BM ve katılımcı ülkeler anlaşmaya varılmasını “tarihi adım” olarak görürken çevre örgütleri çıkan metinden memnun değil. Bilim insanları ise yetersiz olsa da önemli buldukları anlaşmayı “kömür başta olmak üzere fosil yakıtlar için sonun başlangıcı“ olarak yorumladı ve ekledi: “Artık yenilebilir ve çevreci enerjiye yönelme zamanı. Bunun için geç kaldık bile!”


Anlaşma ne içeriyor?

Fransa’nın başkenti Paris’te iki haftadır yürütülen İklim Zirvesi olarak bilinen 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP21) Cumartesi günü anlaşmayla sona erdi. Üzerinde mutabakat sağlanan anlaşma metni konferansa katılan 195 ülkenin delegeleri tarafından oybirliği ile onaylandı. Paris Anlaşması‘na göre fosil yakıtlarının kullanımı ile sera gazı emisyonları azaltılarak küresel sıcaklık artışının 1,5 ila 2 derecede sınırlandırılması için çaba gösterilecek. Hukuken bağlayıcı olacak anlaşma, sera gazları emisyonunun düşürülmesi ile ilgili olarak ulusal düzeydeki planların 5 yılda bir gözden geçirilmesini öngörürken, yoksul ve az gelişmiş ülkelere bu alandaki mücadele için yılda en az 100 milyar Dolar destek aktarılmasını hedefliyor. 


Ne zaman yürürlüğe girecek?

2020’de yürürlüğe girecek anlaşmada, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı hazırlıklı olunması ile sera gazları emisyonunu azaltan çevreci ve sürdürülebilir ekonomilerin desteklenmesi gibi maddeler öne çıkıyor. Metnin itirazlar sebebiyle 20 sayfadan 13 sayfaya düşürülen son hali üzerinde varılan anlaşma sonrasında imza töreninin 2016 yılı başında BM Genel Sekreterliği’nde yapılması bekleniyor. 


Neden bu kadar önemli?

Sera gazı emisyonlarına ilişkin mevcut anlaşmaların 2020’de sona erecek olması dolayısıyla Paris’te en az 10 yıl geçerli olacak yeni taahhütlere girilmesi küresel ısınma ile mücadele için önem taşıyor. Zira küresel sıcaklık artışının düşürülmemesi halinde kuraklık, çölleşme, bitki ve hayvan nesillerinin yok olması ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi çevresel felaketler tüm dünyayı tehdit eder hale gelecek. 


Çevre örgütleri memnun değil

Birleşmiş Milletler (BM) ve konferansa ev sahipliği yapan Fransa başta olmak üzere katılımcı ülkeler Paris’te bir anlaşmaya varılmasını “tarihi adım” olarak görürken çevre örgütleri ise uzlaşı metniyle ilgili önemli çekincelerini dile getirdi. Greenpeace, Yeşiller, İklim İçin Kadın Hareketi, Özgür Ekoloji ve daha birçok çevre örgütü COP21’de mutabakat sağlanan sera gazı emisyonunun düşürülmesiyle ilgili hedeflerin yeterli olmadığını vurguladı. Greenpeace Uluslararası İcra Direktörü Kumi Naidoo da yaptığı yazılı açıklamada, konferansta üzerinde anlaşma sağlanan metnin fazla olumlu bir gelişmeye neden olmayacağını söyledi. Naidoo ayrıca devletlerin anlaşmayla iklimi değil kendi çıkarlarını koruma altına aldığını ifade etti. 


Çevreciler son gün de eylemdeydi

COP21’in son gününde (cumartesi) çevre örgütlerinin eylemleri ise yine Fransa hükümeti tarafından yasaklandı. Ancak dünyanın değişik kentlerinden Paris’e gelen çevreciler yasakları alternatif eylemlerle kırmayı başardı. Yasağa rağmen pankart ve flamalarla bisiklet turu, dans gösterileri, yazılamalar ve müzik dinletileri gibi farklı etkinlikleri organize eden çevreciler COP21’in hedeflerinin yetersiz olduğuna dikkat çekti.


Uzmanlar nasıl yorumluyor?

