Üzeri örtülmeye mi çalışılıyor!
Uyuşturucu taşıdığı gerekçesiyle polis sabıkası bulunan Daniel S.’yi tutuklayan savcılık, olayın arkasında ırkçı motiflerin olmadığını, saldırganın psikolojik sorunları olduğunu öne sürüyor. Polis "Bugüne kadar yürütülen soruşturmalarda yabancı düşmanı veya siyasi güdümlü bir eylem olduğuna dair hiçbir kanıt sağlamıyor" diyerek, olayın rastlantısal olduğunu savunuyor.
Saldırgan kim?
Ancak saldırganla ilgili yapılan araştırmalar savcılık ve polisin iddiasını çürütüyor. Saldırgan şimdilik susmayı tercih etse de facebook hesapları çeşitli mesajlar veriyor.
Daniel S.’nin facebookta bulunan iki ayrı hesapta "hemşirelik asistanı" olduğu belirtiliyor. Sosyal medya hesapları aşırı sağ komplo teorilerine yakın olduğunu ortaya koyuyor. İki ayrı hesapta 700’den fazla arkadaşı var. Hesaplardan birisinin daha sonra kapatılması dikkat çekerken, Neo-Nazi ve radikal sağcı arkadaşları bulunan Daniel S.’nin internette dolaşan QAnon ideolojisinin içeriğini yansıtan sayfaları takip ettiği, Yahudi düşmanı ırkçı açıklamaları beğendiği görülüyor. Şubat ayında Hanau’da nargile barlar ve bir büfeye gerçekleşen ırkçı saldırıda 9 kişiyi katleden saldırgan da kendisini QAnon’un takipçisi olarak ilan etmişti.
AfD geri çekti
Aşırı sağcı parti AfD Milletvekili Jörg Nobis ise saldırı ilk gerçekleştiğinde bir 'yabancı' tarafından yapıldığını ileri sürmüş, saldırganın bir Alman olduğu ortaya çıkınca ise tweetini silmiş, yorumları da engellemişti.
Avukatı: Peşini bırakmayacağız
Kendisi de aynı zamanda Êzîdî olan Khalaf ailesinin avukatı Fuat Yaltı "Bu davanın peşini bırakmayacağım" diyor. Êzîdî federasyonu NAV-YEK, KON-MED, feminist kadın grupları, Die Linke’den de Khalaf ailesine başsağlığı dilekleri iletildi.
Annesi: Burası güvenli sanmıştık!
Arkan’ın annesi Koçer Khalaf ise gazetemiz aracılığıyla şu mesajı verdi: "3 Ağustos 2014 gecesi bize gelen bir telefon ile DAİŞ’in Şengal’e doğru geldiklerini duyduk, her şeyimizi olduğu gibi bırakıp Şengal dağına sadece canımızı kurtarmak için sığındık. Günlerce aç susuz kaldık. Almanya güvenli bir yerdir diyorlardı! Varlık içinden yokluk içine, aç susuz, sürüne sürüne canımızı kurtardık sandık. Bilmiyorduk burda bizi kanlar içinde boğacaklar. Bizler sağ oldukça davamızdan vazgeçmeyeceğiz."
Affetmeyeceğiz, unutmayacağız
Arkan’ın öldürüldüğü yer ise fotoğrafları, çiçek ve mumlarla donatılmış. Arkan’ın oyuncak köpeği de buraya bırakılmış. Anma yerine bırakılan bir kağıt üzerinde "Ne yazık ki çok erken aramızdan ayrıldı. Her zaman hatırlayacağız. Seni seviyoruz küçük melek. Affetmeyeceğiz ve unutmayacağız" ifadeleri dikkat çekiyor.
Katledildiği yere çiçek
KON-MED Eşbaşkanı Tahir Köçer ve NAV-YÊK üyesi Yılmaz Kaba da olay yerini ziyaret ederek, çiçek bırakarak açıklamada bulundu. Saldırının takipçisi olacaklarını belirten Köçer, korona nedeniyle istedikleri gibi sahiplenememenin üzüntüsünü dile getirirken, "Bu saldırıyı unutmayacak, unutturmayacağız. Kalbimiz acıyor. Aileye başsağlığı diliyoruz" dedi.
