İngiltere Gündemi


İngiltere'de 7 Mayıs’ta yapılacak genel seçimlerin son yılların en çekişmeli seçimi olacağı düşünülüyor. 

Hükümet anketlerine göre İşçi Partisi'nin alacağı destek %36 iken, Başbakan David Cameron'ın liderliğindeki Muhafazakar Parti'nin alacağı destek %32 dolaylarında. Fark %4 gibi görünse de, sonuçlar İşçi Partisi'nin 60'tan fazla koltuk elde edeceğini gösteriyor. E tabi bu da hükümet olmaları anlamına geliyor. 

Bağımsız başka bir ankete göre ise iki parti arasındaki fark sadece %1 civarında. Göçmen karşıtı aşırı sağcı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi'nin (UKIP) de seçimlerde %13 oranında oy alması bekleniyor. Muhafazakar seçmenlerin oylarını kendisine kaydıran UKIP (her 10 muhafazakardan 3’ü artık UKIP’i tercih ediyor), kimi İşçi partili seçmeni de kendi çemberine almışa benziyor. Ama UKIP’e en büyük desteği sunanların orta halli, yaşı geçkin "beyaz İngilizler" olduğunu söyleyebiliriz. UKIP’in 7 Mayıs'taki genel seçimde 30 koltuk edeceği tahmin ediliyor. 

Şu anda koalisyon hükümetinde bulunan Liberal Demokratlar'ın alacağı destek ise %8 olarak tahmin ediliyor. 2000’lerin başında Irak savaşına destek vermesi ve üniversite harçlarını yükseltmesinden dolayı İşçi Partisi'ne kızgın olan eğitimli ve genç kesimlerin o öfkeyle Liberal Demokrat partisine geçmeleri sayesinde 2010’daki seçimlerde %23’lük bir oy oranıyla Liberal Demokratlar şu anda koalisyonda bulunuyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Cameron’a koalisyonlar için söylediği gibi ‘küçük partiler her zaman ezilir’. Merkel’in dediği de oldu, Liberal Demokratlar ezildikçe ezildi, Muhafazakarların hep gölgesinde kaldılar. 

Ancak asıl endişe verici olan ise parti liderlerinin, bırakın parti politikalarına saldırmayı, birbirlerine kişisel olarak saldırmaya başlamaları. Başbakan Cameron kişisel olarak sürekli saldırdığı İşçi Partisi lideri Ed Miliband’i bu hafta ‘ülkeyi yönetemeyecek kadar çok zayıf’ olarak niteledi. Yetmedi İşçi Partisi'ni de ‘iki yüzlü, alaycı ve umutsuz sosyalistler grubu’ olarak tanımladı. 

Gerçi, İşçi Partisi'nin sosyalist bir parti olarak anılmasının artık geçersiz olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de CHP ne kadar sosyalistse, İngiltere'de de İşçi Partisi o kadar sosyalist! Tabi ki yılların emeğiyle halka ulaşmayı başaran İşçi Partili siyasetçilerden değil, partinin mevcut politikaları ve yaptırımlarından söz ediyorum. Bu anlamda, sosyalist bir perspektifleri yok aslında.  

Anketlerde UKIP gibi sürpriz bir çıkış yapan diğer bir parti ise Yeşiller. Daha fazla seslerinin duyulması gereken bir parti aslında Yeşiller. İngiltere’nin Yeşil partili yöneticiler tarafından idare edilmesi fikri şimdiler için imkansız ama güzel bir hayal. Yine de, Yeşiller Partisi de şu ana dek aldıkları desteğin çok üstünde %7’lik bir oy oranıyla anketlerde yer alıyor. UKIP ve Yeşiller Partisi'nin oy oranını artırmasıyla, Liberal Demokratlar, Muhafazakarlar ve İşçi Parti’nin hegemonyasından çıkıp, daha çeşitli ve çoğulcu bir İngiliz Meclisi bizi bekliyor olacak. Ancak Yeşiller Partisi dışında, göçmenlik ve mali kesintiler gibi can yakıcı meselelerde diğer partiler hemfikirmiş gibi görünüyor. Yani aslında çeşitlilik sözdeyken, yükselen sağ her daim baki.