Çatışma ortamlarının sağlık hizmetlerinin nitelikli biçimde sunumunu –buna sağlık çalışanlarının çalışma koşulları ve insanların sağlık hizmetlerine erişiminin zorlaştırılması da dahildir– engellediği bilinmektedir. 

Türk Tabipleri Birliği’nin “Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinde 20 Temmuz 2015 sonrası çatışma döneminde sağlık hizmetleri hızlı değerlendirme araştırması” Türkiye’de sağlık çalışanlarının durumunu ortaya koyuyor. Rapora göre 20 Temmuz 2015 sonrasında başlayan çatışma döneminde bir hekim, bir hemşire, bir amublans şöförü öldürülmüş, bir hemşire, bir acil tıp teknisiyeni yaralanmıştır. 

Çatışmaların başladığı 20 Temmuz 2015 tarihinden sonra Hakkari, Mardin ve Muş’ta pratisyen, uzman, yan dal uzmanı hekimlerle dışı sağlık personeli sayılarında azalma vardır. Bu sağlık hizmetlerinin daha düzensiz ve kesintili biçimde verilmesine yol açmaktadır. Yine olaylar nedeniyle Diyarbakır, Hakkarı, Mardın ve Muş’ta çoğunlukla Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve Toplum Sağlığı Merkezi (TSM), Muş’ta ise ayrıca Devlet Hastanesi, Cizre de ise ek olarak eczaneler kapalı kalmıştır. Bu illerde birçok Devlet Hastanesi kapanmadığı halde sokağa çıkma yasağı nedeniyle hizmet verememiştir. Bunun kronik hastalıkların izlenmesi ve tedavisine, yine kanser ve diyaliz hastalarına etkileri aşırı olumsuzdur. Uzman hekimlerin olmadığı yerlerde poliklinikler bile işlemediği için bu hastalar tedavi edilmemekte veya tedavileri için uzakta olan hastanelere sevkleri gerekmektedir. ASM ve TSM gezici sağlık hizmetleri ve evde bakım hizmetleri de çatışmalı ortamdan çok olumsuz etkilenmektedir. 

Ağrı, Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Dersim’de sağlık kurumlarının bahçesine zırhlı araçlarla, hasta bakım alanalarına silahlarla girildiği de raporda ifade edilmektedir. Cizre’de devlet hastanesinde çalışan güvenlik görevlileri özel harekat polisleri tarafından odaya kilitlenmiş, acil serviste görevli doktor polis aracına götürülerek gözaltına alınmıştır. Aynı tablo Dersim’de de görülmüştür. Yine hastanelerde güvenlik güçlerinin sağlık çalışanlarını darp ettiği haberleri de sürekli gelen bilgiler arasındadır. Bu dönemde sağlık çalışanlarına keyfi soruşturmaların açılması, maaş kesintisi cezası, nöbet ücretlerinin ödenmemesi ve (ücretsiz) izin talebinin reddi gibi uygulamalar da bu tablonun bir parçası. Çatışmalı ortamdan dolayı sağlık çalışanlarına yönelik psikolojik şiddet de artmıştır. 

Çatışmalı ortamın son bulması için BİZler meclise.