Araştıracağız, aydınlatacağız
Kaba ise "Arkan hava almak için dışarıya çıkmıştı, abisine gitmişti ve oradan yine eve dönmek istiyordu ama maalesef eve gidemedi. Kurum olarak bu davayı yakından takip edeceğiz" dedi. Alman polisinin açıklamalarına tepki gösteren Kaba, "Bir şeylerin üzeri örtülmek isteniyor, faşist bir saldırı olduğu açıklanmıyor. Bu duruşlarını kabul etmiyoruz, araştıracağız ve aydınlatacağız" diye konuştu.
Arkan’ın Êzîdî Bayramı Çarşema Sor’dan bir sonra yani 16 Nisan’da Hannover-Lahe Êzîdî Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.
https://ozgurpolitika.com/sengalde-kurtuldu-cellede-katledildi/ Celle’nin katili de ırkçı
FADIL DONMA
Almanya’nın Celle kentinde kentinde 15 yaşındaki Êzîdî Arkan Hussein Khalaf’ı bıçaklayarak öldüren Alman Daniel S.’nin aşırı sağcı bağlantıları ortaya çıktı. KON-MED ve NAV-YEK olay yerine çiçek bırakırken, ırkçı saiklerle işlenen bu cinayetin zaman kaybetmeden aydınlatılmasını istedi.
DAİŞ soykırımından kaçarak Almanya’ya yerelen Êzîdî Khalaf ailesinin 15 yaşındaki çocukları Arkan, 7 Nisan akşamı tren garı sokağında bisiklet üzerindeyken 29 yaşındaki Daniel S. isimli Alman tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Çevredekilerin yakalayarak polise teslim ettiği saldırganın aşırı sağcı teorilere yakın olduğu ortaya çıktı.
Üzeri örtülmeye mi çalışılıyor!
Uyuşturucu taşıdığı gerekçesiyle polis sabıkası bulunan Daniel S.’yi tutuklayan savcılık, olayın arkasında ırkçı motiflerin olmadığını, saldırganın psikolojik sorunları olduğunu öne sürüyor. Polis "Bugüne kadar yürütülen soruşturmalarda yabancı düşmanı veya siyasi güdümlü bir eylem olduğuna dair hiçbir kanıt sağlamıyor" diyerek, olayın rastlantısal olduğunu savunuyor.
Saldırgan kim?
Ancak saldırganla ilgili yapılan araştırmalar savcılık ve polisin iddiasını çürütüyor. Saldırgan şimdilik susmayı tercih etse de facebook hesapları çeşitli mesajlar veriyor.
Daniel S.’nin facebookta bulunan iki ayrı hesapta "hemşirelik asistanı" olduğu belirtiliyor. Sosyal medya hesapları aşırı sağ komplo teorilerine yakın olduğunu ortaya koyuyor. İki ayrı hesapta 700’den fazla arkadaşı var. Hesaplardan birisinin daha sonra kapatılması dikkat çekerken, Neo-Nazi ve radikal sağcı arkadaşları bulunan Daniel S.’nin internette dolaşan QAnon ideolojisinin içeriğini yansıtan sayfaları takip ettiği, Yahudi düşmanı ırkçı açıklamaları beğendiği görülüyor. Şubat ayında Hanau’da nargile barlar ve bir büfeye gerçekleşen ırkçı saldırıda 9 kişiyi katleden saldırgan da kendisini QAnon’un takipçisi olarak ilan etmişti.
AfD geri çekti
Aşırı sağcı parti AfD Milletvekili Jörg Nobis ise saldırı ilk gerçekleştiğinde bir 'yabancı' tarafından yapıldığını ileri sürmüş, saldırganın bir Alman olduğu ortaya çıkınca ise tweetini silmiş, yorumları da engellemişti.
