QSD’nin operasyonlarında sağ yakalanan DAİŞ çetelerini vatandaşı olduğu Avrupa ülkeleri kabul etmiyor. Avrupa ülkeleri tarafından alınıp yargılanmalarını isteyen ABD Başkanı Trump’a Almanya, İngiltere ve Danimarka’dan ‘DAİŞ’lileri istemiyoruz’ açıklaması geldi.

Suriye’nin Derêzor bölgesinde YPG/YPJ’nin ana bileşeni olduğu Suriye Demokratik Güçleri (QSD), DAİŞ’e öldürücü darbeyi vurmaya ve çetelerin elindeki son toprak parçasını özgürleştirmeye hazırlanırken, Avrupalı DAİŞ çetelerinin, ülkeleri tarafından alınıp yargılanması da gündeme geliyor. Ancak, Almanya, İngiltere ve Danimarka, QSD’nin elinde tutuklu bulunan DAİŞ çetesi vatandaşlarını almaya niyetli görünmüyor.  ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün Twitter üzerinde yaptığı açıklamada “ABD Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve diğer Avrupalı ortaklarından, Suriye’de yakaladığı 800’ü aşkın DAİŞ savaşçısını yargı önüne çıkarmak için geri almasını istiyor. Başka alternatif yok, zira onları serbest bırakmaya zorlanırız” demişti.

Almanya’nın bahanesi  temsilciliğin olmaması

QSD’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de yaptığı operasyonlarda sağ yakalanan DAİŞ’li vatandaşı bulunan Almanya, İngiltere ve Danimarka’dan Trump’un talebine olumsuz yanıt geldi.

Alman Dışişleri Bakanlığı yazılı açıklamasında Suriye’de resmi bir temsilciliklerinin olmadığı için bölgede bulunan Alman vatandaşlarına ilişkin tam bilgi alamadıklarını görüşü dile getirildi. Bakanlık devamla “Bazı vatandaşlarımızın cezaevinde de olduğuna dair bilgiler var fakat bunu kendi kaynaklarımızdan doğrulatamıyoruz” şeklinde garip bir açıklama yaptı.

Ancak YPG’nin elinde bulunan DAİŞ çete üyesi Alman vatandaşlarının röportajları son dönemlerde sıkça Alman medyasında çıkıyor. Yakalanan DAİŞ’lilerden bir kısmı hakkında ülkeleri Almanya’da soruşturmalar ile yakalanma kararlarının bulunduğu da birçok Alman medyasına sızmıştı.

Kürt basını ise daha önceki yıllarda DAİŞ üyelerinin Almanya’da bilindiğini ancak Alman istihbarat birimlerinin bu çetelerin Türkiye üzerinden Suriye ve Irak’a gidişini görmezden geldiği yönünde haber, yorum ve analizler yapmıştı.

Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ARD televizyonuna yaptığı açıklamada DAİŞ çetelerini kastederek “Bu kişilerin burada derhal mahkemeye çıkarılmasının garantiye alınması ve gözaltında tutulmaları halinde geri dönüşleri mümkün” dedi. Maas bunun gerçekleştirilebilmesi için ise yetkililerin bilgi ve ceza kovuşturmasına ihtiyacı olacağını ancak bunun garanti altında olmadığını söyledi. Maas, DAİŞ’lilerin Almanya’ya iade ve burada yargılanmalarını, Kuzey Suriye ve Rojava’da toplanan delillere bağlı olduğunu ifade etti. Maas “Durum böyle olunca uygulamak da fevkalade zor olur” dedi. SPD’li Alman Dışişleri Bakanı’nın bu açıklaması, bir nevi “DAİŞ’lileri almayalım” anlamına geliyor.

Danimarka: Çok tehlikeliler  almak istemiyoruz

Almanya’nın aksine Danimarka konuya ilişkin daha net açıklama yaptı. Almanya’nın gözden kaçırdığı DAİŞ korkusunu, Danimarka çok daha açık bir şekilde dile getirdi.

Danimarka Başbakanı Lars Løkke Rasmussen’ın dış işlerinden sorumlusu sözcüsü Michael Aastrup Jensen,  YPG’nin elindeki DAİŞ üyesi Danimarkalıları kast ederek “Onlar dünyanın en tehlikeli insanları, onları istemiyoruz” diye konuştu. Bu görüşün aksine Danimarkalı sosyal demokratlar ise “Onlar buradan DAİŞ’e katıldı yani ilk suçu ülkelerinde işlediler. Bu yüzden de burada yargılanmalılar” görüşünü savunuyor.

