On beş yıl önce Alakır Vadisi’ne yerleşen ve yıllardır, bölgeye HES yapmak isteyen firmalarla mücadele eden Tuğba Pınar Günal ve Birhan Erkutlu ‘mala zarar vermek’ iddiasıyla ifadeye çağrıldı.

On beş yıl önce Antalya’daki Alakır Vadisi’ne yerleşen ve 2009 yılından beri yaşam alanları HES firmalarıyla kuşatıldığı için, onlarla mücadele etmek zorunda kalan aktivistler bir süredir tehdit ediliyordu. Tuğba Pınar Günal ve Birhan Erkutlu, 31 Ekim gecesi ise ‘mala zarar vermek’ suçlaması ile ifadeye çağrıldı. Jandarma karakolu tarafından ifadeye çağırılan çifte, ifade vermeye gelmezler ise zorla getirme kararı çıkarılacağı söylendi. 


HES bekçisi tehdit etmişti

Çift ve arkadaşları karakol ifadelerinden sonra olanları şöyle anlattı: “Gözaltı işlemi uygulanmadı. Kumluca Savcılığı’nın böyle apar topar bizi ifade vermek için çağırtması ise gerçekten çok manidar son süreçte yaşadıklarımızdan sonra. ‘Mala zarar verme’ suçlamasıyla ifademiz alındı. HES şirketi arkamızdaki araziyi satın alıp kepçe ile kazarak doğal su kaynağımızı keserek bizi susuz bırakıp, sonra da o suyu borulara alıp önce yol kenarında yaptıkları bir hayrata oradan da yan tarafımızda satın alarak ulu meşe ağaçlarını yok ederek dozerlerle dümdüz ettikleri araziye kazdıkları havuza yönlendirmişlerdi, işte o araziyi çevirdikleri telleri yatırmışız. Bunu iddia eden, bizleri (hatta direkt Tuğba ve Birhan’ı) dün gece bu telleri yatırırken gördüğünü söylemiş. Bu şahıs, büyük ihtimalle, ifademizde de beyan ettiğimiz üzere, zaten etrafta başka kimse de yok, bir ay kadar önce bizi tehdit suçundan 5 ay hapis cezası alan ve halen tutuklanmayıp arazimizin etrafımızda dolanan HES bekçisidir. Olay saatinin kamera kayıtları var. Öncesinde gerçekleştirdikleri onca dolap-düzen var, hukuki olarak da tescilli. Ayrıca bu bize ismi açıklanmayan ‘görgü tanığı’ hakkında da ‘iftira davası’ açacağız. Masum ve savunmasız canlıların yaşamını barış ve hukuk çerçevesinde savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz.”


Büyüknohutçu çiftini hatırlattı

Tuğba Pınar Günal ve Birhan Erkutlu’ya yönelik tehditler, akıllara 10 Mayıs 2017’de öldürülen bir diğer çevreci çift Aysin Büyüknohutçu ve Ali Ulvi Büyüknohutçu’yu getirdi. Antalya Finike’de dağ evinde öldürülmüş olarak bulunan Aysin ve Ali Ulvi çifti de bölgede faaliyet gösteren mermer ocaklarına karşı yürüttükleri mücadeleyle tanınıyordu. Ali Büyüknohutçu, 5 Mayıs Cuma günü, gece saatlerinde evinin hemen yakınındaki ormanlık alanda yangın çıktığını ve büyük bir facianın eşiğinden döndüklerini belirten bir paylaşımda da bulunmuştu. Çiftin yaşamına son veren, katil Ali Yamuç ise 20 Eylül 2017’de cezaevinde ölü bulundu. Ali Yamuç’un, eşofman lastiğiyle tuvalette intihar ettiği iddia edildi; ancak Büyüknohutçu ailesinin avukatı iddiaları gerçekçi bulmadığını söyledi. Ölümün şüpheli bir ölüm olduğunu ve eşofman lastiğiyle bir kimsenin kendini asmasının hayli zor olduğunu kaydeden avukat, azmettirici şüphesini de ekledi. Keza Ali Yamuç da savcılık ifadesinde mermer ocaklarını azmettirici olarak göstermiş ve mermer ocağında çalışan ‘Çirkin’ lakaplı kişinin cinayetler için 50 bin lira teklif ettiğini, 3 bin lirasını da ödediğini söylemişti.