Avukatı: Peşini bırakmayacağız
Kendisi de aynı zamanda Êzîdî olan Khalaf ailesinin avukatı Fuat Yaltı "Bu davanın peşini bırakmayacağım" diyor. Êzîdî federasyonu NAV-YEK, KON-MED, feminist kadın grupları, Die Linke’den de Khalaf ailesine başsağlığı dilekleri iletildi.
Annesi: Burası güvenli sanmıştık!
Arkan’ın annesi Koçer Khalaf ise gazetemiz aracılığıyla şu mesajı verdi: "3 Ağustos 2014 gecesi bize gelen bir telefon ile DAİŞ’in Şengal’e doğru geldiklerini duyduk, her şeyimizi olduğu gibi bırakıp Şengal dağına sadece canımızı kurtarmak için sığındık. Günlerce aç susuz kaldık. Almanya güvenli bir yerdir diyorlardı! Varlık içinden yokluk içine, aç susuz, sürüne sürüne canımızı kurtardık sandık. Bilmiyorduk burda bizi kanlar içinde boğacaklar. Bizler sağ oldukça davamızdan vazgeçmeyeceğiz."
Affetmeyeceğiz, unutmayacağız
Arkan’ın öldürüldüğü yer ise fotoğrafları, çiçek ve mumlarla donatılmış. Arkan’ın oyuncak köpeği de buraya bırakılmış. Anma yerine bırakılan bir kağıt üzerinde "Ne yazık ki çok erken aramızdan ayrıldı. Her zaman hatırlayacağız. Seni seviyoruz küçük melek. Affetmeyeceğiz ve unutmayacağız" ifadeleri dikkat çekiyor.
Katledildiği yere çiçek
KON-MED Eşbaşkanı Tahir Köçer ve NAV-YÊK üyesi Yılmaz Kaba da olay yerini ziyaret ederek, çiçek bırakarak açıklamada bulundu. Saldırının takipçisi olacaklarını belirten Köçer, korona nedeniyle istedikleri gibi sahiplenememenin üzüntüsünü dile getirirken, "Bu saldırıyı unutmayacak, unutturmayacağız. Kalbimiz acıyor. Aileye başsağlığı diliyoruz" dedi.
Araştıracağız, aydınlatacağız
Kaba ise "Arkan hava almak için dışarıya çıkmıştı, abisine gitmişti ve oradan yine eve dönmek istiyordu ama maalesef eve gidemedi. Kurum olarak bu davayı yakından takip edeceğiz" dedi. Alman polisinin açıklamalarına tepki gösteren Kaba, "Bir şeylerin üzeri örtülmek isteniyor, faşist bir saldırı olduğu açıklanmıyor. Bu duruşlarını kabul etmiyoruz, araştıracağız ve aydınlatacağız" diye konuştu.
Arkan’ın Êzîdî Bayramı Çarşema Sor’dan bir sonra yani 16 Nisan’da Hannover-Lahe Êzîdî Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.
https://ozgurpolitika.com/sengalde-kurtuldu-cellede-katledildi/
Üzeri örtülmeye mi çalışılıyor!
Uyuşturucu taşıdığı gerekçesiyle polis sabıkası bulunan Daniel S.’yi tutuklayan savcılık, olayın arkasında ırkçı motiflerin olmadığını, saldırganın psikolojik sorunları olduğunu öne sürüyor. Polis "Bugüne kadar yürütülen soruşturmalarda yabancı düşmanı veya siyasi güdümlü bir eylem olduğuna dair hiçbir kanıt sağlamıyor" diyerek, olayın rastlantısal olduğunu savunuyor.
Saldırgan kim?
Ancak saldırganla ilgili yapılan araştırmalar savcılık ve polisin iddiasını çürütüyor. Saldırgan şimdilik susmayı tercih etse de facebook hesapları çeşitli mesajlar veriyor.
