Sokağa çıkma yasağının 29 gündür devam ettiği Amed’in Sur ilçesinde bir haftadır cenazeleri alınamayan Mesut Seviktek ve İsa Oran isimli gençlerin aileleri dün İHD binasında basın toplantısı düzenledi. Cenazeleri almak için girişimlerde bulunduklarını belirten İHD Amed Şube Başkanı Raci Bilici, “Cenazelerin aileye verilmemesi suçtur ve şu an Sur’da insanlığa ilişkin suçlar işleniyor” dedi. “Dünyanın hiçbir yerinde 28 günlük bir sokağa çıkma yasağı yoktur” diyen Bilici, bir an önce sokağa çıkma yasağına son verilmesini istedi. HDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan ise Diyarbakır Valisi’nin verdiği bilgiye göre gençlerin cenazelerinin Kurşunlu Camisi’nde bekletildiğini ifade ederek, “Çatışmalardan dolayı cenazelerin alınamayacağını söylüyorlar. Kurşunlu Cami’nin çevresinde ciddi bir çatışmanın olmadığını oradaki halkımızın söylemlerinden biliyoruz. Vali cenazeyi almamamız konusunda kararlı” dedi. 


İrademizi hiçbir güç kıramaz

Cenazesi alınamayan gençlerden Mesut Seviktek’in abisi “Bu mudur insanlık, bu mudur kardeşlik? Biz cenazelerimizi almak uğraştığımız da Diyarbakır Valisi bizim alay edercesine yaklaşımlar sergiliyor. Bizim ve bizden sonraki ailelerin iradelerini kırmaya çalışıyorlar. Ama şunu iyi bilsinler bizim irademizi hiçbir güç kırmadı ve kıramaz. Devlete sesleniyorum biran önce cenazelerimizi bize versinler. Sur’daki ablukanın da kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Bu nasıl sevgidir?

İsa Oran’ın babası Mehmet Oran ise Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın, “Biz yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz” sözünü hatırlatarak şöyle konuştu: “Yaratılanları kadın, çocuk, yaşlı demeden katlederek, beton taşlarının üstünde günlerce bekletiliyorlar. Bu nasıl bir sevgi, bu nasıl bir slogan, hani söylemlerinizin devamı. Ben bir insan olarak bunu anlamakta zorluk çekiyorum.”


Herkes vicdan sahibi olsun

Sözlerine “Kimse bu sorunları hendeklere bağlamasın” diyerek devam eden Oran, sordu: “Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da katliamlar gerçekleşirken hendekler mi vardı. Roboski’de 34 can katledilirken hendek mi vardı soruyorum size? Kimse şimdi bu katliamları hendek meselesine çevirmesin. Biran önce herkes vicdan sahibi olsun herkes gözünü açsın artık. Biz çocuklarımızın cenazeleri üstünde oynanılmasını istemiyoruz. Biran önce cenazelerimizin bize verilmesini istiyoruz.” 

Mesut Sevitek ve İsa Oran adlı gençler, 22 Aralık’ta Sur’a Yoğurtçu Pazarı civarında bulunan Yavuz Selim İlköğretim Okulu’na gerçekleştirilen bombardımandan yaşamını yitirmişti. İki gencin cenazesi 4 gün vuruldukları okul bahçesinde kalmıştı. 


 DİHA/AMED