Çekilmeyin, Türk devletini yenin!

1 Haziran 2022 Çarşamba - 21:40

Murat Karayılan

Murat Karayılan

  • Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, Kuzey-Doğu Suriye'ye işgal saldırısını Minbic ve Til Rifat'la sürdüreceklerini açıkladı. Erdoğan, bununla da yetinmeyeceklerini söyledi. 
  • NPG Karargah Komutanı Karayılan ise Halep'ten Hesekê'nin arkasına kadar ve Irak'a uzanan bölgeyi işgal etme planlanına dikkat çekerek, halkı ve savunma güçlerini uyardı:
  • Türk devletinin durdurulması, yenilmesi lazım. Artık geri çekilme yok. Hazırlanın, tedbir alın. Askerler geri çekilme kisvesi altında terk etmeyecek. Halk toprağını bırakmayacak. 
  • İkinci bir Efrîn, Serêkaniyê olmayacak, olmamalı. Halk desteği ve meşruiyeti var. Unutmayın ki; en büyük güç, halktır. Oradaki savunma güçlerinin de rollerini oynayabileceklerine inanıyorum. 


Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, yeni işgal saldırısının hedefinde Minbic ve Til Rifat'ın olduğunu duyurdu. Ardından da aşama aşama diğer bölgelere de geçeceklerini ekledi. 

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin dünkü Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, işgal saldırılarına yeni bir aşamaya ilan etti. Erdoğan, şunları söyledi: "Güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni safhasına geçiyoruz. Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz.

Ardından da aşama aşama diğer bölgelerde aynısını yapacağız. Bu meşru güvenlik adımlarına bakalım kimler destek verecek, kimler köstek olacak. Türkiye’nin NATO üyeliği yaklaşımı fırsatçılık değil, terörle mücadelede ilkeli duruştur. Harf oyunlarıyla PKK'yı PYD, YPG yaparak veya başka isimlerle gizleyerek meşrulaştırmaya çalışanlar, bizi değil kendilerini kandırıyorlar. Türkiye'ye parasıyla vermedikleri silahları ve teçhizatları terör örgütüne bilabedel aktaranlar hukuk devleti değil, terör devleti sıfatını hak eder."

Tamamanı işgal planı

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, ANF'den yayınlanan söyleşisinin ikinci bölümünde Kuzey-Doğu Suriye'yi tehdit ve olası işgal saldırılarına dair de konuştu. Karayılan, özetle şunları ifade etti: Türk devleti, Rojava'nın tamamını işgal etmek istiyor. Halep'ten Hesekê'nin arkasına kadar uzanan sözde 'Misaki Milli' sınırı olan Arap topraklarının bir kısmına kadar işgal etmeyi planlıyor. O toprakların petrolüne, zenginliğine göz dikmiş durumda. Oradan Irak'a yol açmak -tren hattı zaten orada- bir an önce oraya varmak istiyor. Bu yüzden Şengal'i de hedef alıyor. Türk devleti o konsepte göre hareket ediyor. 

Kuzey-Doğu Suriye ile Rojava'nın sahada olması için Türk devletinin durdurulması, yenilmesi lazım. Rojava Devrimi'nin buna ihtiyacı var. Aynı zamanda Suriye ile çözüme ulaşmak için de benzer bir şeye ihtiyaç var. 

Geri çekilme yok

Son üç yılda savaşta geri çekilme yöntemini kaldırdık. Örneğin Heftanîn'de geri çekilmedik. Arkadaşlarımız orada. Aynı şey geçen yıl Avaşîn'de, Zap ve Qaşûra'da da yaşandı. Zap, Avaşîn ve Metîna'da hala bir buçuk aydır süren çatışmalar var. Yani şu anda uygulanmakta olan yöntem şudur; düşmanın elindeki silahlara karşı önlem almak. Kimyasal silahlara karşı önlemler bile alındı. Halkımız bu şekilde direnebilir. Devrimci halk savaşı olağan dışı değildir. Örneğin Ukrayna, bu kadar çok imkana ve teknolojiye sahip olan Rus devletini zor durumda bırakarak çok yol kat etti. Belki savaş hala devam ediyor, buna şu anda bir şey diyemeyiz ama kuşatmadan kimse korkmasın. 

Topraklarınızı bırakmayın

Topraklarını bırakmasın, göç etmesin. Halk askerlik yapamayabilir, silah kullanamayabilir ama topraklarını terk etmesin. İkinci bir Efrîn'in olmasını; bu çetelerin o kutsal topraklara yerleşmesini, köylerini, evlerini ve alanlarını kullanmasını, sahiplenmesini istemiyorsa topraklarında kalmalıdır. Asker ve sivil kimse göç etmemeli. Askerler geri çekilme kisvesi altında yerlerini terk etmeyeceklerdir. Belki bazı yerlerde taktikler, bazen köyden köye gitmek mümkün ama genelde bölgenizde olun. 

Çekilmeyi kabul etmiyoruz

Bize sorarsanız açık konuşayım; Efrîn'de, Serêkaniyê'de, Til Ebyad'da, Xakurkê'de yaşananları kabul etmiyoruz, doğru da bulmuyoruz. Devrimci halk savaşında halk topraklarında kalır, kendini savunur. İkinci bir Efrin olmayacak, ikinci bir Serêkaniyê olmayacak, olmamalı. Bunun için halk desteği var. Bunun bir meşruiyeti var. Halkımız ve oradaki hareketler hangi devletlerden destek alırsa iyidir ama onlara sırtını dayamamalıdır. Sırtını halka dayamalılar. Unutmayın ki; en büyük güç, halktır. Oradaki savunma güçlerinin de rollerini oynayabileceklerine inanıyorum. Devrimci halk savaşı temelinde hareket edilirse Türk devletinin çökeceğinden eminiz. Bunun en büyük örneği, Zap'tadır. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.