İngiltere de istemiyor

Benzer bir tartışma şu anda İngiltere’de de var. 15 yaşındayken ülkesinden kaçıp DAİŞ çetelerine katılan İngiliz vatandaşı Shamima Begum geçtiğimiz günlerde ülkesine dönmek istediğini söylemişti. Ancak İçişleri Bakanı Sajid Javid, Begum ve diğer DAİŞ’lileri istemediklerini bildirdi.

İngiliz Bakan önceki gün yaptığı açıklamada söz konusu kişilerin İngiltere’yi terk edip DAİŞ’e katılarak ülkelerine karşı nefreti gösterdiklerini belirterek “Yurt dışında terör örgütlerini desteklediysen, dönüşünü engellemek konusunda hiçbir tereddüttüm olmayacak” diye konuştu. Ancak İngiliz Adalet Bakanı David Gauke, ülkesine dönmek isteyen bir vatandaşı engellemenin anayasaya aykırı olduğunu belirterek, “Biz vatandaşlarımızı devletsiz bırakamayız, yoksa yasal sorun yaşarız” görüşünü dile getirdi.

İngiltere adına dün de bir açıklama yapıldı. İngiliz Başkanı Theresa May, Trump’ın talebini reddetti.  May, “Bu konuda uluslararası ortaklarımızla geniş bir şekilde çalışıyoruz. Hükümet, Birleşik Krallık’ın güvenliğini garanti altına almak için her şeyi yapacak” şeklinde konuştu. 

6 ülke vatandaşlarını istedi

Fransa’nın yanı sıra Endonezya, Rusya, Fas, Sudan ve Kazakistan DAİŞ çetelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda sağ yakalanan vatandaşlarını resmi olarak Kuzey Doğu Suriye Yönetimi’nden istemişti.

Fransa, QSD’nin elindeki DAİŞ çetelerini isteyen ilk Avrupa ülkesi olarak biliniyor. 29 Ocak’ta Fransız kanalı BFMTV’ye konuşan İçişleri Bakanı Christophe Castaner “Fransa’ya geri dönen herkes mahkemeye havale edilecek. Hapse girmesine gerek olup olmadığına ise yargıç karar verecek” dedi.

130 civarında DAİŞ üyesinin bir kaç hafta içinde iade edileceği açıklansa da söz konusu bu kadar DAİŞ çetesinin Fransa’ya gelip gelmediği konusunda ise her hangi bir resmi açıklama yapılmadı.

Fransa: Kürtlere güveniyoruz

Öte yandan Fransa adına dün BFMTV’ye konuşan Fransa İçişleri Bakanlığı’nda üst düzey müsteşar Laurent Nunez ise “Onları tutan Kürtlerdir. Kürtlerin onları tutma kapasitesine güvenimiz tamdır ama her ne olursa olsun bu bireyler topraklarımıza döndüklerinde yargılanacak ve hapsedilecektir” dedi.

Özerk yönetim çeteleri  Kazakistan’a teslim etti

Rusya Efrîn işgalinden önce bazı vatandaşlarının Kuzey Doğu Suriye Yönetimi ile yaptığı görüşmenin ardından almıştı.

Öte yandan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, 7 Ocak’ta Kazakistan uyruklu 5 DAİŞ çetesi ile 11 kadın ve 30 çocuğu ülkelerine teslim etmişti. İade işleminin 5 Ocak 2019 tarihinde, ABD’nin de desteğiyle resmi olarak gerçekleştiği belirtildi. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Kazakistan hükümeti arasında varılan anlaşma sonucu 5 DAİŞ çetesi ile 11 kadın ve 30 çocuk ülkelerine gönderildi. YPG’e bağlı özel birliklerin şimdiye kadar Suriye’nin kuzeyinde yaptığı operasyonlarda yakalanan 2 bin 700’den fazla DAİŞ’li şu anda Rojava Kürdistanı’ndaki hapishanelerde tutuluyor. Bunlardan 800’ünden fazlası çoğu batılı ülkeler olmak üzere 46 değişik devletin vatandaşları. Rojava yönetimi bir süredir özellikle ABD, Fransa ve Almanya’nın devreye girmesini ve söz konusu yabancı DAİŞ’lilerin yargılanmasını üstlenmesi yönünde çağrılar yapıyordu.

Ocak ayının sonunda Derêzor’un DAİŞ çetelerinden temizleme operasyonu sırasında YPG güçleri, bir Alman vatandaşını daha sağ yakalamıştı. DAİŞ çetesinin şeflerinden olan Martin Lemke, DAİŞ’in istihbarat ve işkence biriminde görevliydi.

DAİŞ’in şüpheli gördüğü kişileri kaçırıp işkenceyle onlardan bilgi almakla görevlendirilen Lemke’nin sorumluluğu altında birçok tutuklu cezaevlerinde katledilmişti. 

 

HABER MERKEZİ