
Sıkıyönetimin sonu
Seçimlerin ardından halkın iradesine sahip çıkmasının önüne geçmek için ilçe kaymakamlığının bir ay süreyle aldığı "gösteri yasağı" kararı dün sona erdi. Son bir ay boyunca ilçede gösteri, basın açıklaması ve yürüyüşler tamamıyla yasaklanırken, aralarında BDP ve HDP milletvekillerinin de bulunduğu seçilmişler de olmak üzere ilçeye girişlere izin verilmemişti.
Polis tarafından orantısız güç kullanarak çok sayıda kişiyi darp etmiş ve gözaltına almıştı. Öte yandan ilçe giriş ve çıkış noktaları kontrol altında tutulmuş, polis ve askeri zırhlı araçları kent genelinde gece gündüz devriye gezerek kimlik kontrolleri ve arama yapmaya devam etmişti.
Sorgusuz giriş yok
Belediyeyi zorla gasp eden AKP'nin icraatları da tepki topluyor. Ceylanpınar'da AKP'nin ilk icraatlarından birisi belediye binasına giriş çıkışlarının kontrol edilmesi oldu. Belediyeye gitmek isteyen her yurttaş giriş kapısına kurulan X-Ray cihazı taramasının ardından, AKP'li Belediye Başkanı Menderes Atilla'nın yakınları veya AKP yandaşları tarafından sorgulandıktan sonra ancak içeri alınıyor. Su borcu ödeme, borç öğrenme, arıza bildirimi, kart yükleme gibi basit işlerde bile uygulanan bu prosedür yurttaşların tepkisine yol açıyor.
Atama ve sürgün başladı
Seçimden hemen sonra Ceylanpınar Ziraat Bankası Şubesi Müdürü'nün, Kastamonu'nun Çatalzeytin İlçesi'ne sürgün edilmesine Ceylanpınar'daki sivil toplum örgütleri tepki gösterirken, özellikle sosyal medyada Ceylanpınarlı olan Şube Müdürü'nün atama dönemi veya herhangi bir soruşturma ile cezai bir durum olmadığı halde sürgün edilmesi AKP'nin tüm alanlarda kadrolaşma çabası olarak nitelendirildi.
DİHA/URFA