BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Türkiye'de yayınlanan Taraf gazetesinin sorularını yanıtladı.
Kışanak, "BDP’li 10 milletvekili mahkum olursa bunun siyasi sonuçları ne olacak?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Daha mahkumiyete kalmadan büyük bir siyasi kriz yaratacak bu durum. Özel bir tutum almak tam bir siyasi operasyondur."
Kışanak, böyle bir mahkumiyet halinde ne yapacakları konusunda da şunları söyledi: "BDP-Blok milletvekilleri bu siyasi operasyona sessiz kalmazlar. Bu siyasi operasyona karşı 35 milletvekili bir bütün olarak başka bir siyasi tutum alırlar. Zaten siyasi kriz de bu aşamada çıkar."
Meclis’ten çekilme olasılığının sorulması üzerine Kışanak, "Bizim iki parametremiz var. Bu iki parametre, bizim nasıl hareket edeceğimizi değerlendirmek için yeterli. Birincisi, bu bir siyasi operasyondur. İkincisi, bu siyasi operasyon hepimize yapılmış bir operasyondur. Bizim de cevabımız siyasi olacak ve toplu olacak!"
O gün geldiğinde onurlu bir duruşu tercih edeceklerini belirten Kışanak, BDP-Blok milletvekilleriyle bu konuyu konuştuklarını söyledi. Kışanak, neye karar verdiklerini ise şöyle açıkladı: "Bu bir siyasi operasyondur cevabımız da siyasi olacak. Bu, tek tek arkadaşlarımıza yönelik değildir. Bu, siyasi geleneğin kendisine, hepimize yöneliktir. Ne yapacaksak birlikte yapacağız. Otuz beşimiz beraber hareket edeceğiz. Bu konuyu artık AKP Grubu tartışsın."
Gültan Kışanak, bu tartışmadan ne çıkmasını beklediklerini de şöyle dile getirdi: "AKP’nin içinden itiraz eden bir damarın çıkması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sadece Başbakan’a bakarak siyaset yapmak, kimseyi sorumluluktan kurtarmaz. Yarın bu fezlekeler gündeme gelir ve milletvekillikler AKP grubunun oylarıyla düşürülürse, kimse halkın nezdinde ve tarih nezdinde, 'Başbakan istedi onun için oldu' diyemeyecek. Herkesin bireysel sorumluluğu var. Herkesin hem halka hem tarihe karşı sorumlulukları var. Herkes kendi tutumunu ve siyasi duruşunu sorgulasın. AKP Grubu bu konuyu kendi içinde tartışsın. Bu, onları ilgilendiren bir sorun."


Görüşmeler yok
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, şu anda Türk Hükümeti ve AKP ile hiçbir görüşmelerinin olmadığını kaydederek, şöyle devam etti: "Açlık grevi sırasında da görüşmelerin tamamı bizim talebimiz ve hatta ısrarlarımız sonucunda gerçekleşmişti. Başbakan dokunulmazlık konusunu iki, üç ay önce ilk ortaya attığında biz birçok AKP’li yetkiliyle bu konuyu konuştuk. Türkiye’de siyaseti germenin kimseye faydası olmadığını anlatmaya çalıştık, bütün uyarılarımızı yaptık. BDP olarak söyleyeceğimiz bir şey kalmadı. Bizim yeni bir görüşme talep etmeye ihtiyacımız yok. Ama hükümet görüşmek isterse tabii ki görüşürüz."

ANKARA




Türkiye'nin kaderini belirleyecek


BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, BDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması kararının, Türkiye'nin kaderini belirleyeceğini söyledi.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, BDP'li milletvekilleri hakkında hazırlanan dokunulmazlık fezlekelerinin Meclis'e sunulmasına ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Buldan, bütün milletvekillerinin kürsü dokunulmazlığı hariç diğer dokunulmazlıklarının kaldırılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: "Biz de ona göre tutumuzu ve tavrımızı belirleyelim, ama sadece BDP'ye yönelik bir dokunulmazlık konusu gündeme gelirse biz de bunu parti olarak oturup değerlendiririz. Çünkü biz bu kararın hukuki bir karar olmadığını siyasi bir karar olduğunu ifade ediyoruz ve alacağımız tavrın da siyasi bir karar olduğunu şimdiden ifade etmek isterim. Sadece BDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması, Türkiye'de siyasi bir karara neden olur. Burada kaybedecek olan Türkiye demokrasisi olur. Sadece BDP kaybetmez. Burada kaybedecek olan Türkiye kamuoyu olur, Türkiye demokrasisi olur. Dolayısıyla verilecek olan kararın çok doğru bir karar olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bu karar Türkiye'nin kaderini belirleyecektir. Bu karar Türkiye'de siyasi bir karara neden olacaktır. Ve ona göre de verilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum."

Müzakere başlamadı

Bir gazetecinin, "Bugün bir gazeteye 'İmralı ile Kandil arasına devlet girdi' başlığı ile bir haber yer aldı. Bu durum söz konusu mu, bir müzakere süreci devam ediyor mu?" sorusuna da Buldan, "Ben herhangi bir müzakere sürecinin henüz başlamadığını ifade etmek istiyorum. Eğer bugün İmralı ile devlet arasında bir müzakere süreci başlamış olsaydı, askeri ve siyasi operasyonlar yapılmazdı, BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlığı en azından gündeme gelmezdi. Dolayısıyla bugün herhangi bir müzakerenin başladığı ifadesi bence doğru bir ifade değil" yanıtını verdi.