
Kimyasal pazarlığı sürüyor
Rus ve ABD dışişleri bakanları Suriye’deki kimyasal silahların uluslararası kontrole açılmasına ilişkin planı Cenevre'de ele almaya devam ediyor. Dünkü görüşmelere BM-Arap Birliği temsilcisi Lakhdar Brahimi de katıldı. Görüşmelerin hafta sonu da devam etmesi bekleniyor. Moskova'nın 4 aşamalı planını görüşmek üzere Cenevre kentinde bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dün ortak bir basın toplantısı düzenledi.
28 Eylül'de tarih belirlenebilir
ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Rusya ile yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini, İkinci Cenevre Konferansı'nın tarihini belirlemek için 28 Eylül'de New York'ta yeniden bir bir araya geleceklerini söyledi. Cenevre Konferansı'nın başarılı olabilmesi için Suriye'nin kimyasal silahlardan arındırılması konusunda önümüzdeki saatler ve günlerde yapacakları çalışmaların çok önemli olduğuna işaret eden Kerry, Rusya ve ABD'nin Suriye'deki ölümlerin ve sığınmacı sayısının artması ile insani yıkım konusunda çok kaygılı olduğunu kaydetti.
'Operasyondan uzak durun'
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da Suriye’deki kimyasal silah sorunun çözülmesinin ABD’nin olası bir saldırısını "gereksiz kılacağını" belirtti. Lavrov, askeri müdahale seçeneğinden uzak durulmasını sağlayacak bir yol bulunması gerektiğini belirtip görüşmelerin başarılı geçmesi durumunda İkinci Cenevre Konferansı'nı gerçekleştirilebileceğini ifade etti. Lavrov ayrıca Suriye'deki krizi çözmek için diplomasiye öncelik tanıyan ABD'nin tutumunun övgüye değer olduğunu belirtti.
ABD söz değil icraat istiyor
İki bakanın önceki gün Cenevre'deki görüşmeleri sonrası yaptıkları basın toplantısı ise daha gergin geçmişti. Esad rejiminin verdiği sözlerin tek başına yeterli olmadığını söyleyen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne katılımın ardından 30 gün içinde kesin adımlar atılmasını öngören genel prosedürün Suriye’nin durumunda geçerli olamayacağını söylemişti.
'Bu bir oyun değil'
Kerry, Beşar Esad'ın sözlerini icraatların izlememesi halinde, ABD'nin askeri müdahale baskısını sürdüreceğini belirtti. Kerry "Bu bir oyun değil, gerçek bir durumla karşı karşıyayız" uyarısında bulunmuştu.
Bu sırada Kerry’i siyasi söylemleri konusunda uyarmak istediği anlaşılan Lavrov, "Diplomasi sessizliği sever" demişti. Kerry’nin tercümandan Lavrov’un son sözlerini tekrar etmesini istemesi üzerine Lavrov İngilizce olarak, "Her şey tamam John" demiş bunun üzerine Kerry de gülerek, "Bu sözüne inanmamı mı istiyorsun, bunun için biraz erken" yanıtını vermişti.
Suriye sözleşmeden sonra diyor
Suriye hükümeti Cenevre'deki ABD-Rusya buluşmasının hemen öncesinde New York'taki Birleşmiş Milletler Merkezi’ne Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne katılım başvurusunda bulunmuştu. Beşar Esad da sözleşmeyi imzaladıktan bir ay sonra silahları teslim edebileceğini açıklamıştı. 1993 yılında kimyasal silah bulundurulmasının yasaklanmasına ilişkin bir BM Sözleşmesi hazırlandı. Toplam 189 ülke bu sözleşmeyi imzaladı. 1990'lı yıllardan bu yana dünya çapında kimyasal savaş silahları ve bunların cephaneleri imha ediliyor. Kimyasal silahlar bombaların içinde ya da füze başlıklarında bulunabiliyor, uçaklardan hedeflere püskürtülebiliyor. Bunun sonucunda insanlar eziyet çekerek ölüyor, kalıcı yaralanmalar meydana geliyor. Kimyasal silahın tipine göre bu maddelerin atıldığı alanlar da yaşanmaz hale geliyor.
AB analizlere başladı
Suriye'nin gerçekten kimyasal silahlarını imhaya yanaşıp yanaşmayacağı henüz bilinmiyor. Ancak Almanya ile AB, böyle bir niyet sergilendiğinde, bu silahların toplanması ve imhasına katkıda bulunacaklarını şimdiden açıkladı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ın sözcüsü Michael Mann Brüksel'de yaptığı açıklamada, "AB ülkeleri ile bilgi alışverişi içinde, Suriye'deki kimyasal silahların denetimi ve imhasının nasıl yapılacağına ilişkin analizlerimizi sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.
Tek çıkış dialog
Öte yandah BM Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Carla Del Ponte Suriye'ye yapılacak olası bir askeri müdahalenin sorunu daha da ağırlaştıracağını ve ölümleri arttıracağını söyledi. Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Ponte, "Suriye halkı için krizden tek çıkış yolu görüşmelerin sürdürülmesidir. Umarım taraflar arasında görüşmeler en kısa sürede yeniden başlar" dedi. Eski Yugoslavya için Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nin başsavcılığını da yapan İsviçreli eski savcı Carla Del Ponte, "Suriye'de her iki tarafın işlediği suçların boyutlarına hiç bir yerde ve hatta Balkanlar'da bile tanık olmadım" dedi.
CENEVRE