
Daha önce Cizîr’de bodrumlarda sivil insanları yakan, Sûr’da katledilen insanların üzerinden paletli tankla geçen devlet güçlerinin, Şirnex’te (Şırnak) şehit düşen YPS’lilerin bedenlerine işkence ettiği ortaya çıktı. Şirnex Yeni Mahalle’de oturan Sevim Ailesi’nin çocukları Tahsin Sevim de bedenine işkence edilen gençlerden biri. Şirnex Üniversitesi’nde öğrenci olan Sevim, bu dönemde devlet güçlerinin kente yönelik saldırılarını kabullenmeyerek kentte kalmaya karar verir. 1989’da PKK saflarındayken yaşamını yitiren amcasının adının kendisine verilmesiyle birlikte mücadele içinde doğan Tahsin Sevim’in ailesinden 4 kişi daha Kürt halkının özgürlük mücadelesinde yer alır. Yasakla birlikte evlerini terk etmek zorunda kalarak, Avgamasiya’da bulunan kömür işletmesinde bir çadır ve işçilerin tek gözlü barakasında 22 nüfusla birlikte kalan babası Bişar Sevim, oğlunu anlattı. 46 yaşında olduğunu ve bugüne kadar devletin saldırılarına karşı boyun eğmediğini söyleyen baba Sevim, “Şimdiye kadar ne davamdan vazgeçtim ne de devlete el açtım. Açlıktan ölsek de biz devletten bir şey istemeyiz. Çocuklarımızı barbarca yakan devletten aman dilemek Botan halkının tarihinde olmadı, olmayacak da” dedi.
İki gün önce devletin onlarca cenazeyi korsan bir şekilde kaçırarak defnetmesine karşın Sevim, oğlunun cenazesini alarak toprağa verdi.
Kasaturayla oymuşlardı
Oğlunun cenazesine işkence edildiğinin altını çizen Sevim, şunları söyledi: “Cenazeler çok uzun süre kaldığı için deforme olmuştu. Birçok cenazenin kafası parçalanmıştı. Kiminin bacağı kiminin de kafası yoktu. Oğlumun sağ gözü kasatura ile oyulmuştu. Bu barbarlık hiçbir savaşta olmamıştır.”
Tüm yaşananlara karşı oğlunun mücadelesini sürdürme sözü veren baba Sevim, “Oğlum şerefli bir direniş gösterdi” diye kaydetti.
En az 80 çocuğu katletti
Türk devleti son 10 ayda en az 80 çocuğu katletti.
Çocuklar İçin Barış Hemen Şimdi Girişimi’nin verilerine göre, 16 Ağustos 2015-1 Haziran 2016 arasında, sokağa çıkma yasakları süresince en az 80 çocuk; açılan ateş sonucu, sağlık hizmetine erişemediği için veya çatışma atıkları nedeniyle yaşamını yitirdi.
Girişimin hazırladığı bilgi notu 7 ildeki, en az 22 ilçede, sokağa çıkma yasakları süresince çocukların yaşadıkları yaşama hakkı ihlaline odaklanıldı. Bilgi notundaki dikkat çekici tespitler şöyle:
* Çocukların en temel yaşam ve sağlık hakları başta olmak üzere eğitim hakkı, seyahat özgürlüğü, barış içerisinde yaşama hakları gibi pek çok hak ve özgürlükleri ihlal edilmiştir.
* Sokağa çıkma yasağı ilan edildiği tarihlerde yerleşim yerlerine giriş-çıkış sağlayan ana yollar kapatılmıştır. İlçeler askeri ve polis zırhlı araçlarıyla abluka altına alınmıştır.
* Operasyonlar gerçekleştirildiği siviller can ve mal güvenliğin dikkate alınmamış, hangi hanelerde çocuk, hamile kadın, engelli, 65 yaş üstü yaşlı, kronik hastalığı olan insanların olup olmadığının tespiti yapılmamıştır.
* Operasyon süresi içinde insanlar ateşli silahlarla vurulmuş, vurulan kişiler tedavi alanlarına erişememiştir.
Hastaydı doktora götüremediler
TİHV’in sokağa çıkma yasaklarına ilişkin raporları ile İnsan Hakları İhlali Günlük Raporları’na dayanılarak hazırlanan bilgi notunda bazı tanıklıklara da yer verildi.
* Muhammet Tahir Yaramış’ın (35 Günlük) babası Abdullah Yaramış: Oğlum hasta değildi, yasak zamanında hasta düştü. Ancak sokağa çıkma yasağı ve ambulansın, doktorun gelmemesi sonucu yaşamını yitirdi. 06 Eylül 2015 tarihinde sabaha doğru yaşamını yitirdi. Öldükten sonra, üç saat yanımızda kaldı. Sonra onu camiye getirdik. Bir cenaze daha oradaydı. Etrafına buz koyduk ama kokmaya başlamıştı.”