Onlarca eve kurşunların isabet ettiği Ceylanpınar'da yurttaşlar, çete mensuplarının hedef seçerek kendilerine ateş açtığını belirterek, "Kurşun isabet etmeyen evimiz kalmadı. Esed ile ÖSO savaşırken bütün basın buradaydı; ama şimdi kimse yok ve burayı unuttular. Çetelere karşı herhangi bir önlem almıyor devlet. Göz göre göre destek veriliyor burada. Güvenliğimiz kalmadı" diyor.

Urfa'nın 50 bin nüfuslu Ceylanpınar İlçesi son 10 gündür, ölüm ile iç içe yaşıyor. Türkiye'nin desteklediği silahlı çetelerin Ceylanpınar'ın hemen karşısındaki Serêkaniyê'de YPG'lilere saldırmasının ardından başlayan çatışmalar, şiddetli bir şekilde devam ediyor. Çete mensuplarının yaralıları, Ceylanpınar Devlet Hastanesi'ne getirilirken, Ceylanpınarlılar ise bu duruma tepki gösteriyor.

Mermilerin sahibi belli
Ceylanpınar'daki yurttaşlar, Ceylanpınar Devlet Hastanesi'ne getirilen çete mensuplarının yaralanmadan önce gece ve gündüz hedef gözeterek, kendilerine ateş açtığını belirtiyor. Son 10 günde ilçede 6 kişi Suriye tarafından gelen mermilerin hedefi olmuş ve yaralanmış. İlçedeki yurttaşlar, bu kurşunların geldiği adresin ise çete mensupları olduğunu belirtiyor.
Özellikle Mehmet Akif Ersoy ve Cumhuriyet mahallelerinde kurşun isabet etmeyen ev yok gibi. Mahallelerdeki yurttaşlar, Kürt oldukları için çete mensuplarının kendilerini de hedef aldığını ve mahallelerinden YPG'lilere bilgi gittiğini düşünerek, çete mensuplarının gün ortasında bile kendilerine ateş ettiği ifade ediyor.
Mehmet Akif Ersoy Mahallesi'nde evlerine çok sayıda kurşun isabet etmiş olan Mehmet Ali İlhan adlı genç, eline aldığı mermi çekirdekleri ile yaşananları anlatıyor. İlhan, "Son üç gündür sürekli evimizi kurşunlar geliyor. Ofis'ten yani muhaliflerin olduğu yerden geliyor. Geçen gün sınır tarafından amcamın oğlu ile okuldan eve geliyorduk. Bilerek üzerimize ateş ettiler. Yere eğilmeseydik şimdi burada değildik" dedi.
Mehmet Akif Mahallesi sakinlerinden Süleyman İlhan ise Serêkaniyê'de BAAS ordusunun kalmadığını balirterek, şunları söyledi: "Suriye tarafında Cezire bölgesi bulunuyor. Muhaliflerin tek amaçları var; YPG'lileri zayıflatıp, Kürtlerin hak almasını engellemektir. Burada savaşanlar bazı devletlerle irtibatları olan paralı çetelerdir."

Zorla savaşmaya götürülüyor
Süleyman İlhan, mültecilerin kaldığı Ceylanpınar merkeze 15 kilometre uzaklıkta bulunan Tarım İşletmeleri Müdürlüğü Genel Müdürlüğü (TİGEM) arazisi içinde bulunan 25 bin kapasiteli Telhamut Mülteci Kampına ilişkin de çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Burada görüştüğü mültecilerin bulunduğunu belirten Süleyman İlhan, "Mülteci çadırlarındaki insanları zorla götürüyorlar. Ben bizzat çadırdaki arkadaşımla konuştum. Çatışmaya gitmeyenlerin mülteci çadırlarından gitmesini istiyorlar. Buraya gelen çeteciler, Katar ve Arabistan'da idamlık olan, yüz kızartıcı suçlardan içerde olanlardır. Bunları çıkartıp, buraya savaşa getirmektedirler. Bunların hedefi buradaki Kürt vatandaşlarını imha etmektir. Amaçları budur. Memleketin sakinleri burada olanı açıkça görüyor. Otobüslerle indirdiklerini herkes görüyor. Biz çarşıda görüyoruz bunları. Açıktan gidip geliyorlar" dedi.

Hastanede polis tehdidi!
Çete mensuplarının tedavi edildiği Ceylanpınar Devlet Hastanesi'nde de Ceylanpınarlı yurttaşlara zorluk çıkarıldığını belirten Süleyman İlhan, burada yaşadıklarına ilişkin de çarpıcı şu detayı anlatıyor: "Çocuğum bomba sesinden kaçtığı sırada içeri girerken, diğer kardeşi kapıyı kapattı ve parmakları kapının arasında kaldı. Annesi hastaneye getirdi. Ben de çarşıdan hastaneye geldim. Hala çocuğumun elinden kan akıyordu. Ve doktor yok. Ben sinirlendim ve 'doktor nerdedir' diye sordum. Dediler, 'doktor diğer taraftan getirilmiş bir yaralı ile ilgileniyor.' Gittim baktım çetelerden birinin pansumanını yapıyor. Ben ona kızdım 'Bu senin vatandaşındır. Çocuktur. Bak bir kilo kan gitmiş. Sen bu çocuğu görmüyorsun.' O ihanetçi ile uğraşıyor. Kendi vatandaşını bırakmış, o çete ile ilgileniyor. Ertesi gün yine çocuğumu pansumana götürürken, hastanede zorluk çıkardılar. Burada bir polis, bana dedi ki; 'Bak buraya gelip gidiyorsun seni yok ederiz. Sen dün de geldin' diyerek, beni tehdit etti."