Daniel S.’nin facebookta bulunan iki ayrı hesapta "hemşirelik asistanı" olduğu belirtiliyor. Sosyal medya hesapları aşırı sağ komplo teorilerine yakın olduğunu ortaya koyuyor. İki ayrı hesapta 700’den fazla arkadaşı var. Hesaplardan birisinin daha sonra kapatılması dikkat çekerken, Neo-Nazi ve radikal sağcı arkadaşları bulunan Daniel S.’nin internette dolaşan QAnon ideolojisinin içeriğini yansıtan sayfaları takip ettiği, Yahudi düşmanı ırkçı açıklamaları beğendiği görülüyor. Şubat ayında Hanau’da nargile barlar ve bir büfeye gerçekleşen ırkçı saldırıda 9 kişiyi katleden saldırgan da kendisini QAnon’un takipçisi olarak ilan etmişti.
AfD geri çekti
Aşırı sağcı parti AfD Milletvekili Jörg Nobis ise saldırı ilk gerçekleştiğinde bir 'yabancı' tarafından yapıldığını ileri sürmüş, saldırganın bir Alman olduğu ortaya çıkınca ise tweetini silmiş, yorumları da engellemişti.
Avukatı: Peşini bırakmayacağız
Kendisi de aynı zamanda Êzîdî olan Khalaf ailesinin avukatı Fuat Yaltı "Bu davanın peşini bırakmayacağım" diyor. Êzîdî federasyonu NAV-YEK, KON-MED, feminist kadın grupları, Die Linke’den de Khalaf ailesine başsağlığı dilekleri iletildi.
Annesi: Burası güvenli sanmıştık!
Arkan’ın annesi Koçer Khalaf ise gazetemiz aracılığıyla şu mesajı verdi: "3 Ağustos 2014 gecesi bize gelen bir telefon ile DAİŞ’in Şengal’e doğru geldiklerini duyduk, her şeyimizi olduğu gibi bırakıp Şengal dağına sadece canımızı kurtarmak için sığındık. Günlerce aç susuz kaldık. Almanya güvenli bir yerdir diyorlardı! Varlık içinden yokluk içine, aç susuz, sürüne sürüne canımızı kurtardık sandık. Bilmiyorduk burda bizi kanlar içinde boğacaklar. Bizler sağ oldukça davamızdan vazgeçmeyeceğiz."
Affetmeyeceğiz, unutmayacağız
Arkan’ın öldürüldüğü yer ise fotoğrafları, çiçek ve mumlarla donatılmış. Arkan’ın oyuncak köpeği de buraya bırakılmış. Anma yerine bırakılan bir kağıt üzerinde "Ne yazık ki çok erken aramızdan ayrıldı. Her zaman hatırlayacağız. Seni seviyoruz küçük melek. Affetmeyeceğiz ve unutmayacağız" ifadeleri dikkat çekiyor.
Katledildiği yere çiçek
KON-MED Eşbaşkanı Tahir Köçer ve NAV-YÊK üyesi Yılmaz Kaba da olay yerini ziyaret ederek, çiçek bırakarak açıklamada bulundu. Saldırının takipçisi olacaklarını belirten Köçer, korona nedeniyle istedikleri gibi sahiplenememenin üzüntüsünü dile getirirken, "Bu saldırıyı unutmayacak, unutturmayacağız. Kalbimiz acıyor. Aileye başsağlığı diliyoruz" dedi.
Araştıracağız, aydınlatacağız
Kaba ise "Arkan hava almak için dışarıya çıkmıştı, abisine gitmişti ve oradan yine eve dönmek istiyordu ama maalesef eve gidemedi. Kurum olarak bu davayı yakından takip edeceğiz" dedi. Alman polisinin açıklamalarına tepki gösteren Kaba, "Bir şeylerin üzeri örtülmek isteniyor, faşist bir saldırı olduğu açıklanmıyor. Bu duruşlarını kabul etmiyoruz, araştıracağız ve aydınlatacağız" diye konuştu.
Arkan’ın Êzîdî Bayramı Çarşema Sor’dan bir sonra yani 16 Nisan’da Hannover-Lahe Êzîdî Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.
https://ozgurpolitika.com/sengalde-kurtuldu-cellede-katledildi/