Geçtiğimiz yıllarda usta sanatçı Neşat Ertaş'ın cenazesinin gündemleşmesi ve halkı büyük bir acıya gömmesinin ardından, AKP Hükümeti hızla atağa geçerek cenazenin camiden kaldırılmasını aileye talep etmiş ve aile de baskılar sonucu cenazenin camiden kaldırılmasına karar vermişti.
Alevi olarak doğan ve 74 yıl Alevi olarak yaşayan halk ozanı Neşat Ertaş, bir sünni gibi gömülmüştü. Çünkü Türk Hükümeti her daim cenazelere popülist yaklaşıp onun üzerinden bile asimilasyon politikasını yürütmekte.
Farklı tarihlerde Kürdistan'da ölen Alevi askerlerin cenazelerine bile katılmayan AKP'li yöneticiler ve devletin her türlü kademesi, bugün de Tuğçe'nin cenazesine aynı politikayı uyguladı. Görüştüğüm bazı demokrat ve Alevi kurumlarından insanlar bu politikaya tepki olarak, cenazeye katılmayacaklarını belirtti. ''Neden''sorusuna hepsi benzer yanıtlar verdi.
Kendi cümleleriyle özetle; ''Mesele camiden kalkması değil, mesele Türk hükümeti ve konsolosluğun bu konuda yürütmek istediği sinsi politika.
Cenazenin nereden kalktığı bizi ilgilendirmiyor bu insani bir durumdur. İster sinagog, ister camii, isterse cemevi olsun bizim için fark etmiyor.
Devletin asimilasyonu ölüye kadar ingirgeyen faşizan tutumuna karşı cenaze törenine katılmayacağız'' diyorlar.
Ciddi bir imaj sorunu olan, kadına yönelik şiddette tavan yapan bir ülkenin böylesine cesur ve yürekli bir kadını sahiplenmesi gayet normal.
Çünkü dünya ve özelde Avrupa'da günlerce manşette kalan Tuğçe, onlar için kaçırılmaz bir fırsat oldu. Sırada işin ideolojik boyutu kalmıştı; bu da Türk-camii ikilisinde yaklaşmak ve Alevi olan Tuğçe'nin cenazesini camiden kaldırmaktı.
Türk Hükümeti bu oyunu ve sahtekarlığı çok yaptı, yapıyor, yapmaya da devam edecek.
Tuğçe'nin canını ortaya koyarak sergilediği duyarlılık ve ardından katledilmesi üzerine tek bir kelam etmeyenler, kadını ötekileştiren, yok sayan, kadına yönelik şiddeti verdikleri demeçlerle, politikalarla her geçen gün teşvik eden bir zihniyetin kadın şiddetinde sembol olma ve Almanya'da Liyakat Nişan'ı verilmesi için kampanya yürütülmesini fırsat bilerek bunun üzerinden bir sahiplenmeye gidip, din algısını ön plana çıkararak, bu politikasını gerçekleştirmek istemesi tam bir faşizmdir.
Bunca zamandır camiye uğramamış, hiçbir cenazesini oradan kaldırmayan ailelere bu dayatmanın yapılması karşısında Alevi kurumlarının öfkesi anlaşılabilecek bir durumdur.
Fakat aynı zamanda Avrupa'da Alevi halkından ve ailelerinden ne kadar kopuk olduğunu da göstermektedir.
sarireha@gmail.com