
Doğu Kürdistan’ın (Rojhilat) Hewraman bölgesinden gerilla saflarına katılan ve Şengal dağlarına ulaşan ilk gerilla taburları arasında yerini alan Êrîş Hewreman, gelişlerini şöyle anlattı:
“Şengal’e bir hafta önce varmış olsaydık belki de bugün bu durum yaşanmayacaktı. Şengal için ciddi tehlike söz konusuydu ama buna rağmen PDK, Şengal’e gitmemizi engelledi. Resmi yollardan gelmemize izin verilmedi. Biz de kendi inisiyatifimizi kullanarak bildiğimiz yollardan Şengal’e hareket ettik. Bunun için de Şengal’e gecikmeli olarak 5 Ağustos’ta ulaşabildik.”
‘Şengal’de can pazarı vardı!’
Şengal’e ulaştıklarında gördükleri tablonun iç karartıcı olduğunu kaydeden Êrîş Hewreman, “Halktan bir kesim yakalanıp kaçırılmıştı. Dağa sığınmaya çalışırken yolda susuzluktan ölen insanlar, arazide kalan dedeler ve neneleri gördük! Sözlerle anlatılamayacak derecede felaketti. 55 derece sıcakta yollara düşülmüş, gerçek anlamıyla can pazarı yaşanıyordu. Gözlerimizin önünde çocuklar gündüz sıcağında susuzluktan ve geceleri soğuktan ölüyorlardı” dedi.
5 aya yakındır Şengal’de olduklarını ve birçok zorluk yaşadıklarını belirten Hewreman, dağlara sığınan ve Kürdistan geneline dağılmaya başlayan Êzîdî Kürtlerde belli bir umutsuzluk da geliştiğini söyledi. Erîş Hewreman, “Şengal’de bir daha yaşayabilir miyiz, buraları özgürleştirebilir miyiz? diye soruyorlardı. Çünkü oradaki silahlı güçler (KDP’ye bağlı güçler), onları korumamış ve yüzüstü bırakmıştı. Ancak zamanla gerillayı ve PKK kültürünü tanıdıkça güvenleri arttı. Şengal’e özgü bir özsavunma gücü oluşturdular. Kendilerine olan güvenin yeniden kazanılmasının en somut yansıması da YBŞ’nin oluşumunda kendini gösterdi” diye konuştu.
‘Kaderine terk edemezdik’
HPG’li Hewraman, “Halkımızı kaderine terk edemezdik” diyerek, şöyle devam etti: “Şengal Dağı, tarihine yaraşır bir rol oynadı. Gerillanın Şengal müdahalesinin ardından Kürtleri ve tarihini boğmak isteyenler, bu kirli hedeflerine ulaşamadı. Evet, belki bir katliam yaşandı; binlerce insan kaçırıldı, Êzidî kadınları-kızları köleleştirilip pazarlarda satıldı. Fakat gerillanın müdahalesiyle de daha büyük felaketlerin, yüzbinlece insanın katledilmesinin önüne geçildi.”
Kısıtlı imkanlarla eğitim
Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Êzîdî halkı için tarihi önemde olduğuna vurgu yapan HPG gerillası Êrîş Hewraman, “Yoğun çabalar sonucunda, Şengal dağlarında 5 ay boyunca kısıtlı imkanlarla Êzîdî gençleri eğitildi. İntikam duygularıyla dolu gençler YBŞ’yi oluşturdu. Onlara eğitim ve askeri konularda yardımcı olduk. Biraz güçlendiler. Ancak YBŞ‘nin çok daha fazla güçlenmesi gerekiyor. YBŞ, Êzîdî halkını her türlü tehlikeye karşı savunabilmesi için kendisini güçlendirmeli ve hızla büyütmelidir. Çünkü bu halkı savunacak olan onlardır. YBŞ’nin büyütülmesi için Êzîdî genç kadın ve erkekleri katılımını artırmalıdır. DAIŞ çetesinden intikam ancak böyle alınabilir” şeklinde konuştu.
Şengal stratejiktir, bırakmak istemiyorlar
Hewraman, Ortak Direniş Güçleri’nin Şengal’i özgürleştirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü ve hamleye HPG/YJA-Star, YBŞ, YPG/YPJ ve sınırlı sayıda Pêşmerge gücünün de katıldığını söyledi. Hewraman, Şengal stratejik bir yer olduğundan çetelerin direnmeye çalıştığını ancak hem Rojava’da hem Şengal’de kırılmaya başladıklarını kaydetti. Hewraman, “Kürt halkına az mı zulmettiler? Binlerce Êzîdî kızları ve gençleri hala ellerindedir. Bu da yüreğimizde büyük bir yaradır. Kin ve öfkemiz o kadar büyük ki, bu çeteler cehenneme dahi gitseler, arkalarından gidip tüm bu yaşananların hesabını soracağız!” dedi.
Şengal’deki hamlenin asıl hedefinin, Êzîdî Kürtlerin anayurtlarına, kutsal topraklarına geri dönmesi olduğunu söyleyen Hewraman, “Şengal özgürleştikten sonra halkımız geri dönmeli ve burada kendi demokratik özerk sistemini kurup öz yönetimini belirlemelidir. Çünkü artık onları savunacak ve koruyacak olan kendi öz savunma güçleri YBŞ vardır” diye konuştu.
‘İntikam savaşçılarıyız!’
Şengal’i Özgürleştirme Hamlesi’nde yer alan YJA-Star gerillası Aryen Koçer, Şengal direnişinde yer alan az sayıdaki Pêşmerge’nin de kadınların savaş meydanlarındaki duruşlarından etkilenerek sonuna kadar bu hamle içerisinde yer almaya karar verdiklerini söyledi.
Edûlê‘nin ülke aşkı ve özgürlük bilinciyle donanmış kadınlar olarak çete gruplarını Kürdistan’dan silinceye kadar savaşlarını kararalılıkla yürütüceklerinin altını çizen Koçer, şunları söyledi: “Kürt kadınlarının direniş temsilcileriyiz. Edûlê‘nin ülke aşkıyız. Köle pazarlarında satılan Êzîdî kadınlarının intikam savaşçılarıyız. DAİŞ’te temsilini bulan hegemonik zihniyetin çarkını durduruacağız” dedi.
ALÎŞÊR DILOVAN/ANHA/ŞENGAL