyle bir noktaya geldik ki artık bazı alışkanlıkları değiştirmeme lüksümüz yok. İnsanların doğaya ne ölçüde zarar verdiğini kesin olarak biliyoruz. Artık üzerimize düşen yarattığımız tahribatı asgari düzeye indirmek“ dedi.
‘Rapor eksik’
ABD’deki Duke Üniversitesi’nden ekolojik yaşamı koruma alanında çalışmalar yapan Stuart Pimm ise, her ne kadar vahşi yaşam nüfusunun düşüşte olduğunun kesin olduğunu belirtse de henüz kesin sayıların bilinmediğini söylüyor ve „Bu nedenle nüfus düşüşünün tek bir orana indirgenmesi spekülatif“ dedi.
BBC’ye konuşan Pimm, „Örneğin verilerin nereden geldiğine bakacak olursanız büyük ölçüde Batı Avrupa kaynaklı. Diğer bölgelere bakılınca verilerin çok daha üstünkörü olduğu görülüyor. Örneğin Güney Amerika ya da tropik Afrika hakkında neredeyse hiçbir şey yok“ diye konuştu.
Pimm, ZSL ve WWF araştırmacılarını eldeki eksi veriyi küresel tablonun göstergesi gibi sunmakla eleştiriyor. ZSL ve WWF araştırmacıları ise elde edilebilecek tüm verileri kullandıklarını söylüyor.
LONDRA