Anlaşmayla ilgili bilim insanları ve çevre aktivistleri ise şu yorumları yaptı:

Mahir Ilgaz (Hibeler ve Araştırmalar Koordinatörü-350.org): “Paris’te tüm dünya çok açık bir mesaj gönderdi. Dünya artık kömür başta olmak üzere fosil yakıtları terk etme yoluna girdi. 12 Aralık 2015 fosil yakıtlar için sonun başlangıcı. Paris’te 200’e yakın ülkenin devlet liderleri, sivil toplum temsilcileri ve iş dünyası kömüre artık hiçbir şekilde yer olmadığını net bir biçimde ortaya koydular.”


Anlaşma yetersiz ama yine de önemli

Ethemcan Turhan (Araştırmacı, İstanbul Politikalar Merkezi): “Anlaşma metni beklediğimiz ve talep ettiğimiz kadar güçlü olmasa da dünya liderleri de artık fosil yakıtlara, kömüre bağlı ekonominin sürdürülemez olduğunu kabul ediyorlar. Türkiye de bilimin ortaya koyduğu gerçekleri görmezden gelmeyi bırakmalı. Kömürsüz bir geleceğe doğru yelken açacak enerji politikaları geliştirerek, sera gazı emisyonlarını talip olduğu 2020 İklim Zirvesi’nden önce dizginleyip düşürmeye başlamalı.”

Cem Gündoğan (Aktivist, Ekoloji Kolektifi): “Doğruyu söylemek gerekirse Paris’ten çıkan metin yeterince güçlü değil. Ancak, tüm dünyanın iklim değişikliği konusunda daha agresif adımlar atılması gerektiği konusunda hem fikir olmasını önemsiyoruz. İklimi 1.5 derecede sınırlandırmanın hedefler arasına girmesi ve uzun vadede fosil yakıtların terk edilmesini gerektiğine dair net bir mesaj verilmiş olması da bir o kadar önemli. Yine de bu yetmez. Dünya’nın her köşesine halklar fosil uygarlığını bitirmek için mücadele vermek gerekiyor. ”


Kirli kömür sektörü için kötü haber

Michael Brune (Genel Direktör Sierra Club): “Paris Anlaşması, dünya liderlerinin, hep beraber, kirli fosil yakıtlarından, temiz enerji ekonomisine dönüşümü sağlamak için harekete geçmemiz gerektiği gerçekliliğini kabul ettikleri anlamına geliyor. Bu kirli kömür sektörü için çok kötü bir haber. Son yıllardaki tüm sinyaller kömürün zaten geleceği olmadığını bize gösteriyordu. Pazar değerleri düşüyor, yurttaşlar kendi sağlıklarını ve iklimlerini korumak için kömüre karşı mücadele veriyor ve hükümetler de emisyonlarını düşürmeye çalışıyor. Paris’te vardığımız anlaşma kömürün miladının dolduğuna ve artık temiz enerjinin zamanı olduğuna dair çok net ve kararlı bir sinyal veriyor.”


Yenilenebilir enerjiye gidiş hızlanacak

Anthony Hobley (The Carbon Tracker Initiative (Karbon Takip Girişimi): “1.5 derecelik Karbon Bütçesi fosil yakıt çağının gerçekten bittiğini gösteriyor. Hata yapma şansımız yok. Fosil yakıt şirketleri bu gerçeği kabul edip, artık hızlıca bir şekilde iş planlarını gözden geçirmeliler. Yeni enerji teknolojileri son yıllarda çok ucuzladı. Paris’te yaratılan momentum yenilebilir enerjiye dönüşün giderek daha hızlı bir biçimde artacağını gösteriyor. Finansal pazarların temiz enerjiye dönüşümü kaynak sağlamak için harekete geçmesi gerekiyor.”

Dr. Diarmid Campbell-Lendrum (Dünya Sağlık Örgütü İklim Değişikliği Bölümü Lideri): “Atmosfere saldığımız her karbon dünyanın sıcaklığını ve sağlık risklerini arttırıyor. İklim değişikliğini dizginlemek için atacağımız her adım aynı zamanda suyumuzun ve havamızın temizlenmesini sağlayacak, hayatlar kurtaracak. Tıbbi bir analoji yaparsak şöyle yorumlayabiliriz. İklim değişikliğini tedavi edecek yöntemlerimiz halihazırda var ama tedaviye başlamak için geç kaldık. Paris Anlaşması ilerlememizi sağlayacak, ki bu da iklimimizi ve sağlığımızı korumak için gerekli olan kritik adım.” 


 PARİS